Anonim Şirket Hisse Devrinin İptali ve Onay Kararının Batıl Olduğunun Tespiti Talebiyle Açılan Davada Şirket Ana Sözleşmesi ve Genel Kurul Kararlarına Aykırılık İddialarının Değerlendirilmesi
Özet: Davacı, davalı şirketteki 1200 adet B grubu payın, şirket ana sözleşmesi ve daha önceki genel kurul kararına aykırı olarak alınan bir yönetim kurulu kararıyla devredildiğini iddia ederek, bu kararın batıl olduğunun tespitini ve pay defterine işlenen devrin iptalini talep etmiş; davalı şirket ise, davacının söz konusu pay devrinden haberdar olduğunu, hatta daha önce benzer devirlere katıldığını, kararın alınmasını kötüniyetle engellediğini ve devrin şirket ana sözleşmesine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/3671 E.  ,  2025/7643 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/378 Esas, 2025/714 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin toplam 10.000 pay karşılığı 10.000.000,00 TL hissesinin bulunduğunu, bu hisselerin A grubu nama ve B grubu hamiline yazılı olduğunu, 15.10.20 19... /11 sayılı genel kurul kararı ile davalı şirket ile dava dışı... Ltd. Şti.'nin birleşmesine ve sermaye artırımına karar verilerek şirketin sermayesinin 10.000.000,00 TL'ye çıkartıldığını, A grubu ve nama yazılı hisselerden 2200 payın ... ve 300 payın ..., B grubu ve nama yazılı hisselerden 4.200 payın ..., 900 payın ..., 1.200 payın ..., 1.200 payın ... adına tescil edildiğini, 2021/05 sayılı yönetim kurulu kararı ile şirket ortaklarından ... ve ...'ün davalı şirketi temsile yetkili kılındıklarını, davalı şirketin pay ve temsil durumu bu şekilde iken, davalı şirket tarafından alınan 01.11.2021 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararıyla davalı ...'e ait B Grubu 1200 adet hissenin davalı ...'e devredildiğini ve pay defterine işlendiğini ancak henüz Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilan edilmediğini, tescil işleminin gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle devre konu pay devir sözleşmesinin içeriğinin kendilerince bilinmediğini, alınan yönetim kurulu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan hisse devir işleminin şirket anasözleşmesinin 15. maddesi ile 15.10.2019 tarih ve 2019/11 sayılı genel kurul kararına aykırılık taşıdığını, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen kararların geçerlilik kazanmadığını ileri sürerek davalı ...'den, ...'e yapılan B grubu 1200 payın devrinin onaylanmasına ilişkin 01.11.2021 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, her ne kadar Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edilmemiş ise de şirket pay defterine işlenmiş olmakla, davalı ...'den, ...'e yapılan B grubu 1200 payın devrinin, şirket anasözleşmesinin 15. maddesi ve 15.10.2019 tarihli 2019/11 sayılı genel kurul kararı uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 2012 yılından bu yana şirket hissedarı, 02.11.2015 tarihinden 18.12.2019 tarihine kadar yönetim kurulu başkanı ve 18.12.2019 tarihinden 04.11.2021 tarihine kadar temsil ve ilzama yetkili başkan vekili olup hemen her kararda imzası bulunan davacının davalı ...'de bulunan hisselerin emaneten olduğunu, bu hisselerin gerçekte şirkette aktif görev alan ...'ın oğulları ..., ... ve ...'e aidiyetini bildiğini, 01.04.2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile 47300 pay sahibi olan ...'ın 2500 hissesini oğlu ...'e, davacının ise 22.700 hissesinin 5900 adedinin ...'e, 8400 hissesinin ise ...'e devrine karar verildiğini, bu devir kararlarının bizzat davacının yönetim kurulu başkanlığında ve imzası ile alındığını, ...'ün emaneten kendisinde bulunan 1200 hissenin oğlu ...'e devrine ilişkin konunun daha önce defalarca konuşulduğunu, davacının itirazı bulunmadığından iş yoğunluğu nedeniyle karar elden dolaştırma yöntemi ile alınırken, davacının müzakere talebinde bulunmadığı gibi herhangi bir karşı görüş veya itiraz da belirtmeksizin kararı imza etmekten imtina ettiğini, yönetim kurulunun karar almasını kötüniyetli olarak engellediğini, 2021/7 sayılı yönetim kurulu kararının davacı tarafından imzadan imtina edildiğini, aynı gün yönetim kurulunun toplanarak karar almaya çalıştığını ancak davacının yükümlülüğünü ihlal ederek toplantıya katılmadığını, yönetim kurulunun oyçokluğu ile 2021/9 sayılı kararı almak zorunda kaldığını, 27.09.2021 tarihinde, müvekkili şirketin mali müşavirinin, davacının kurumsal e-posta adresine diğer hissedarlara gönderdiği gibi 20.11.2021 tarihinde yapılması öngörülen genel kurul tutanak taslaklarını gönderdiğini, genel kurul hazirun listesinde 1200 pay sahibi ... görüldüğünü, aynı şekilde 20.11.2021 tarihinde davacının finansal tabloların incelenmesi talebi üzerine 1 ay süreyle ertelenen genel kurulun hazirun tutanağında 1200 pay sahibi ...'ün de imzası bulunduğunu, davacının genel kurul hazirun listesine bir itiraz ileri sürmediğini, davacının pay devrinden haberdar olmadığı veya rüçhan hakkının kullanılmasının kısıtlandığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 391. maddesinin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.09.2023 tarihli raporda belirtildiği üzere, şirket esas sözleşmesinde hisse devrinin onanmasına dair yönetim kurulu toplantılarının eksiksiz katılım ile yapılması ve kararların oy birliği ile alınmasının öngörüldüğü, söz konusu ibare gereğince yönetim kurulu bakımından toplantı yeter sayısının belirlendiği, bu kapsamda tüm yönetim kurulu üyelerinin katılımı ile sağlanacağının düzenlendiği, davaya konu 01.11.2021 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının davacı katılmadan alındığı, karar defterine bakıldığında hisse devrine ilişkin yazılı bildirimin davacıya yapılmadığının anlaşıldığı, davacının şirket tarafından elden dolaştırma yöntemiyle pay devrinin onaylanmasına ilişkin karar alınmasına muvafakatinin bulunmadığı, bu husustaki belgeleri de imzalamadığı, davalı şirketin yönetim kurulunun, şirket anasözleşme hükmüne aykırı olarak pay devrinin onaylanması yönündeki kararın anasözleşmedeki bağlam kuralına aykırı olduğu, davacının zımnen onay vermiş sayılamayacağı, toplantı yeter sayısının oluşmaması nedeniyle şirket anasözleşmesine aykırı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti gerektiği, davalılar ... ve ...'ün pasif husumetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden, davanın kabulü ile davalı ...’den davalı ...’e yapılan B Grubu 1200 payın devrinin onayına ilişkin 01.11.2021 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, pay devrine ilişkin anonim şirket yönetim kurulu kararının hükümsüz olduğunun tespiti ile pay devrinin iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.