7. Ceza Dairesi kaçakçılık suçunda nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye aidiyeti araştırılmadan verilen müsadere kararı ve ceza artırımı eksikliği nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Kaçakçılık suçundan sanıkların eylemlerinin sübutunda isabetsizlik bulunmamasına rağmen, hükümde dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerine göre ceza artırımı yapılmaması, sanıkların kasıtlı suçtan mahkumiyeti karşısında TCK 53. madde uyarınca hak mahrumiyeti hükmedilmemesi, denetim süresi ihtarının eksik bırakılması, katılan vekalet ücretinin tahsil yöntemine dair hatalı belirleme ve suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının tespiti konusunda eksik soruşturma ile müsadereye ilişkin hatalı değerlendirme gibi hukuka aykırılıklar tespit edildiğinden, yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/1600 E., 2022/855 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşya ile nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olduğu halde 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. madde ve fıkrası gereği artırım yapılmaması,2.Sanıkların kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetlerine karar verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belli hakları kullanmaktan mahrumiyetlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3.5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması,4.Katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin, atılı suçu birlikte işleyen sanıklardan eşit olarak alınacağının belirtilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi,5.Sanıkların aşamalardaki savunmalarında nakil aracının ... isimli şahsa ait olduğunu beyan etmeleri karşısında; davaya konu nakil aracının iyiniyetli 3. kişiye ait olup olmadığının tespiti bakımından, araç malikinden aracın tescil evrakları istenilip, aracı hangi sebeple sanıklara verdiği belirlenmeden ve dava konusu nakil aracına ilişkin sanıkların savunmaları da birlikte değerlendirilerek, aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,6. Suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54/1. madde ve fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.