İş kazası sonucu vefat eden şoförün mirasçılarının maddi ve manevi tazminat davasında, Yargıtay bozmasına rağmen ilk derece mahkemesinin davanın tekrar reddetmesi ve yeniden temyiz incelemesi süreci.
Özet: Bir iş kazasında hayatını kaybeden şoförün mirasçıları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında, Yargıtay tarafından bozma kararının ardından ilk derece mahkemesinin davayı tekrar reddetmesi üzerine bu ret kararı davacılar vekili tarafından yeniden temyiz edilmiştir. İncelenen belgede, kazada müteveffa şoförün tehlikeli eğimli yolda aracı dikkatsiz kullanması, hızını ayarlamaması ve emniyet kemeri takmaması gibi nedenlerle %100 kusurlu bulunduğu ve illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddedilmesi yönündeki yerel mahkeme kararlarının içeriği özetlenmektedir. Daire, yapılan ön inceleme sonrası temyiz dilekçesini kabul ederek dosyadaki belgeleri incelemeye almıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 22.04.2025Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece temyiz dilekçesinin süresinden sonra sunulduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair 22.04.2025 tarihli ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin davalı şirkette şoför olarak çalıştığını, 04.09.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında hayatını kaybettiğini, murisin ... mevkiindeki inşaat alanına dolgu malzemesi boşalttıktan sonra dönerken virajı alamayarak şarampole yuvarlandığını, olayda davalının kusurlu olduğunu, davalının aracın periyodik bakımını yaptırmadığını, murisin yol güzergahı hakkında bilgilendirilmediğini, mesleğiyle ilgili kura tabi tutulmadığını, ceza dosyasında davalının aslı kusurlu bulunduğunu, davanın derdest olduğunu belirterek her müvekkil için 1.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 30.03.20 21... /85 E., 2021/460 K. sayılı kararında; kazalının motorlu aracı trafikte kullanırken, olayın olduğu “tehlikeli eğimli yolda, aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamış, emniyet kemerini takmamış, motorlu aracı dikkatsiz ve tedbirsiz kullanmış olması sebebiyle, kazanın meydana gelmesinde %100 kusurunun bulunduğu, davalı İşveren ... İnş. Taah. ve Tic. Elektrik Üretim A.Ş.’nin kazanın meydana gelmesinde etkili olmadığı, olay bir iş kazası olsa da işverenin olayda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 01.03.20 23... /2541 E., 2023/776 K. sayılı kararında özetle; "...Davacılar murisinin davalı şirkette şoför olarak çalıştığı, 04.09.2013 tarihinde sevk ve idaresindeki 06... plakalı kamyonla virajı alamayarak şarampole yuvarlandığı, olay sonucu vefat ettiği, dosyada alınan kusur raporlarına, ek rapora ve SGK müfettişi tarafından düzenlenen rapora göre davacılar murisinin "tehlikeli eğimli yolda aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması, emniyet kemerini takmaması, motorlu aracı dikkatsiz ve tedbirsiz kullanması" nedeniyle olayda %100 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği, Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/583 E. sayılı dosyasında sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, bu değerlendirmelerin oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, kazanın davacılar murisinin %100 kusuru ile gerçekleşmesi nedeniyle illiyet bağının kesildiği, davalının davaya konu tazminatlardan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Gerekçeli kararda dava dilekçesi başlığı altında özet yapılmışsa da içeriğinin bilirkişi raporu şeklinde olduğu, davacıların taleplerini içermediği; yine dosyada davalı tarafından sunulmuş cevap dilekçesi olmadığı halde cevap dilekçesi başlığı altında bilirkişi raporu şeklinde özetlendiği görülmüş, bu hususlar esasa etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir. Sonuç olarak, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK.’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemiz 07.11.20 24... /57 85... /10670 Karar sayılı ilamı ile özetle, "... Somut olayda, davalı ... İnşaat firmasının İlk Derece Mahkemesi yargılaması esnasında Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/237 Esas sayılı kararı ile 27.12.2018 tarihinden geçerli olmak üzere iflasın açılmasına karar verildiği işbu temyize konu dosyada ise 30.03.2021 tarihinde davanın reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının iflas idaresi yerine şirket merkezine tebliğ edildiği, iflas karar kapsamında da Ankara 21. İcra Müdürlüğünün 2018/42 sayılı dosyasında iflas dosyasının açık olduğu anlaşılmaktadır. Anılan davalı şirketin iflasının açılması ile bu şirketi temsil yetkisinin mevcut dosyada olduğu gibi iflas idare memurlarına geçeceği gözetilerek, davalı şirketi temsile yetkili iflas idare memurlarının davadan usulüne uygun haberdar kılınmak itirazları var ise değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu hususlara riayet edilmeden müflis şirketi temsile yetkili iflas idare memurları yerine şirket merkezine yapılan tebliğler yeterli görülerek yargılama yapılması ve istinaf incelemesinin de yazılı şekilde sonuçlandırılması da hatalı olmuştur. "gerekçesiyle karar bozulmuştur.B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 22.04.2025 tarihli ek karar ile davacılar vekilince sunulan temyiz dilekçesinin süresinden sonra sunulduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz sebepleri olarak özetle; Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda "kazanın meydana geldiği 06... plakalı kamyonun periyodik bakımının yapılmamış, vefat eden ...'ya yol güzergahı hakkında bilgi verilmemiş ve mesleğiyle ilgili kursa tabi tutulmamıştır, hatta işe girişi dahi yapılmamıştır." tespiti yapıldığını, kusur raporlarının hukuken bir geçerliliği olmadığını, kusurun Mahkeme hakimince belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın % 100 kusurlu olduğu kabul edilse dahi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2011 gün, 2011/17-142 E. 2011/411 Karar, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.01.2013 gün, 2012/17-787 E. 2012/92 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; "ölüm nedeniyle doğrudan davacının üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, davacının olayda zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğu, bu nedenle davacı şirketin sorumlu olacağına" ilişkin kararlar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. GerekçeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.2. Değerlendirme1-Ek karara ilişkin yapılan incelemede; davacılar vekilince temyiz dilekçesinin ekinde temyiz süresinin son gününü de kapsar mahiyette sağlık raporu ibraz ettiği görülmekle ve raporun sıhhatine ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmadığına göre; ek kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 22.04.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına,2- Esasa ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1.Mahkemenin 22.04.2025 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,2.Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Temyiz olunan başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına,Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.