Altyapı çalışmasında oluşan hasar bedelini üçüncü tarafa ödeyen davacının, sözleşme hükümleri ve kusur iddiaları çerçevesinde yükleniciden rücuen tazminat talepli yargılaması.
Özet: Davacı idare, bir altyapı çalışması sırasında meydana gelen hasar nedeniyle üçüncü bir şahsa ödediği 3.342,23 TLnin ticari faiziyle birlikte yüklenici davalı şirketten rücuen tahsilini, taraflar arasındaki sözleşme gereği zarardan yüklenicinin sorumlu olduğunu iddia ederek talep etmekte; davalı şirket ise, sözleşmenin haksız feshedildiğini, kendisine tebligat yapılmadığını, zararın oluştuğu bölgede çalışıp çalışmadığının belirsiz olduğunu, kusur ve illiyet bağının bulunmadığını, ayrıca ilgili bir bilirkişi raporunda davacı idarenin kendi görevlerini yerine getirmediğinin tespit edildiğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/143 Esas
KARAR NO : 2026/136
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/02/2025
KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket "..." işi kapsamında ihale edilen işin yüklenicisi olup davacı müvekkili ile aralarında ihale sözleşmesi ve genel şartnamesi imzalandığını, dava dışı ... A.Ş. tarafından idareleri ve davalı şirket aleyhine ... adresinde alt yapı çalışması sırasında hasar bedelinin tahsili talebiyle ... 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E sayılı dosyasına kayden dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde dosyada kabul kararının kesin olarak verildiğini, bahsi geçen ilam neticesinde, müvekkili İdarece dava dışı ...A.Ş.'ye borcun tamamı müşterek ve müteselsilen sorumluluğu olması sebebiyle ödendiğini, ödenmiş olan toplam 3.342,23 TL’nin "..." işi kapsamında yüklenici davalı ile imzalanan sözleşme gereği, ticari faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini, bahsedilen Ticaret Mahkemesi yargılamasında davalı olan ve hasar alacaklarından müvekkili ve davalı şirketin sorumlu tutulduğunu, davacı müvekkili ile davalı arasında akdedilen İhale şartnameleri ve sözleşmelerinde yer alan hükümler ve ilgili Kanun hükümleri çerçevesinde taraflar arasındaki ikili ilişki gereği davaya konu bedelin sorumlusunun davalı şirket olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında sözleşme imzalanmış olduğunu ,bu şirketle müvekkili arasında mevcut bulunan sözleşmenin , İnşaat İşleri Genel Teknik Şartnamesinin , Kanalizasyon Özel teknik Şartnamesinin ,İdari Şartnamenin ,Yapım İşleri Genel Şartnamesinin ilgili maddelerine ve birim fiyat tarifelerine binaen , yüklenici yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza,hasar,şikayet,zarar ve ziyandan dolayı maddi ve manevi hukuki ve cezai olarak sorumlu olduğunu, ayrıca yüklenicinin sigorta kapsamında veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelebilecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğü de yükleniciye ait olduğunu, müvekkili idare rücuen tazminat alacağının tahsili için Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ile beraber İstanbul Arabuluculuk Bürosuna 24.10.2024 tarihinde 2024/19169 dosya numarası ile başvuruda bulunulduğunu, 27.11.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ödenmek zorunda kalınan 3.342,23 TL bedelin 17.10.2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte rücuen taraflarına ödenmesine karar verilmesini; mahkeme masrafı yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, gerçekleştirilen ihale sonucunda müvekkili şirket uhdesinde kalan işin yapımına başlandığını,işlemler sürerken,işe dair ihaleye ilişkin olarak,itirazen şikayet ardından yapılan yargılama sonunda dava yolu ile haklılıklarının kanıtlanması ile işin yapımına devam edilebildiğini, süre sonu, 13.01.2019 olan işin yapımı devam ederken,bu sefer de türlü gerekçelerle,... tarih ve... Yönetim Kurulu Kararı ile işe dair sözleşme haksız biçimde feshedildiğini, davacı-İdarece sözleşmede belirlenen süreler dolmadan, müvekkilinin hakettiği süre uzatımları verilmeden,fesih yoluna gidildiğini, iş müvekkilinden alındığını ve yasaklama kararı yanında,teminatı gelir kaydedildiğini, bu süreçte üçüncü şahıs kurum veya şahıslarca davacı kuruma karşı açılan takip ve işlemlerin bu yönde herhangi bir tebligat,ihbar (hasar,zararla ilgili) bildirilmeden, müvekkiline yönlendirildiğini,iş bu davada olduğu gibi müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, kabul anlamı taşımamakla, sözkonusu gerçekleştiği iddia edilen zararın oluştuğu bölgede müvekkilinin çalışmasının bukunup bulunmadığı bile belli olmadığını, zarar ve ziyan şayet gerçekleşmişse, zararın varlığı yeterli olmadığını, bu zararın müvekkiline atfı kabil ve isnadının mümkün olması,zararla eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerektiğini, bunun yanında gerçekleştiği iddia edilen zararın gerçekleşip gerçekleşmediğinin yeterli olmadığını, müvekkili çalışma yapılan her iş ortamında ve çevresinde en üst koruma önlemleri alarak,kendisine verilen projeye uygun olarak işini yaptığını, öte yandan üçüncü taraf ... sigorta tarafından bahse konu zarara dair ödeme yapıldığı bile kanıtlanmadığını, davaya da konu olan, iddia olunan zararın gerçekleşmesinde kusura ilişkin aynı taraflar arasında görülen davada, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin, ... E. sayılı dosyasında mahkemece yaptırılan 18.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemelerde , kurumun görev ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediği tespitleri yer aldığını, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını davanın husumet bakımından reddi gerektiğini, feshin ardından,müvekkili şirkete bilgi verilmeden, onay alınmadan, davacı kurum tarafından,tek taraflı yapılan hesaplamalar neticesinde gıyaben kesin kabul düzenlendiğini, davacı tarafça yapılmış olan kesin kabule,şayet gerçekte de mevcut ise davacı yanın işbu davaya konu ettiği kalemlerinde eklenmiş olması gerektiğini, davacı tarafça yapılan hesaplamalar üzerinden,gelir kaydedilen teminattan tüm kalemlerin kesildiğini, dolayısıyla, tüm kalemlerin,hakedişlerin teminatı olarak içerde tutulan yüzde kesintilerinden kesin kabulde kesilerek müvekkilinin carisine işlendiğini davacı idare tarafından kendi hesaplamaları neticesinde tüm alacakları düştükten sonra müvekkilinin teminatından yapılan kesintilerden sonra müvekkilinin,1.599,22 TL alacaklı olduğu belirtildiğini dolayısıyla, davacı idarenin de kabulünde olduğu üzere,kendisi tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde düzenlenen kesin hakediş ile müvekkilinden olan alacak kalemleri müvekkilinden gelir kaydedilen teminatından,kesin hakedişinden kesildiğini, herhangi bir alacağı kalmadığını,müvekkilinin de sorumluluğu kalmadığını, davacı idarenin talepleri hayatın olağan akışına da aykırı, haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ,arabuluculuk aşamasında,gerçekleştiği iddia olunan zararı müştereken ödeme teklifinde bulunduğunu, ancak davacı tarafça kabul görmediğini belirterek haksız ve mesnetsiz iddialarla açılmış,davanın reddine vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... Taraflar arasında imzalanmış, 09.09.2015 tarihli Atıksu ve Yağmur Suyu Kanal İnşaatı Sözleşmesi ve eki Şartnamelerin bulunduğu, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... K. 31.03.2022 T. Sayılı kararı doğrultusunda, dava dışı ...A.Ş tarafından, ... 23.İcra Müdürlüğü nün ... E. sayılı dosyası ile davacı idare ve davalı şirket aleyhine 437,00 TL İlam Vekalet Ücreti, 40,84 TL İşlemiş Faiz, 506,80 TL Yargı Gideri, 47,36 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplamda 1.032,00 TL lık ilamsız takip başlatıldığı, Düzenlenen kapak hesabı doğrultusunda, davacı idare tarafından İlgili İcra Müdürlüğü ne, makbuz karşılığı 3.039,26 TL ödeme yapıldığı, vekalet ücreti ödemesine ilişkin stopaj bedelinin ise 302,97 TL olduğu, dolayısıyla toplam tutarın 3.342,23 TL ye ulaştığının görüldüğü, Bilirkişi görev tanımı kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacı idarenin dava konusu ettiği 3.342,23 TL’nin 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı yükleniciden rücuen tahsilinin uygun olacağı, Aralarında imzalanan sözleşme ve şartnameler kapsamında, davacı idare tarafından, ilgili İcra Müdürlüğüne yapılan ödemelerin işbu davaya konu edildiği..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "...Davalı tarafın bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğu, kök bilirkişi raporunun dosya kapsamına, kesinleşmiş mahkeme kararına, sözleşme hükümlerine ve mevzuata uygun şekilde düzenlendiği, Davacı idare tarafından yapılan 3.342,23 TL tutarındaki ödemenin rücuen talep edilebilir nitelikte olduğu, Kök raporda yapılan değerlendirmeleri revize edecek nitelikte somut bir bilgi ve belge sunulmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında rücuen tahsil istemine ilişkindir.
Davacı tarafınca davalı ile aralarında "..." işi kapsamında ihale sözleşmesi ve genel şartnamesi imza edildiğini, iş bu kapsamda yapıla alt yapı çalışması sırasında elektrik hatlarında meydana gelen hasar bedelinin ... 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile davanın kabulüne kesin olarak karar verildiği, iş bu ilam neticesinde dava dışı ... A.Ş.'ye ödendiği, taraflar arasında akdedilen İhale şartnameleri ve sözleşmelerinde yer alan hükümler çerçevesinde davacı tarafça ödenen bedelin asıl sorumlusunun davalı olduğu iddiası ile ödenen bedele ilişki tazmin talebinde bulunduğu anlaşıldı.
Davalı tarafından ise davaya konu sözleşmede karşı tarafın sorumluluğunu tam yerine getirmediği, oluşan zararın tek taraflı düzenlenen tutanağın esas alındığı, kusurunun bulunmadığı huzurdaki davanın haksız olduğu iddiası ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.
... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibinin genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi olduğu, alacaklının ... A.Ş, borçluların ise ... ile ...Tic. A.Ş olduğu, davalıların icra takibine itiraz ettiği anlaşıldı.
... 12 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarihli, ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile dava dışı ...A.Ş.'nin davacı sıfatında olduğu ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takibine ilişkin itirazın iptaline karar verildiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı, toplanılan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; , taraf defter ve kayıtları üzerinde, varsa alacağın miktarı ve davalı yanın sorumlu olup olmadığının belrlenmesi için taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, davacı taraf ile davalı taraf arasında 09.09.2015 tarihli Atıksu ve Yağmur Suyu Kanal İnşaatı Sözleşmesi imzalandığı, iş bu Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 19. ve 20. maddelerinde, yüklenicinin işin yürütülmesi sırasında gerek iş sahibine gerek üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğrudan sorumlu olduğu açıkça düzenlenmiş olduğu, dava konusu zararın, yüklenici tarafından yürütülen altyapı faaliyetleri sırasında dava dışı ... A.Ş. ait elektrik hattına verilen zarar neticesinde ortaya çıktığı, bu zarar nedeniyle davacı idare tarafından yapılan ödemenin Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62. maddeleri ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 20. maddesi uyarınca rücuen talep edilebileceği, davacının davasında haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, 3.342,23 TL alacağın 17/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
3.342,23 TL alacağın 17/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 228,30 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 387,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harç toplamı olan ‭1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.342,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ‭ 12.305,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Artan avansın ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı( e-duruşma yolu ile) KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/03/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.