7258 sayılı Kanuna muhalefet suçunda, usulsüz arama ve hukuka aykırı gizli soruşturmacı delilleriyle verilen mahkûmiyet hükmünün yasal dayanağı olmadığından bozulması kararı.
Özet: Sanık hakkında 7258 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, usulüne uygun arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle yazılı arama emri olmaksızın hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin yasak delil niteliğinde kabul edilmesi, suç tarihinde yürürlükte olmayan mevzuata dayanılarak ve usulüne uyulmaksızın görevlendirilen gizli soruşturmacıdan elde edilen delillerin de hukuka aykırı bulunması nedeniyle, başkaca şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2021/17521 E.  ,  2025/16329 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/288 E., 2016/343 K.
SUÇ: 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans
Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen bilgisayar ve kupon yazıcısının yasak delil niteliğinde olduğu, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine imkan tanıyan, 7258 sayılı Kanun'un 5. maddesine 01.02.2018 tarihinde eklenen ek fıkra suç tarihinde yürürlükte olmadığı gibi bu suçun gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin usul ve esaslarının düzenlendiği 5271 sayılı Kanun'un 139/7. maddesinde gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek suçlar arasında sayılmadığı kaldı ki; bahsi geçen maddede öngörülen usule de uyulmadığı, bu itibarla hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş gizli soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin bu suretle elde ettiği deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas
alınamayacağı, başkaca da sanığın atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin delil de bulunmadığı nazara alındığında, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.