Markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerlik ve karıştırılma tehlikesi nedeniyle kısmen hükümsüzlüğe karar verilen tescilin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının uzun süredir kullandığı markalarına benzer tescil edilen davalıya ait ... ibareli markanın hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemelerinin, tarafların markaları arasında belirli emtialar yönünden görsel ve işitsel yüksek benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davalı markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verdiği, ancak davacı markalarının tanınmış marka korumasından yararlanacak nitelikte olmadığı ve davalının kötüniyetli tescilinin kanıtlanamadığı yönündeki tespitlerini onadığı bir süreci özetlemekte olup, dosya şu an temyiz incelemesindedir.
11. Hukuk Dairesi         2025/1928 E.  ,  2025/6604 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1973 Esas, 2025/46 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/226 E., 2021/417 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilakçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markalarını çok uzun süredir kullanmakta olduğunu, ürün içeriğini geliştirerek "..." şeklinde de piyasaya sürdüğünü, davalı yanın kötüniyetli olarak 2019/13651 sayılı ve "..." ibareli markayı tescil ettirdiğini, dava konusu markanın müvekkili markaları ile görsel ve işitsel olarak benzer olduğu gibi yine aynı malları kapsadığını, markalardaki sair unsurların markaları farklılaştırmadığını, müvekkili markalarının herhangi bir etken maddeyi çağrıştırmadığını, dünya genelinde de tanınmış olduklarını, müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin kullanım biçimini dahi taklit ettiğini ve müvekkilinin tanıtım görsellerini kullandığını ileri sürerek 2019/13651 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tıbbi ve veterinerlik amaçlı ilaç üretmediğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını, müvekkili markası ile davacıya ait markanın farklı olduklarını, müvekkili markasının başlangıç kısmında “as” sesinin yer aldığını, ayrıca yine “o-u” harfleri açısından farklılaştıklarını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." emtiaları ile redde mesnet marka kapsamında yer alan "İlaçlar" emtiaları arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu, sair davaya konu emtialar bakımından ise böyle bir benzerlik ilişkisinin bulunmadığı; her iki taraf markası da sekiz harften oluşmakta olup markalarda "..." harflerinin birebir aynı dizilime haiz olduğu, kelimeler arasındaki tek farkın, yine her iki markanın da dördüncü harfini oluşturan "U" ve "O" harfleri açısından oluşan farklılıktan ibaret olduğu, bu ibarelerin görsel ve işitsel yüksek benzerliği karşısında dava konusu markadaki ön ses olan "as" sesinin, taraf markalarını birbirinden yeterince uzaklaştırmadığı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, benzer mallar bakımından taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu; davacı yanın sair emtialar bakımından SMK'nın 6/3 hükmü uyarınca lehine ek bir koruma sağlanması gerektiğini ispatlamadığı, davacı yanca tarafından "..." markalarının kullanımını gösterir çok sınırlı sayıda delile yer verilmiş ve ayrıca davacı markalarının uluslararası tescillerinden bahsedilmiş ise de iş bu delillerin davacı markalarının, tanınmış marka korumasından yararlanmasını sağlayacak yeterlilikte olmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 2019/13651 sayılı markanın "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.