Kaçakçılık suçundan mahkumiyet alan sanığın etkin pişmanlık indirimi yanlış hesaplandığı ve önceki yasal değişiklikle sonuçlanan HAGB kararının yeni HAGB değerlendirmesine engel teşkil etmediği gerekçesiyle hükmün bozulması.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının esası doğru bulunmuşsa da, soruşturma evresinde etkin pişmanlık hakları hatırlatılmayıp gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyen sanığa 1/2 yerine 1/3 oranında indirim uygulanması ve önceki HAGB kararının yasal düzenlemelerle karşılıksız yararlanma suçuna dönüşüp zararın giderilmesine rağmen, sanığın kişilik özellikleri değerlendirilmeden HAGB talebinin hukuka aykırı gerekçeyle reddedilmesi nedeniyle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/989 E., 2021/15 K.SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmayan ve kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyen sanığın cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini, 2.Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarıca açıklanması geriye bırakılan elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçuna ilişkin ilamın 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereği karşılıksız yararlanma suçuna dönüştüğü ve sanık tarafından da zararın giderildiği, 6352 sayılı Kanun'un 82.maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılıp 6352 sayılı Kanun'un 83. maddesi ile karşılıksız yararlanma suçu kapsamında yeniden suç olarak düzenlenmesi, aynı Kanun'un 84. maddesinde karşılıksız yararlanma suçunda etkin pişmanlık hükümleri yönünden zararın yasada belirlenen koşul ve sürede karşılanması durumunda verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağının öngörüldüğü dikkate alınarak; sanığın savunmasının alındığı duruşmada hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmesi karşısında, objektif koşullar bakımından 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkûmiyeti bulunmayan, bildirilen kurum zararını gideren ve kısa süreli hapis cezası ertelenen sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden "sanık hakkında öncesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı varken yeniden kasıtlı suç işlediği anlaşılmakla yasal şartları oluşmadığından" şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.