7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda kişisel kullanım kapsamındaki kaçak sigara, zincirleme suç değerlendirmesi ve etkin pişmanlık indirimi hataları nedeniyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Mahkumiyet hükmü, sanığın motosikletindeki on karton kaçak sigaranın kişisel kullanım sınırları içinde kaldığı ve ticari amaçla bulundurulduğuna dair kesin delil bulunmadığı halde zincirleme suçtan cezalandırılması, sanığın benzer suç eylemlerinin Türk Ceza Kanunu 43. maddesi uyarınca zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı hususunun yeterince değerlendirilmemesi ve etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanığa 5607 sayılı Kanundaki 1/2 oranında indirim yerine 1/3 oranında indirim uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/398 E., 2021/1018 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM: Mahkûmiyet, müsadereTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaSanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1.Mahkemece birleştirilerek görülmesine karar verilen İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/218 Esas, 2015/439 Karar sayılı dava dosyasında, sanığın idaresindeki motosikletin arka kısmında bulunan kask kutusunda ele geçen 10 karton gümrük kaçağı sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre kişisel kullanım sınırları içinde kalması ve sanığın suça konu sigaraları içmek için aldığını beyan etmesi karşısında, eşyanın ele geçiriliş şekli ve yakalanan eşya miktarına nazaran sanığın savunmasının aksine suça konu sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek, anılan dava dosyasındaki müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilerek mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle sanık hakkında hüküm kurulması 2. Asıl dava dosyası yönünden ise, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin 22.10.2014 olduğu,Yapılan UYAP sorgulamasında;- İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/156 Esas sayılı derdest dava dosyasında suç tarihinin 07.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin 09.11.2015 olduğu, - Dairemizin 2020/4504 Esas sayılı kararı ile temyizin reddi suretiyle kesinleşen İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/16 Esas, 2015/634 Karar sayılı dava dosyasındaki suç tarihinin 15.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.12.2014 olduğu,Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3. Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık ihtarı yapılmamış olan sanık hakkında hükmolunan cezasından 1/2 yerine 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.