Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda önceki HAGB kararı varken zincirleme suç hükmünün hatalı uygulanmasına ilişkin kanun yararına bozma kararı.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine yapılan Kanun Yararına Bozma incelemesinde, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararında, henüz kesinleşmemiş bir Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararına konu eylemin zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek TCKnın 43. maddesinin hatalı uygulanması ve HAGB cezasının mevcut cezadan mahsubuna karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur; zira HAGB henüz bir ceza hükmü niteliğinde olmadığından TCK 43ün uygulanmasına veya ceza indirimine esas alınmasına imkan bulunmadığı, bu durumun sanık hakkında fazla ceza tayinine yol açtığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmektedir.
10. Ceza Dairesi         2023/23254 E.  ,  2025/7338 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/177 Esas ve 2019/610 Karar sayılı açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması halinde sanığın cezasından indirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 17.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2023 tarihli ve 2022/32290 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/117205 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/117205 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2020/27277 esas, 2022/8825 karar sayılı ilâmında yer alan "...sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılması kesinleşen mahkûmiyet kararı bulunması halinde ise sanık hakkında belirlenecek cezadan söz konusu kesinleşen karardaki ceza miktarının mahsup edilmesi gerekmekte ise de; 14.06.2015 tarihinde işlenen eylemle ilgili verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı henüz hukuken varlık kazanmadığından, söz konusu davanın incelemeye konu dava ile bu aşamada birleştirilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin cezanın hükmolunacak cezadan indirilmesine imkân bulunmadığının anlaşılması karşısında..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/177 esas, 2019/610 sayılı kararıyla sanığın uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûm olduğu 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan kararın itiraz edilmeksizin 24.12.2019 tarihinde kesinleştiği, anılan dosyada suç tarihinin 17.10.2017, iddianame düzenlenme tarihinin 22.02.2019 olduğu, inceleme konusu dosyada ise suç tarihinin 03.12.2018, iddianame düzenlenme tarihinin 02.06.2020 olduğu tespit edilerek eylemlerin zincirleme suç kapsamında kaldığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılmış ise de diğer davaya konu olan fiil nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması sebebiyle, mevcut durumda böyle bir uygulama yapılabilme olasılığının bulunmadığı, ancak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması halinde kurulacak hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca ek ceza verilmesinin dikkate alınması için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen mahkemeye durumun bildirilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/252 Esas ve 2021/180 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 03.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli ve 2019/2135 Soruşturma, 2020/660 Esas, 2020/637 sayılı iddianamesi ile Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.03.2021 tarihli ve 2020/252 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/177 Esas ve 2019/610 Karar sayılı açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması halinde sanığın cezasından indirilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dayanak Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/177 Esas ve 2019/610 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında 17.10.2017 tarihli aynı nev'i suçtan Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2018 tarihli ve 2017/6247 Soruşturma, 2018/3 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13.01.2018 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 15.08.2018 tarihinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2019 tarihli ve 2019/1670 Soruşturma, 2019/437 Esas, 2019/435 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/177 Esas, 2019/610 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24.12.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre,
Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/177 Esas, 2019/610 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm olduğu 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan kararın itiraz edilmeksizin 24.12.2019 tarihinde kesinleştiği, suç tarihinin 17.10.2017, iddianame düzenlenme tarihinin 22.02.2019 olduğu, inceleme konusu dosyada ise suç tarihinin 03.12.2018, iddianame düzenlenme tarihinin 02.06.2020 olduğu tespit edilerek eylemlerin zincirleme suç kapsamında kaldığı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmış ise de diğer davaya konu olan fiil nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması ve hükmün henüz hukuken varlık kazanmaması nedeniyle, mevcut durumda böyle bir uygulama yapılabilme olasılığının bulunmadığı, ancak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması halinde kurulacak hükümde 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca ek ceza verilmesinin dikkate alınması için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen mahkemeye durumun bildirilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/252 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.06.2025 tarihinde karar verildi.