Ticari kredi için düzenlenen hayat sigorta poliçesinin banka tarafından iptali veya yenilenmemesi sonrası murisin vefatı üzerine sigorta tazminatı ve borçsuzluk talebinin esastan reddi.
Özet: Davacılar, murislerinin kullandığı ticari krediye ilişkin hayat sigortası poliçesinin haksız yere iptal edildiği veya yenilenmediği iddiasıyla banka ve sigorta şirketine karşı sigorta tazminatı, borçsuzluk tespiti ve faiz iadesi talebiyle dava açmış; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, kredinin ticari niteliği nedeniyle hayat sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmaması, bankanın poliçe yenileme yükümlülüğünün olmaması ve murisin vefatının poliçe bitiş tarihinden sonra gerçekleşmesi gibi gerekçelerle davanın esastan reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/3044 E.  ,  2025/7784 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/596 Esas, 2024/873 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... 'nun davalı ... A.Ş.'den 20 11... tarihlerinde 175.000,00 TL anaparalı ihtiyaç kredi kullandığını, sigorta şirketi tarafından kredi risklerini teminen hayat sigorta poliçesinin tanzim edildiğini, kredi borçlusu muris hakkında 04.09.2015 tarihinde ... Devlet Hastanesi tarafından ... hastalığı tanısı konulduğunu ve %100 oranında engelli raporu verildiğini, davacıların murisinin 13.11.2018 tarihinde vefat ettiğini, kredi borçlusu hakkında davalı sigorta şirketi tarafından kredi sözleşmesi kapsamında 5 yıllık hayat sigorta poliçesi düzenlenmiş olmasına ve 5 yıllık kredi sözleşmesine ait tüm primlerin de muristen tahsil edilmiş olmasına rağmen, riskin gerçekleştiği tarih itibariyle davalılardan banka tarafından sigorta poliçesinin iptal edilmesi ve yenilenmemesinin açıkça sözleşmeye aykırılık olduğunu, sigorta tazminatını haksız yere ödemeyen davalı sigorta şirketi ile aynı sermaye grubundan olan ve aralarında organik bağ bulunan davalı banka tarafından mezkur krediler kapsamında davacılar ve murislerine ödetilmiş olan yersiz meblağın fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile toplam borcun sigorta poliçesi kapsamında ödenmiş sayılıp bakiye miktar bulunmakta ise bu miktar yönünden ve ayrıca davacılara ve murislerine haksız yere işletilmiş ve ödetilmiş olan faizler bakımından borçlu olmadıklarının tespitine, ayrıca borç ödendikten sonra kalacak bakiye sigorta tazminatının da fazlaya dair haklar saklı kalmak suretiyle 1.000,00 TL'sinin de davalılara ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, sigortalının vefat tarihi itibariyle müvekkili nezdinde poliçesinin bulunmadığını, sigortalının vefat tarihinden önce iptal edilen poliçelerin yalnızca vefat teminatını kapsadığını, sigorta süresi içinde sigortalının vefatı halinde ödenecek tazminattan o tarihte borçlu bulunduğu bakiye kredi ve faiz miktarının dain-i mürtehin olan ... Bankası T.A.O. 'na ödenmesinden sonra geriye kalan meblağın lehtarlara ödendiğini, dava konusu talep belirli olduğundan kısmi dava şeklinde açılan davada eksik harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Bankası A.O. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın ... ile ... A.Ş. arasında akdedilmiş olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğunu, bu uyuşmazlıkta müvekkili bankanın taraf sıfatının bulunmadığını, tüketici kredilerinde sigorta poliçesinin yenilenmesi gibi bir durumun bulunmadığını, zira tüketici kredilerinde hayat sigortası bir defaya mahsus olmak üzere yapıldığını ve müvekkili bankanın sadece primi tahsil ettiğini, davada taraf sıfatlarının olmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı sigorta şirketi tarafından, sigortalı murise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1434. maddesi kapsamında yapılan bir bildirim tespit edilemediği, dolayısı ile davalı sigorta şirketi tarafından 6102 sayılı TTK'nın 1434. maddesi hükmüne aykırı şekilde prim tahsilatsızlığı nedeni ile iptal edildiği, poliçelerin feshinden sonra veya kredilerin yapılandırılmasından sonra yeni hayat sigortası tanzim edilmediği ancak bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davaya konu kredilerin ticari kredi olduğu, ticari tür kredilerde bireysel kredilerde olduğu gibi hayat sigortası yaptırma zorunluğunun bulunmaması, sözleşme hükümlerinde de bankanın sigortaları yenileme yükümlüğünün bulunmadığı ayrıca sigorta poliçelerinin sigorta şirketi tarafından haksız feshi ile sigorta şirketinin poliçe süresi boyunca sorumluluğunun devam edeceği kabul edilecek olsa dahi sigorta poliçelerinin vefat teminatlı olduğu, iptal edilen poliçelerin teminatı maluliyeti kapsamadığı, murisin ise poliçe bitiş tarihinden sonra vefat etmiş olması nedeni ile sigorta şirketi yönünden riskin tazmin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta ve bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 24.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.