Tanınmış gayrimenkul markasının benzer ibare ile ihlalinde marka hakkı tecavüzü ve istinaf kararının Yargıtay tarafından incelenmesi.
Özet: RE/MAX markasının sahibi olan davacı, küresel çapta tanınmış tescilli markasının davalı tarafından hizmetlerinde kullanılan MAX RE/MAX ibaresiyle marka ihlaline uğradığını, bu durumun tanınmış markadan haksız yararlanma ve hedef kitlenin davalıyla bağlantı kurmasına yol açtığını iddia etmiş; davalı ise RE ve MAX kelimelerinin evrensel olması ve farklı sektörlerde faaliyet göstermeleri sebebiyle ihlal olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini kabul ederek davayı haklı bulmuş, istinaf mahkemesi de davacının markasının tanınmış marka olduğunu tespit ederek ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/149 Esas, 2025/5 KararHÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın müvekkili adına tescilli ve aynı zamanda tanınmış marka olarak da korunan ... markasını birebir taklit suretiyle özellikle yabancı turistlere yönelik bir şehirde dünya çapında kullanılan bir marka olan ... markası ile aynı markayı hizmetlerinde kullandıklarını, markanın bu şekilde kullanımının hedef kitlenin davalının müvekkili şirket ile bağlantılı olduğu kanaatine sahip olmasına yol açtığını, bu durumun tanınmış marka olarak korunan müvekkili markasından haksız yararlanma sonucunu doğurduğunu, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/310 D.İş sayılı dosyasında davalı tarafın kullanımının sabit olduğunu, davalı tarafın ısrarla faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiğini, davalı tarafın müvekkilinin tescille korunan renk kombinasyonunu faaliyetlerinde kullandığını, dünyaca ünlü ve aynı zamanda tanınmış markaların sahibi olan müvekkili şirketin 1973 yılında ...şehrinde kurulduğunu, 1973 yılında kurulan ...,’ın bugün dünyada en çok gayrimenkul satışı gerçekleştiren kurum olduğunu, 89 ülkede yaklaşık 6500 civarı ... Ofisi ve 90.000’e yakın gayrimenkul danışmanı bulunduğunu, 1997 yılından bugüne ülkemizde faaliyette bulunan ... markası 1977 yılından bu yana dünya çapında tescil edilmeye başlandığını, ülkemizde 180'den fazla ofisi bulunduğunu, müvekkilinin T/... , ... tescil numaralı markaların maliki olduğunu, bu markaların iki tanesinin tanınmış marka olarak korunduğunu, 1807 70... 0 tescil numaralı markaların aynı zamanda tanınmış marka olarak tescil edildiğini, bunun yanında müvekkili şirket tarafından tescil ettirilen markalarda yer alan balon şekli ve renk kombinasyonunun da ABD'de telif hakkı olarak tescil ettirildiğini, söz konusu markaların tanıtımı ve promosyonu için müvekkilinin 1973'den bu yana yapmış olduğu yıllık reklam giderinin 6 milyar Amerikan dolarını aştığını, bunun yanında yapılan toplam işlem miktarının dünya çapında 25 milyona yaklaştığını, müvekkili şirketin olimpiyatlar dahil pek çok uluslar arası etkinlik ve yarışmaya sponsor olduğunu ve Eurosport kanalının sponsoru olarak ciddi manada reklam harcaması yaptığını, davalının, müvekkilinin ... markaları ile iltibas teşkil eden ... markasını işletmesinde kullandığını belirterek davalı tarafın müvekkilinin ... ibareli markaları ile benzer ... ... ibaresinin kullanmasının marka hakkı tecavüzü teşkil edip etmediğinin tespitine, resmi kayıtlarda yer alan ... ve benzeri ibarelerin çıkarılmasına, marka hakkı ihlali oluşturan fiillerin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın istemlerinin tümüyle dayanaksız, bilimsel açıklamadan yoksun olduğunu, müvekkilinin saygınlığı ile bilinen borçlarına sadık biri olduğunu, ... LLC şirketinin gayrimenkul alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ayrıca davacı tarafın iddiaları incelendiğinde “...” kelimesinin irdelenmesi gerektiğini, ... kelimesinin yabancı kökenli bir kelime olup bir şeyi bir yerden başka bir yere geçirme, taşıma ya da götürme veya bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başka kimseye aktarmasını, geçirmesini sağlayan edim, işlem anlamına geldiğini, ayrıca ... kelimesinin evrensel bir kelime olup bir çok dille kullanıldığını, insanlığın ortak kullanımında olan bir kelime olduğunu, ... kelimesinin ise yine dünyaca ortak kullanılan bir kelime olduğunu, max ekinin üst sınırları ifade etmekte olup herkesçe kullanıldığını, ayrıca davacı şirketin adı ... olmayıp ... olduğunu, burada iki farklı kelimenin birleştirildiğini, gerek tarafların aynı sektörde faaliyet göstermemesi gerekse de marka ihlali olduğu iddia edilen kelimelerin evrensel kelimeler olması nedeniyle davacının davasının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; T/... ..., T/... ... şekil, .... ... şekil markalarının davacı adına tescilli markalar olduğu, davalının ise ... ... ibaresi ile aynı markayı kullandığı, aldırılan 09.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ve davadan önce yapılan tespit dosyası ile davalının markayı kullandığı, davalının bu eylemlerinin, davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacının markasının tanınmış marka olduğunun tespit edildiği, davacının ... markası ile davalının "... ..." ibareli kullanımlarının ve logolarının davacı markasına işitsel ve görsel anlamda ayniyet derecesinde benzediği, " ..." ibareli ekin ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, davacının 35.ve 36. sınıfta tescilli hizmetleri ile davalının faaliyet alanın ilişkili sınıf olduğu, davacı markasının ayırt ediciliğinin zedelendiği, davalının kullanımının imaj transferine sebep olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, markaya tecavüzün tespiti ve aykırılık teşkil eden fiillerin ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.