Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka benzerliği ve iltibas gerekçesiyle YIDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne ilişkin temyiz incelemesi sonucu onama kararı.
Özet: Yargıtay, davacının tescilli ve tanınmış "..." ibareli markaları ile davalının aynı ibareli marka başvurusu arasındaki karıştırılma ihtimali nedeniyle açılan marka hükümsüzlüğü ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasında, ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırarak davalının marka başvurusunun hükümsüzlüğüne hükmeden bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna karar vererek onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1661 Esas, 2024/1957 KararHÜKÜM : Davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/219 E., 2022/112 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin tescilli ve önceki tarihlerden beri kullanılan çok sayıda "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı şirket tarafından 2020/26622 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun yapıldığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkiline ait "..." markalarının tanınmış olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4 ve 6/5 maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu marka ile müvekkil şirkete ait "..." unsurlu markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı bulunduğunu, SMK’nın 5/1-ç hükmünün koşullarının oluştuğunu, tescili istenen marka ile davacıya ait markaların birebir aynı olmadığı kabul edilse dahi, marka tescil talebinin, SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca reddi gerektiğini, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz kelimesi olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresine ayırt edicilik kazandırdığını ve kesintisiz kullanımıyla dünya çapında tanınmış bir marka haline getirdiğini, davalının amacının müvekkili tarafından "..." ibareli markalar ile piyasada oluşturulan tanınmışlıktan, itibardan ve müşteri çevresinden yararlanmak olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerin davacının 2018/61497, 2018/61489, 2011/111049 sayılı markalarının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesince, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler benzer olduğu gibi başvuru markası kapsamında yer alan hizmetlerin mesnet markalar kapsamında aynen yer aldığı, taraf markalarının iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve davalı şirket adına tescilli 2020/26622 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.