Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç değer kaybı ve ikame araç bedeli tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, trafik kazası nedeniyle aracında oluşan bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli için, belirsiz alacak davası olarak, daha önce kısmi ödeme yapmış olan davalı sigorta şirketi ile davalı araç işleteninden müteselsilen tazminat talep etmiş; davalı sigorta şirketi ise poliçe limitindeki sorumluluğunu yerine getirdiğini ve kazanç kaybından sorumlu olmadığını savunurken, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsünün yakın takip ihlali nedeniyle kazada kusurlu olduğu belirtilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 18/12/2024KARAR TARİHİ : 04/02/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6100 s. HMK' nın güncel 107. Maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceğini, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir Kaza nedeni ile davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, davacı değer kaybının tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını, ancak davalı corpus sigorta şirketi, değer kaybı bedeli için .....tarihinde .....Hasar dosyası üzerinden 45.581,00 TL ödeme yaptığını, arz ve izah edilen nedenlerle; davanın kabulüne; davacı .....ait .....plakalı araçta meydana gelen bakiye değer kaybı için bilirkişi raporu sonrasında ıslah ve belirli hale getirme hakkı saklı kalmak kaydıyla 5,00 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden sadece poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı .....kaza neticesinde aracından mahrum kaldığı süre için bilirkişi raporu sonrasında alacakları belirli hale getirme ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla 5,00 TL'nin davalı .....tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ödeme ile tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, başvurucunun başkaca hak ve alacağı kalmamış olup haksız başvurunun reddini talep ettiklerini, ihbar sonrası müvekkili şirket tarafından alınan hasar eksper raporuna göre .....tarihinde toplamda 140.000,00tl başvurucu asil hesabına hasar bedeli olarak ödendiğini, meydana gelen trafik kazası sebebiyle kazanç kaybı zararları sigorta şirketlerinden talep edilmeyeceğini, bu zararlar sadece kusurlu araç maliki ve araç sürücüsünden talep edilebileceğini, kaza nedeniyle araçta oluşan gerçek zararlardan sorumlu olup kural olarak ticari araçların kazanç kayıplarından sorumlu değillerdir sigorta poliçelerinin kapsamında olmamasından dolayı kazanç kaybını sigortadan istemek de mümkün olmadığını, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle .....plaka sayılı araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının tazminatının ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi ve davalı araç işleteninden tahsili talebine ve ikame araç bedelinin sigorta şirketi dışındaki davalı araç işleteninden tahsili talebine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Mahkememizce alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunda özetle; " .....Plakalı Davalı Taraf Çekici Sürücüsü .....’nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 56/1-c “Önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek (Yakın takip)” kurallarını ihlal ederek, seyir Ģeridinde duran duraklayan aracı zamanında fark edip tedbir almadığı Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller baĢlıklı 84/d(Arkadan çarpma) maddesindeki asli kusurlardan olan KURALI İHLAL ettiği ve YÜZDE ELLİ (% 50) KUSURLU OLDUĞU; .....Plakalı Davacı Taraf Kamyonet Sürücü .....’ın şehirler arası işletme hızı yüksek olan üç şeritli otoyolda gerisinden gelen araçların seyir şeridini sağ şeridi kapatarak duraklama yaptığı, geriden gelen araçlar için tedbir almadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 59(Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır)’uncu maddesini ihlal ederek otoyolda sağ şerit üzerinde gerisinden gelen araçların seyir şeridini kapatarak kural ihlal ettiği, Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84/K(Yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama,) maddesindeki asli kusurlardan olan KURALI İHLAL ettiği ve YÜZDE ELLİ (% 50) KUSURLU OLDUĞU" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının bedeli zararının tesipiti ile araçtan mahrum kalınan süreye ve araç mahrumiyet zararının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, " Dava konusu .....Plakalı,.....Model, .....Model Panelvanın .....tarihli kazası kaynaklı, kaza tarihi itibarı ile, trafik bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranı dikkate alındığında; 6.334,00 TL hak mahrumiyet kaybının oluştuğu, ayrıca 9.419,00 TL de bakiye değer kaybı alacağı olduğu" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin hesaplama tekniğine ve içtihatlara uygun yapıldığı gözetilerek belirlenen tazminat hesaplamaları hükme esas alınmıştır.Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın oluşumunda Mahkememizce %100 oranında kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketi ve davalı araç işleteni şirketin değer kaybı tazminatının ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiş, davacı vekilince sunulan değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak 9.419,00 TL değer kaybı tazminatı isteminin kabulüne, davacının aracında meydana gelen değer kaybı gerçek zarar (doğrudan zarar) kapsamında ise de, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da davalı araç işleteninden tazmininin talep edebileceği kabul edilmelidir. Bilirkişi raporunda araç mahrumiyet bedeli 6.334,00 TL olarak belirlenmiş, bu miktar mahkememizce de benimsenerek davalı araç işleteni yönünden 6.334,00 TL miktar üzerinden ikame araç bedeli istemine yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Dava dilekçesi ile ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak kabul edilen tazminat alacaklarına faiz uygulanmamasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere1-Davanın KABULÜ İLE;a)9.419,00 TL değer kaybı tazminatının davalı .....Sigorta A.Ş. ve davalı .....müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,b)6.334,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının davalı .....alınarak davacıya verilmesine,2- Kabul edilen bedel olan 15.753,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.076,08 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 648,48 TL harcın (davalı sigorta şirketinin 387,72TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın (davalı sigorta şirketinin 511,32 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri, dosya masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.905,00 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin 4.726,39 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 15.753,00 TL vekâlet ücretinin (davalı sigorta şirketinin 9.419,00 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalılar vekillerinin yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim