Eser sözleşmesinden kaynaklanan inşaat iç dekorasyon, asma tavan ve bölme duvar sistemleri işleri bakiye alacağının tahsili için açılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının davalı şirket için çeşitli mağazalarda gerçekleştirdiği inşaat ve iç dekorasyon işlerinden kaynaklanan 32.180,51 TL bakiye alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmıştır; davacı, tamamladığı işler karşılığında faturalandırılan ve kısmen ödenen miktarın kalanını talep ederken, davalı şirket ise davacının işleri eksik ve gecikmeli olarak tamamlaması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bu durumun kendisine cezai yaptırımlar doğurduğunu ve hatta kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2026/66
KARAR NO : 2026/265
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18.04.2017
KARAR TARİHİ : 30.03.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen 14.07.2021 tarih ve ... E.... K.sayılı kararın İstinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin 08.01.2026 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile hükmün kaldırılarak dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, inşaat iç dekorasyon, asma tavan, bölme duvar sistemleri vb konularda faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile yapılan anlaşma gereği davalı şirketin belirttiği farklı farklı yerlerdeki mağazalardaki işlerin projelerine uygun olarak yapıldığını ve istenilen şekilde teslim edildiğini, müvekkili tarafından yapılan bu işlere karşılık davalı şirkete ... ve 12/12/2016 tarihinde toplam 103.180,51-TL değerinde üç adet fatura kesilip gönderildiğini, davalı şirketin faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, ayrıca değişik tarih ve miktarlarda toplam 71.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak geri kalan 32.180,51-TL'lik kalan paranın ödenmesi için görüşmeler yapılsa da ödeme yapılmadığından bakiye kalan alacak miktarı için 15/02/2017 tarihinde ... 29.İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, takibe davalı şirket vekili tarafından süresi içinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının iddialarının hukuka aykırı olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
20/11/2017 tarihli celsede davalı vekiline "eksik imalat, üçüncü kişiye yaptırılan iş" savunmasıyla ilgili beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davalı vekilince sunulan 05/12/2017 tarihli dilekçede, taraflar arasında sadece ...'deki ... mağazasına ilişkin şantiyede sorun çıktığı, davacının imalatları sonrası yapılması gereken iş programının aksamaması açısından davacının imalatlarını tamamlaması çok önemliyken, davacının planlanan tarihte işi yapmaması nedeniyle sonraki yüklenicilerin de işini yapamadığı, bu nedenle müvekkilinin iş sahibine tesliminin geciktiği, cezai yaptırıma maruz kaldığı, davacının eksikliklerinin üçüncü kişilere yaptırıldığı, bu nedenle davacıyla aralarındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği beyan edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/04/2016 tarihli yazılı sözleşme bulunduğunu, davacının alt yüklenici olduğunu, sözleşme gereğince davacının müvekkili şirketin alışveriş merkezlerinde yüklenicisi olduğu mağazalara boya, duvar ve alçıpan işlerini yapmayı taahhüt ettiğini, davacının hak ve yükümlülüklerinin sözleşme ile belirlendiğini, sözleşme gereği münhasıran müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının nazara alınması gerektiğini, müvekkili şirketin teslim aldığı tüm işlerin bedelinin ödendiğini, davacı şirketin ise müvekkili şirket tarafınıdan onaylanmayan hakedişler üzerinden fatura tanzim ettiğini, müvekkilinin cari hesabına göre davacı şirketten 31.032,09-TL alacaklı olduğunu, davacı tarafa ihtarname keşide edildiğini, davacı şirketin onaylanmayan ve kabul edilmemiş bir faturaya dayanamayacağı gibi kabul edilmeyen veya olmayan iş miktarına göre de alacak talep edemeyeceğini, davacı şirketin dava konusu iş bedelinin afaki olduğunu, davacı şirketin dava ve takip dayanağı fatura içeriğinin hem birim olarak hem de fiyat olarak hatalı olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete karşı hakkaniyete uygun olarak yapmadığı ve müvekkili şirketin üçüncü şahıslara yaptırmak zorunda kaldığı iş bedelinin %50'si oranında cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 17.02.2017 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 32.180,51.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 23.02.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.02.2017 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 18.04.2017 tarihinde 32.180,51.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 14.07.2021 tarih ve ... E. ... K.sayılı karar ile "Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 29.İcra Müdürlüğü ... Esas takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 28.050,75-TL asıl alacak yönünden takip sonrası aynı koşullarda devamına, fazla istemin reddine, kabul edilen kısım yönünden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.
Hükmün istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin 08.01.2026 tarih ve ... E. ...K.sayılı kararı ile "Uyuşmazlık, fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı ve bedele ilişkindir.
Dayanak fatura davalı şirket ticari defter kayıtlarında olmadığı gibi, davalıya tebliğ edildiğine ilişkin kesin bir bilgi yoktur (Kargo yoluyla tebliğe çıktığı ancak, kargo içeriğinde ne olduğu ve kargoyu teslim alan kişinin davalı adına kabul etme yetkisi olan kişi olup olmadığı belli değil).
Bu durumda davacı yüklenici ihtilafa konu dayanak fatura kapsamındaki işleri yaptığını ve bedelini ispatla yükümlüdür. Yapıldığı iddia edilen işler faturada tek tek gösterilmiş olup, öncelikle davacı yükleniciye fatura konusu bu işleri nerede yaptığı sorularak, o yerde bilirkişi marifetiyle keşif yapılmak suretiyle fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı tesbit edilip, yapılanlar bakımından (sözleşmede ayrıca bir fiyatlandırma bulunmadığından) bedelinin de yapıldıkları tarihteki piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı verilen karar hatalı olmuştur." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2021 tarih, ...Esas,... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın daire kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın iadesinden sonra yeniden yapılan yargılama sonunda;
Mahkememizin 27.01.2026 tarihli tensibinin (2) nolu ara kararı ile BAM iade gerekçesi doğrultusunda; "İstanbul BAM 53.HD.nin ... E. ... K.sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Uyuşmazlığın, fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı ve bedele ilişkin olması nedeniyle, ihtilafa konu dayanak fatura kapsamındaki işlerin yapıldığını ve bedelini ispatla yükümlülüğü kapsamında, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işler faturada tek tek gösterildiğinden, ileride yapılması muhtemel keşif ve bilirkişi incelemesine esas olmak üzere, fatura konusu bu işlerin tek tek nerede yapıldığının keşif ve bilirkişi incelemesinde tereddüt yaratmayacak şekilde ayrıntılı olarak tek tek açıklaması sureti ile bildirilmesi için beyanda bulunmak üzere davacı vekiline kararın tebliğinden itibaren 2 hafta kesin süre verilmesine, beyanda bulunulmadığı takdirde veya süresinden sonra beyanda bulunulması halinde bu durum davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinden kabul edilmeyeceği, değerlendirmeye alınmayacağı ve bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı kabul edlerek mevcut dosya kapsamına ve delillere göre karar verileceğinin ihtarına" karar verilmiş, tensip zaptı davacı vekiline 01.02.2026 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili beyanda bulunmamıştır.
Buna göre;
BAM iade kararında da açıklandığı üzere; Davanın, eser sözleşmesi kapsamında bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesinin ihtilafa konu 3.maddesinde yüklenicinin sorumlulukları kapsamında işin tam, eksiksiz ve kusursuz ifa edeceği, 5.maddesinde sözleşme konusu işin şirket yetkilisi veya görevlendireceği kişinin yazılı onayı ile teslimin gerçekleşeceği, iş teslim tutanağı imzalandıkça işin kabul edilmemiş sayılacağı, 7.maddesinde sözleşme bedelinin işin teslimi ve kabulünden sonra ödeneceği, 11.maddesinde iş sahibinin her zaman sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebileceği, 14.maddesinde sözleşmeden doğabilecek ihtilaflarda iş sahibi defter ve kayıtlarına itibar edileceği, bunların kesin münhasır delil olduğu hususlarının kararlaştırıldığı, bilirkişi raporları itibariyle; davacı tarafça 25.07.2016 tarihli 24.500 TL bedelli, 15.08.2016 tarihli 15.467,91 TL bedelli olarak düzenlenen faturaların iki taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu, ihtilafa konu 12.12.2016 tarihli 63.212,60 TL bedelli faturanın ise yalnızca davacı defterinde kayıtlı olduğu, 3 adet faturaya dayalı toplam alacak miktarının 103.180,51 TL olduğu, son fatura davalı defterinde kayıtlı olmamasına rağmen takip öncesinde olmak üzere davalı tarafından davacıya toplam 71.000 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça da bakiye 103.180,51-71.000=32.180,51 TL' nin takibe konulduğu, herhangi bir imza içermeyen hakediş raporları içinde ihtilafa konu ... işi için 4.300 TL'lik hakediş bedeli düzenlendiği, mahkemece işbu bedel icra takip alacağından mahsup edilmek suretiyle davanın 28.050,75 TL asıl alacak yönünden daha önce yapılan yargılamada mahkememizin 14.07.2021 tarih ve ... E. ... K.sayılı karar ile kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hükmün istinafı üzerine verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin 08.01.2026 tarih ve ... E. ...K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; Davalı tarafından davacıya keşide edilen 12.11.2016 tarihli ihtarnamede, 27.10.2016 tarihinde ... Mağaza işinin yapılmadığı tespiti ile, sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, ihtarnamenin davacıya tebliğ edilemediği, tebligatın iade döndüğü anlaşılmakta ise de uyuşmazlığın, fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı ve bedele ilişkin olduğu anlaşıldığından, dayanak faturanın davalı şirketin ticari defter kayıtlarında olmadığı gibi, davalıya tebliğ edildiğine ilişkin kesin bir bilgi bulunmadığı, kargo yoluyla tebliğe çıktığı ancak, kargo içeriğinde ne olduğu ve kargoyu teslim alan kişinin davalı adına kabul etme yetkisi olan kişi olup olmadığının da belli olmadığı, davacı yüklenicinin ihtilafa konu dayanak fatura kapsamındaki işleri yaptığını ve bedelini ispatla yükümlü olduğu, yapıldığı iddia edilen işlerin faturada tek tek gösterilmiş olup, davacı yükleniciye fatura konusu bu işleri nerede yaptığı keşif ve bilirkişi incelemesinde tereddüt yaratmayacak şekilde ayrıntılı olarak tek tek açıklaması için verilen süreye rağmen bu konuda beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından davacının iddialarını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
Davacının kötü niyeti olduğunun ispat edilememesi nedeniyle kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 388,67-TL harçtan mahsubu ile eksin alınan 343,33-TL harcın DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 32.180,51-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafın sarf ettiği 62,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/03/2026
KATİP - ... HAKİM - ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır