Deniz yolu taşımacılığından kaynaklanan demuraj ve liman masraflarının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasında davalının pasif husumet yokluğuyla reddi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, taşıma işleri komisyoncusu konumundaki davacının, geciken deniz taşımacılığından kaynaklanan ve fiili taşıyıcıya ödediği demuraj ile liman masraflarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; yargılama neticesinde, davalının ilgili taşıma sözleşmesinde alıcı veya alt taşıtan sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla demurajdan sorumlu olmadığı ve davacının davalıya yönelik halefiyete dayalı rücu hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın hem ilk derece hem de istinaf ve temyiz incelemelerinde reddedilmesine karar verilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/2494 E.  ,  2025/7693 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1526 Esas, 2025/285 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ...'den ...'a göndericisi davalı şirket, alıcısı dava dışı ... olan aydınlatma ürünlerinin taşımasına ilişkin 08.07.2020 tarihli ... hizmeti ilişkisi kurulduğunu, yükleme ve taşıma süreçlerinin davalı ile takip edildiğini, deniz taşımasının ... tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın ...'ın ...limanına 04.08.2020 tarihinde ulaşmasına rağmen yükün alıcısı tarafından çekilmediğini, zararın artmaması için oluşan demuraj ücreti ve diğer masrafların karşılanarak emtiaların terki yoluna gidildiğini, davacının fiili taşıyıcıya ödemek zorunda kaldığı demuraj ve liman masraflarının 10.05.2021 tarihli fatura ile davalıya bildirildiğini, fatura konusu 48.041,00 USD alacağının tahsili amacıyla ... 11. İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu satım ve taşıma ilişkisinde davacının, davalıya karşı denizyoluyla taşımayı taahhüt ettiğine dair bir bilgi ya da belgenin dosyada yer almadığı, mal faturasındaki ... kaydına göre taşımının alıcının (gönderilenin) sorumluluğunda olduğu, navlun faturasının davacı tarafından ... A.Ş. adına kesildiği, yine fiili taşıyan ...Acenteliği A.Ş.'nin de davacı adına 09.07.2020 deniz ihracat navlun faturası düzenlediği, bu durumda alt taşıtanın ... A.Ş. olduğu, davalının dava konusu taşımada taşıtan veya alıcı (gönderilen) sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Uyuşmazlık, deniz taşımacılığı nedeniyle oluşan gecikmeden kaynaklı fiili taşıyana ödenen demuraj/bekleme ücreti/yurt dışı masraf bedellerinin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibinin geçerli bir takip olup olmadığı, takibin tarafı olan davalıya yönelik açılan davada adı geçenin pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, navlun sözleşmesinin tarafı olmayan davalıdan demuraj alacağının talep edilip edilmeyeceği, bu itibarla davalının icra takibine yönelik itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmakta olup, Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine hükmolunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere itirazın iptali davasında husumet, takip dosyasındaki taraflara ait olup, anılan davanın ön şartı, usulüne uygun (mesmu) takibin bulunmasıdır. Somut olayda her ne kadar pasif husumet yokluğu nedeni ile ret kararı verilmiş ise de iş bu davanın, icra takip dosyasında borçlu görünen ve takibe itiraz eden davalı aleyhine açılmış olması dolayısıyla adı geçene husumet yöneltilmesi usul ve yasaya uygundur. Buna karşılık açılan davada davalının, davaya konu malzemeleri taşıtanın dava dışı ... A.Ş. olduğunu savunarak davanın reddini istediği, davacı ... şirketince sunulan navlun faturasının da adı geçen dava dışı şirket adına kesildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşımada davalının alıcı ya da alt taşıtan sıfatlarının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıya yönelik olarak halefiyete dayalı rücu hakkının ve bu hakka dayalı takip ehliyetinin bulunmaması nedeni ile itirazın iptali davasının ön şartı olan usulüne uygun takip şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının değişik gerekçeyle ve hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Geçerli bir takip bulunmadığından davanın usulden reddine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.