Genel kredi sözleşmesinden doğan gayrinakdi alacakların depo edilmesi talebinde kefillerin sorumluluğunun, borcun belirliliği ilkesi gereği risk gerçekleşmeden önce istenemeyeceğine dair karar.
Özet: Davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, temel uyuşmazlık bankanın dava dışı asıl borçlunun müteselsil kefillerinden henüz riski gerçekleşmemiş gayrinakit alacaklar (çek depo bedeli gibi) için depo talep edip edemeyeceğiydi; Yargıtay, kefaletin belirli veya belirlenebilir bir borcu kapsaması gerektiği ve kredi sözleşmesinde gayrinakit alacakların depolanmasına dair açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin bu yöndeki kararlarını onadı, böylece kefillerin gerçekleşmemiş riskler için depo yükümlülüğü olmadığını teyit etti.
11. Hukuk Dairesi         2025/1261 E.  ,  2025/7696 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI :2022/725 Esas, 2024/1258 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı asıl borçlu ... ve San. Ltd. Şti. arasında yapılan genel kredi sözleşmelerini davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kat ihtarına rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalıların ... 17. İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın nakit alacak yönünden kabulüne, gayrinakdi alacağın depo edilmesi istemi bakımından reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kefaletin verildiği anda borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiği, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığı, kefilin yalnızca taahhüt ettiği kefalet limiti ile sınırlı olarak kendi temerrütünün hukuki sonuçlarıyla bağlı olduğu, banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermeyeceği, belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağı, bu nedenle çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu, kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankaca ödenmesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerektiği, kefalet şerhi bölümünde sözleşmeyi imzalayan kefillerin kefalet vermeyi beyan ve kabul ettikleri koşulların sayıldığı, bu bentler arasında gayri nakit alacağın deposuna ilişkin açık bir hükmün bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi ve teminat sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili, gayrinakdi alacağın ise depo edilmesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık gayrinakit alacakların depo edilmesinin davalı kefillerden talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.