Danıştay 5. Daire tarafından, 375 sayılı KHK ile FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan personelin işlemin iptali davasında istinaf ret kararının temyizen incelenerek iltisak ve irtibatının tespiti kararı.
Özet: Davacı, FETÖ/PDY ile iltisakı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebinin reddi üzerine, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi ve diğer hak ihlalleri iddialarıyla istinaf kararını temyiz etmiş; Danıştay, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki etkin pişmanlık beyanları ve teşhis işlemleri de dahil olmak üzere toplanan delilleri değerlendirerek, davacının üniversite yıllarından itibaren FETÖ/PDYnin öğrenci evleri ve "mahrem yapılanması" içinde yer aldığına, hatta örgütle bağını koparmaya çalıştıktan sonra dahi sabit hat aramalarıyla irtibatının devam ettiğine dair ceza mahkemesi tespitlerini ve davacının ikrarlarını göz önünde bulundurarak, örgütle iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varmıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/19994 E.  ,  2025/1512 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/19994
Karar No : 2025/1512
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçiçi 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bütün hak kayıplarının ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ve başka bir terör örgütüyle bir ilişkisinin olmadığı, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında, yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ...'nin, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği 17/02/2021 tarihli ek ifadesi ile gerçekleştirdiği teşhis işlemlerine konu fotoğraftan tespit tutanağı incelendiğinde; Sanık ...'nin; örgüt ile ilk temasının, üniversite sınavına hazırlık sürecinde ders çalışmak amacıyla yapının en küçük hücrelerinden olan öğrenci evlerine gitmesi ile gerçekleştiği, söz konusu evlerde ders çalışma faaliyetlerinden ziyade FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ideolojisinin aşılanmasının hedeflendiği, velev ki bu adreslerde yapıya tam aidiyet ruhunun sağlanması amacıyla örgütsel organizasyonlar düzenlendiği, sanığın katılımcı/dinleyici sıfatıyla söz konusu organizasyonlarda yer aldığı, üniversite sınavı arifesinde mahremi tarafından askeri okullara yönlendirilen sanığın Hava Kuvvetleri Astsubay Meslek Yüksek Okulu'nda eğitim almaya başladığı, askeri okul döneminde örgütün mahrem yapılanmasına askeri öğrenci sıfatıyla dahil olduğu, 17/02/2021 tarihli fotoğraftan tespit tutanağında ...açık kimliği ile teşhis ettiği askeri öğrenci ile mahrem grup yapılan sanık ...'nin örgütsel içerikli düzenli periyotlar halinde düzenlenen sohbet adı altındaki toplantılara tedbir kurallarına riayet ederek katıldığı anlaşılmıştır. Eskişehir 1. Ana Jet Üs Komutanlığına atanan sanık ...'nin mahrem görüşmelere katılmayı aksatması ve örgüt ile iltisakını kesme gayreti üzerine; mahrem yapılanmaya özgülenmiş sabit hatlardan iddianameye konu aramaların gerçekleştiği, sanığın çağrıları cevaplaması üzerine Eskişehir ilinde mahrem yapılanmada muvazzaf asker sıfatıyla kısa bir süre daha rol aldığının anlaşıldığı, 2013 yılının son çeyreğinde örgüt ile iltisakını kesmeye karar veren sanığın; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan irtibatını 2014 yılının başlarında geri dönmemek üzere sonlandırdığı, dosya arasındaki 29/05/2020 tarihli Ankesör Büfe Analiz Raporundaki kayıtların sanığın beyanları ile örtüştüğü, ayrıca gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında dosyaya eklenen sanık ile ilgili beyanlar bulunan etkin pişmanlık kapsamındaki ifadeler incelendiğinde sanığın beyanının aksinin görülmediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem yapılanmasına dahil olduğunu ve iddianameye konu sabit hat aramalarını örgütsel mahiyette olduğunu kabul eden sanık ...'nin etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları samimi ve faydalı bulunmuştur." şeklindeki ikrar niteliğindeki beyanları bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında peşin olarak yatırılan harç ve posta gideri mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.