Offshore hesabına aktarılan paranın iadesi istemli davada, ilk derece mahkemesi kararının 10 yıllık ilam zamanaşımına uğraması nedeniyle temyiz incelenmeksizin bozulması.
Özet: Banka personelinin yönlendirmesiyle off-shore hesabına yatırılan paranın iadesi istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davayı husumet ve görevsizlik nedeniyle reddetmiş; ancak davacının 2003 tarihli bu kararı 2025 yılında temyiz etmesi üzerine, üst mahkeme hükmün icra ve iflas ile borçlar kanunlarında öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine uğramış olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını bozmuş ve davacının diğer temyiz itirazlarını değerlendirmeye gerek görmemiştir.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM: Davanın reddiİlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek yatırılan paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, TMSF'ye karşı açılan davada idari yargı görevli olduğu gerekçesiyle bu davalı yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, off-shore hesabına aktarılan paranın iadesi istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe1.Temyize konu Mahkeme ilamı 2003 tarihinde verilmiş, karar davacı vekili tarafından 2025 tarihinde temyiz edilmiştir. Davalılar vekilleri tarafından verilen temyize cevap dilekçelerinde de ilamın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüştür. İlam, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (2004 sayılı İcra İflas Kanunu m. 39/1, 818 sayılı Borçlar Kanunu m.135, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156). İlam zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.:III, 6. Baskı, s. 3160). 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça bu husus vurgulanmıştır. Bu itibarla 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ilamın zamanaşımına uğradığı dikkate alınarak bir karar verilmesi için Mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.