Organik/amorf tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini karşılayarak tescilinin korunmasına ilişkin YİDK kararının iptali istemli temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı şirketin tescilli tasarımlarının kendi tasarımlarına benzer, yeni ve ayırt edici olmadığını iddia ederek YİDK kararının iptalini ve davalı tasarımlarının tescillerinin iptalini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, bilirkişi raporu ve organik formlar alanındaki geniş seçenek özgürlüğü ile bilgilenmiş kullanıcının algısı doğrultusunda, dava konusu tasarımların davacıya ait tasarımlardan farklı ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle davayı esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/43 Esas, 2025/331 KararHÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2021/... ve 4 no.lu tasarımlarının tescil başvurusuna karşı 09.09.2021 tarihinde 2016/...2 ve 2019/...sayılı tasarımlarına benzer olduğu gerekçesiyle itirazda bulunulduğunu, itirazın diğer davalı ...'in 2022/...sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, davalı şirket tasarımlarının davacıya ait 2016/...2 ve 2 ... nolu tasarımlar ile karşılaştırıldığında aralarında farklılık bulunmadığını, kullanıcının taraf tasarımlarını aynı/ayniyet derecesinde benzer olmaları ve davalı şirketin tasarımları kopyalaması nedeni ile karıştıracağını, davalının seçenek özgürlüğü geniş olmasına karşın ayniyet derecesinde benzer tasarımlar hakkında tescil talebinde bulunmasının kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek YİDK’in ... sayılı kararının iptali ile davalı tarafa ait 2021/...-3 ve 4 sıra numaralı tasarımların tescilinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayniyet derecesinde benzer olmadığını, yeni ve ayırt edici olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının bahse konu tasarımları kolayca ayırt edeceğini, kıyaslamanın bilgilenmiş kullanıcı algısı üzerinden yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf tasarımlarında en belirleyici faktör olan başlangıç geometrisi açısından üst görüşleri incelendiğinde; taraf tasarımlarının organik/amorf temel geometriye sahip oldukları, kenar sayılarının farklı olduğu, formların organik olması münasebeti ile her türlü benzerlik yönünde bir değerlendirme yapılabilse de herhangi bir ayniyetliğin söz konusu olmadığı, bununla beraber organik kontur kullanımının sektörde yaygın olduğu, bu yaygın kullanımın konturun tesisinde tasarımcıya büyük bir seçenek özgürlüğü yarattığı, dolayısıyla kontur açısından üretilecek çeşitliliğin tasarımları birbirinden farklılaştırmaya yeteceği, zira akışkan çizgiler ile üretilen organik bir form çeşitliği mümkünken, bu tasarım imkânı bir tescilinin tekeline bırakılamayacağının değerlendirildiği, dolayısıyla üretilecek herhangi organik bir form eğer ayniyet taşımıyorsa yeni olarak değerlendirilmesi gerektiği; ayırt edicilik değerlendirmesi açısından bakıldığında ise farkın öncü üründen türetmekten değil organik yaklaşımın doğasından kaynaklandığı, her organik form eğer kendisini tekrar etmiyorsa doğası gereği farklı olduğu, kaldı ki davacının mesnet tescilleri dahi kendi içlerinde farklılaştıklarından ayrı tescillere konu oldukları, konu bilgilenmiş kullanıcı açısından ele alındığında bilgilenmiş kullanıcının başta rutin bir alışverişten farklı olarak bilinçli bir şekilde organik bir tasarım arıyorsa bu tasarımlara yöneleceği, muayenesi neticesinde genel görünüm açısından kenar sayısı farklılaşması ve kenardan tabana farklılaşan eğimi tespit edebileceği, dava konusu tasarımların mesnet tasarımlar karşısında genel izlenim itibari ile farklı ve ayırt edici olduğu, 2022/T ... numaralı YİDK kararının ve dava konusu tasarımların iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcı dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre, dava konusu tasarımların mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, bilgilenmiş kullanıcıların tasarımları farklı olarak algılayacağı, mutlak yenilik incelemesinin de yapıldığı, öte yandan, davacı vekilince hukukçu bilirkişi seçiminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 266. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, bilirkişilerin görüşünün hakim için bağlayıcı olmayıp aynı Kanun'un 282. maddesi uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, tasarım tescil belgesindeki görseller üzerinden inceleme yapılmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK tasarım kararı iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.