Kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine, ecrimisil talebinin kesinlik sınırı nedeniyle reddi ve tazminat talebinin incelenmesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil talepli bir davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararının istinaf mahkemesince düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulup yine davanın kabul edilmesinin ardından, davalı idarenin temyiz başvurusunun ecrimisil bedelinin kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu kısım için reddedildiği, ancak kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat yönünden kabul edilerek, imar planında park alanı olarak ayrılan bir taşınmazın arsa vasfıyla emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin belirlenmesine yönelik bilirkişi raporunun usulüne uygunluğu ve davalı idarenin bu konudaki itirazlarının üst mahkeme tarafından değerlendirildiği bir süreç anlatılmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2024/8392 E.  ,  2025/8225 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1965 Esas, 2024/568 Karar
DAVA TARİHİ : 25.04.2022
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/175 Esas, 2023/322 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., Mahallesi 22 11... parsel sayılı taşınmazın imar planında park alanı olarak ayrıldığını, davalı idare tarafından da kamulaştırma yapılmaksızın fiilen park yeri yapılmak suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan tek bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, sundukları emsallerin değerlendirilmediğini ve bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, raporda kullanılan emsalin kamulaştırmasız el atma davalarında çıkarılacak bedellerin yüksek çıkması için daha önceden ayarlanmış bir satış olduğunu, Mahkemece resen araştırma yapılarak resen emsal seçimi yapılması gerektiğini, taşımazın bedelinin yüksek belirlendiğini, tüm bedele dava tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, emsal uygun emsal olmadığı gibi dava konusu taşınmazın değerli kabul edilmesinin de doğru olmadığını, bilirkişi seçimi nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlâl edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın taşlık ve çalılık niteliği ile 265 m² yüzölçümü ile davacı adına tam pay ile kayıtlı olduğu, ... Belediye Başkanlığının 26.04.2022 tarihli yazısına göre taşınmazın 1/1000 Uygulama İmar Planında park alanı olarak ayrıldığı, e-belediye üzerinden resen yapılan sorgulamada taşınmazın cephesinin bulunduğu sokakta 2022 yılı itibarıyla metrekare rayiç bedelinin 140,00 TL olduğu, yine emsal taşınmaz ile ilgili e-belediye üzerinden resen yapılan sorgulamada emsal taşınmazın 1/1000 uygulama imar planı kapsamında imar parseli olup imarda komut alanı olarak ayrıldığı, taşınmazın cephesinin bulunduğu sokakta 2022 yılı itibarıyla metrekare rayiç bedelinin 105,00 TL olduğu tespit edilmiş, davaya konu taşınmazın niteliği gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın vasfı arsa olarak kabul edilmek suretiyle emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, kıyaslamaya esas alınan emsalin (kıyasi emsal Antalya ili, ..., ... Mahallesi 84 03... parsel sayılı taşınmazın 11.02.2014 tarihli ve 5415 yevmiye numarası ile 15/128 pay satışı) satış tarihinin dava tarihinden önce olduğu, satışın tapuda yapıldığı ve özel amaçlı olmadığı, emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yer, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 1,12 kadar değerli olduğunun kabulü dava tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, yargılama giderlerinin davalı idareden tahsilinde, davacı yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı; ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de taşınmaza fiilen el atılmış olması gözetildiğinde, 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken karar harcına yönelik olarak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca maktu harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, kanun hükmüne aykırı şekilde içtihat oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin fiilen el atan davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
A. Davalı İdarenin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdarenin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.