11. Ceza Dairesinin, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun görevi kötüye kullanma olarak vasıflandırılarak zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve vekalet ücreti talebinin reddine ilişkin kararı.
Özet: Yargıtay, yerel mahkemece kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkum edilen sanıkların eylemini görevi kötüye kullanma olarak yeniden nitelendirerek, suç tarihi olan 19.07.2013 ile temyiz inceleme tarihi arasında dava zamanaşımının dolması nedeniyle sanıklar hakkındaki kamu davasını düşürmüştür; öte yandan, aynı dosya kapsamında beraat ettikleri suçtan dolayı müdafiinin vekalet ücreti talebi, sanıkların davadaki diğer bir suçtan mahkumiyetleri nedeniyle avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği gerekçesiyle yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve beraat hükmü onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2024/3415 E.  ,  2025/16174 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/187 E. 2016/82 K.
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, beraat hükümleri yönünden vekalet ücretiyle sınırlı temyiz edildiği gözetilerek temyiz edenin beraate ve mahkûmiyete ilişkin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanıklar müdafiinin beraat kararı verilen suç yönünden ücreti vekalet talebi ile sınırlı temyizine yönelik yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında aynı dosyada kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği eyleminden dolayı mahkumiyetlerine karar verilmesi karşısında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmeti bölünemeyeceğinden, beraat ettikleri suç yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiye hükümlerine yönelik yapılan incelemede
Her ne kadar yerel mahkemece sanıklar hakkında TCK 204/2 maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanıklara isnat edilen eylemin TCK 257/1 maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; sanıklara yüklenen "görevi kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 19.07.2013 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
15.12.2025 tarihinde karar verildi.