Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi gereği ... marka başvurusunun ... ibareli tanınmış markalarla benzerlik ve karıştırılma ihtimali nedeniyle reddi kararının iptali istemli davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının "..." ibareli marka tescil başvurusunun, davalının "..." ibaresini içeren tanınmış markalarıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasını incelemektedir; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, 35. sınıftaki ürün ve hizmetlerin örtüştüğünü, kelimenin kendisinin korunduğunu, davacının markasındaki "..." eklemesinin "..." ibaresinin yarattığı benzerliği gidermeye yeterli olmadığını ve tüketicilerin markaları karıştırma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek, kurum kararının iptali talebini reddetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/2588 E.  ,  2025/7494 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/550 Esas, 2025/472 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince 35. sınıfta tescil edilmek üzere yapılan 2020/12597 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusunun, davalı Şirketin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesi gerekçe gösterilerek yaptığı itiraz neticesinde reddedildiğini, itiraza dayanak olarak ... ... numaralı markaların gösterildiğini, oysa müvekkiline ait markanın "tıbbi bant" ürünüyken davalıya ait markanın "..." ürünü olmasından dolayı karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, taraf markalarının benzer olmadığını, müvvekkiline ait marka başvurusunun asli unsurunun ''...'' ifadesi olduğunu ve bu suretle ''...'' ifadesinin tali unsur haline geldiğini, ret kararına dayanak olarak gösterilen markaların ortak noktasının ''...'' ibaresi olduğunu ve bu ibarenin tescili istenen markanın asli unsuru olmayıp kelime içinde geçtiğini, ret kararına dayanak olarak gösterilen markalardan 35. sınıfta tescilli olanların tescili istenen marka ile aralarında mal/hizmet benzerliğinin bulunmadığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıf emtianın tamamının diğer davalının markalarında aynen yer aldığını, kelimenin yazım şeklinin değil kendisinin korunduğunu, markanın bir bütün olarak bıraktığı izlenime göre karar verilmesinin gerektiğini, marka algısının kelime unsuru üzerinde şekilleneceğini, davacı tarafından yapılan marka başvurusunda ''...'' ibaresine eklenen ''...'' ibaresinin benzerliği ortadan kaldıracak nitelikte olmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait T/... tescil numaralı ''...'' asli unsurlu markaların tanınmış olduğunu, davacıya ait tescil başvurusuna konu olan marka ile müvekkiline ait markalar arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, ''...'' ibaresini içeren markaların müvekkili Şirket ile özdeşleştiğini, müvekkili firmanın tekstil sektöründe de faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ''...'' ibaresini ticaret unvanında da uzun yıllardır kullandığını, itiraza konu markanın esaslı unsurunun ''...'' ibaresi olduğunu ve ''...'' ibaresinin "..." kelimesini tanımlamak/vurgulamak amacıyla kullanıldığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, SMK'nın 6/1 hükmünde aranan şartların somut olayda gerçekleştiği, dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıf emtianın tamamının davalının gerekçe olarak gösterdiği markalarında aynen yer aldığı, kelime markaları söz konusu olduğunda kelimenin yazım şeklinin değil, kelimenin kendisinin korunduğu, dava konusu 2020/... başvuru numaralı marka başvurusunun “...” ibaresinden oluştuğu, markanın kelime unsuru ve genel görünümü değiştirmeyen, standart, marka algısı yaratmayan bir çerçeve içerisinde "şekil" unsurundan ibaret olduğu, “...” kelimesine “...” ibaresinin eklenmesi suretiyle davacı tarafından oluşturulmuş olan “...” ibaresinin, “...” ibaresinin yarattığı benzerliği ortadan kaldıracak güçte ve nitelikte olmadığı, tüketicinin, davacının dava konusu markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ve karıştırmasının ihtimal dahilinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.