Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın hırsızlık hükmünü hukuka uygun bularak onarken, diğer suçlara ilişkin temyiz taleplerini reddetti.
Özet: İlk derece mahkemesince sanık hakkında verilen konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının kanunen temyiz yolu kapalı olduğundan bu yöndeki temyiz istemleri usulden reddedilmiş; hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise, sanık müdafiinin lehe delillerin göz ardı edildiği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık oluşturulduğu yönündeki itirazları kabul edilmeyerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının hukuka uygun olduğu tespit edilip onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/22936 E.  ,  2025/23164 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/550 E., 2022/2686 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "lehe delillerin görmezden gelindiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, suçu ispata yarar, şüpheden uzak, somut hiçbir delil bulunmadığına, yanılma payı bulunan bir teşhise dayanarak müvekkili hakkında cezai hüküm kurmanın ceza hukukunun temel ilkelerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık oluşturduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.