Sahte imza iddiasıyla başlatılan haksız ihtiyati haciz nedeniyle açılan tazminat davasında, bilirkişi raporları ışığında borç-alacak ilişkisinin incelenmesi.
Özet: Bir alacaklının, keşideci olmadığını iddia eden borçlu aleyhine, imzası inkar edilen bonoya dayanarak başlattığı ihtiyati haciz ve icra takibinin, yapılan bilirkişi incelemesiyle imzanın keşideciye ait olmadığının kesinleşmesi üzerine durdurulması sonrası, haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi zararların tazmini talebiyle açılan davada, ticari ilişkilerin incelenmesi için alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında bayilik sözleşmesi kapsamında ticari ilişki olduğu ve dava tarihi itibarıyla keşidecinin alacaklıya 23.520,78 TL borcu bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/408KARAR NO : 2026/198DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 12/05/2025KARAR TARİHİ : 26/02/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça davacı aleyhine 100.000,00 TL'lik bonoya istinaden---- Asliye Ticaret Mahkemesinin .------ kararı ile ihtiyati haciz kararı verilmiş, davalı yatırdığı teminat mukabilinde mahkemece verilen ihtiyati haciz kararını icraya koyarak ---. İcra Müdürlüğünün -----no.lu icra dosyasında kambiyo senetlerine mahsup takip yoluyla icra takibi başlatılmış, başlatılan icra takibine süresinde takibin durdurulması yönünde davacı adına itiraz edilmiş, itirazda söz konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, ----İcra Hukuk Mahkemesinin -----, sayılı dosyasıyla imza incelemesi yaptırılmış ve yapılan incelemede imzanın davacıya ait olmadığı hususu 29/12/2025 tarihi itibariyle bilirkişi raporu ile sabit hale gelmiş olup söz konusu ----- İcra Hukuk Mahkemesinin 13.02.2025 tarihli kesin kararı ile itirazın kabulüyle icra takibi durduğunu, davacının aleyhine haksız ihtiyati haciz sebebiyle uygulanan hacizler, banka hesaplarına konulan blokeler, maaşına yapılan haciz kesintileri ile maddi zarara uğramış olduğunu beyanla fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi zararın bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faiz oranı uygulanmak suretiyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin su ve içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı ile ----- için bayilik sözleşmesi akdedildiğini davacı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve borcunun da olmadığını iddia etmiş ise de; davacının davalı şirketle yürttüğü ticari ilişki kapsmaında davalıdan mal satın aldığını, davacının davalı şirkete olan borcuna istinaden senet tanzim ettiğini, davacının davalı şirketin bayisi olduğu dönemde dosyaya sunulan fatura ve irsaliyelerden görüleceği üzere davacının davalı şirkete borcunun bulunduğunu, davacı borçlunun davalı şirkete olan 66.086,20 TL borcunun tahsili amacıyla davalı şirket tarafından icra takibi başlatıldığını ancak davacının haksız itirazı ile takibin durduğunu, müvekkili şirketin haklı alacağını tahsil edemediği gibi, davacıya güvenerek kendisine teslim edilen senetteki imzanın kendisine ait olmadığının tespiti üzerinde telafisi imkansız zarara uğradığını, davacı ve davacının fiilen birlikte çalıştığı öğrenilen kardeş---- aleyhinde ---- CBS ----- soruşturma numaralı dosyasından Resmi belgede sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, haksız haczin söz konusu olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, haksız hacze dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacının haksız haciz iddiasını dayandırdığı---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine 100.000,00-TL miktarlı 11/05/2023 tanzim, 30/10/2023 vade tarihli senede dayalı olarak alınan ihtiyati haciz kararına istinaden kambiyo takibi yapıldığı, takipte işlemiş faiziyle 66.086,20-TL asıl alacağın, ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masraflarının talep edildiği görülmüştür.Taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi için SMMM bilirkişi görevlendirilmiş, bilirkişi raporunda özetle; '' Tarafların incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının 2022-2023 yıllarında 2. Sınıf işletme defteri tutan mükellef olduğu, işletme defterlerinin kural olarak “Gelir İdaresi Defter Beyan Sistemi” ne “Gelir ve Gider” olarak kayıt yapılarak takipedildiği, diğer bir deyişle; işletme defterinde cari/açık hesap takibi yapılamadığı,ödeme/tahsilat kayıtlarının izlenemediği, bu sebeple davacının davalı ile olan ticari ilişkine ait cari bakiyesinin tespit edilmediği, davacının incelenen işletme defteri kayıtlarında taraflar arasında ticari ilişki münasebetiyle davalı lehine ve davalı aleyhine düzenlenen alış/satış faturalarının kaydedilmiş olduğu görüldüğü, davacının açık hesabından 31/12/2023 tarihinde 66.086,34 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, 2024 ve 2025 yıllarında muhtelif tarihlerde -----. İcra Müdürlüğü ----. Sayılı dosya” açıklaması ile davacının icra dosyasına ödediği toplamda 42.565,56 TL’ nin davacı lehine alacak kaydedildiği, dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacıdan 23.520,78 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, ticari defterlerin incelenmesi ile taraflar arasında bayilik sözleşmesi çerçevesinde ticari ilişkinin sürdürüldüğünün anlaşıldığı, davalının ticari defter kayıtlarında davacı açık hesabından 31/12/2023 sonu itibariyle 66.086,34 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, 2024 ve 2025 yıllarında muhtelif tarihlerde icra dosyasına yapılan 42.565,56 TL tutarlı ödemeden sonra davalının alacak bakiyesinin 23.520,78 TL tutarında olduğu tespit edildiği, davacının 100.000,00 TL tutarlı senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı ve diğer hukuki hususlara ilişkin nihai değerlendirmelerin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu '' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 11/05/2023 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalı firma tarafından satışı yapılmak üzere davacı bayiye teslim edilen ürünlere ilişkin faturalar düzenlendiği, davacının imzasını içerir sözleşme ile birlikte davacıya ait vergi levhası örneğinin de davalı tarafından dosyaya sunulduğu görülmüş olup davacı tarafından sözleşmedeki yazı ve imzalara itiraz edilmemiştir. Neticeten, mahkemece taraflar arasında bayilik ilişkisi olup sözleşme ile aynı düzenleme tarihli 100.000,00-TL bedelli senedin davacı tarafından düzenlenerek davalıya teminat olarak verildiği değerlendirilmiş, bilirkişi incelemesi ile davalı firmanın cari hesapta 19/01/2024 icra takip tarihi itibari ile davacı bayiden ihtiyati haciz kararına ve icra dosyasına konu tutarda 66.086,20-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup davalının alacak talebinde haksız olmadığı kanaatine varılmış, davacının şartları oluşmayan haksız hacze dayalı tazminat davasının reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.