Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin, icra takibinde taraf sıfatı bulunmayan davacının açtığı menfi tespit davasını aktif husumet yokluğundan reddeden gerekçeli kararı.
Özet: Davacı bir şirketin, icra takibinin tarafı olmadığını ve borçlu olmadığını iddia ederek açtığı menfi tespit davası, icra takibinde asıl borçlu sıfatına sahip olmaması sebebiyle aktif husumet ehliyetinden yoksun olduğu gerekçesiyle usulden reddedilmiştir; zira ilgili Yargıtay içtihatları ve İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açma hakkı münhasıran takip borçlusuna aittir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/113 Esas - 2026/138

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/113 Esas
KARAR NO : 2026/138
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
DAVALI : ...
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 02/02/2026
KARAR TARİHİ : 24/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı şirketin, bu borç ilişkisinin tarafı olmadığını, buna rağmen davalı, icra dosyasında davacı şirketi borçlu göstererek ve/veya şirket varlıklarını hedef alarak hukuka aykırı şekilde takibi sürdürdüğünü belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; davacı şirket tarafından icra takibinden sonra davalıya borçlu olunmadığının tespitine ilişkin açılan menfi tespit davasıdır.
Uyuşmazlık; davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dava dilekçesi dayanağı Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 20219/8993 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... , borçlularının ... ve ... oldukları, Kredi taahhütnamesi / şözleşmesi, ihtarname, hesap özeti alacağından kaynaklanan 334.044,08-TL asıl alacak ve işleyen faizi üzerinden takip başlatıldığı, davacı tarafın ise istihkak iddiası sahibi sıfatı ile takip dosyasına eklendiği anlaşıldı.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
İİK'nın 72/1. Maddesi, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." hükmünü içermektedir.
Taraf sıfatı, dava konusu hak ile kişiler arasındaki hukuki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisi olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise o hakkın yükümlüsünü anlatır. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin, kime karşı bu hukuki korunma isteniyor ise o kişi veya kişilere karşı açılması gerekir. Taraf sıfatı maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bir def'i değil itiraz olduğundan taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi ileri sürülmemiş olsa dahi mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay'ca kendiliğinden gözetilir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12.10.2016 gün 2016/4130 Esas, 2016/4227 Karar sayılı ilamı ve benzer içtihatları).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/12/2025 Tarih 2025/1989 Esas, 2025/7582 Karar sayılı ilamında "... İİK'nın 72. maddesi düzenlemesinde getirilen menfi tespit davası açma hakkının sadece takip borçlusuna tanınmış olduğundan davacının takip borçlusu olmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. .." denilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Somut olayda, davaya konu icra takibi dava dışı takip borçluları ... ve ... aleyhine başlatıldığı ve davaya konu icra takibinde taraf olarak davacının yer almadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın, takip talepnamesinde taraf olarak yer almadığı, dolayısıyla da yukarıda anılı Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere İİK'nın 72. maddesi düzenlemesinde getirilen menfi tespit davası açma hakkının sadece takip borçlusuna tanınmış olduğundan davacının takip borçlusu olmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı ve dolayısıyla eldeki bu menfi tespit davası açısından aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olup işbu nedenle bu davacı hakkında husumet yokluğu nedeniyle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davacının açmış olduğu davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 837,92-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md gereği taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/02/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza