İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacaklarına ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında bilirkişi raporuyla borcun tespitine dair yargılama süreci.
Özet: Otel işleten davacının, konaklama aracılık hizmeti veren davalıya kestiği hizmet faturalarından kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin bu dava, davacının müvekkiline ait işletmeye yönlendirdiği müşterilerin konaklama hizmeti bedellerinin ödenmemesi üzerine açılmış olup, davalının komisyon alacaklarıyla takas-mahsup talebinde bulunmasına karşın, bilirkişi raporuyla davalının davacıya icra takip tarihi itibarıyla net 50.733,87 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:2025/329 EsasKARAR NO :2026/172DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:13/05/2025KARAR TARİHİ:11/03/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un şahıs şirketi sahibi olup ... adlı işletmenin sahibi olduğunu, davalı şirketin ise konaklama konusunda aracılık hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkili ile olan anlaşması doğrultusunda müvekkilinin işletmesine kendi müşterilerini yönlendirdiği, konaklama hizmeti almalarını sağladığını, müvekkilinin de aralarındaki anlaşmaya istinaden 16.01.2025 tarihli 44.049,83 TL tutarlı ... Nolu fatura ile 13.03.2025 tarihli 8870,00 TL tutarlı ... nolu faturayı kestiğini, ancak işbu fatura bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmediğini, bunun üzerine .... İcra Dairesi'nin 2025/... E. Sayılı icra takibi ikame edildiğini, borçlu yanca işbu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gider ve masraflarının karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını reddettiklerini, müvekkili şirketin, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan ''... Hotel'' isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştıklarını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmadığını ve muaccel bir borç da bulunmadığını, ayrıca, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları bulunduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talebimiz bulunduğunu beyanla, davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:.... İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosya örneği, arabuluculuk son tutanak örneği, sözleşme örneği, fatura örneklerinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Vergi Dairelerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizin 05/11/2025 tarihli celsesinin 8 nolu ara kararı gereğince SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 16/02/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "İncelenen davacı şirkete ait 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2025 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2025 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,İncelenen davalı şirkete ait 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal sinde onaylandığı ve davalı şirketin 2025 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2025 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,Davacı ...'un düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 27/03/2025 tarihi itibariyle davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'den 52.596,08-TL alacağının bulunduğu, Davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'nin tarafına düzenlenen faturalardan bir önceki yıldan devir eden 1.862,22-TL tutarındaki alacak bakiyesini tenzil etmesinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 27/03/2025 tarihi itibariyle davacı ...'a 50.733,87-TL borcunun bulunduğu,Tarafların 2024 yılından devir eden bakiyelerinin cari hesap farklılığına neden olduğu,Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. GEREKÇE:Dava; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosya örneğinin tetkikinden; alacaklı ... tarafından borçlu ... TİCARET VE TURİZM A.Ş. aleyhine 52.919,83 TL fatura alacağı + 2.103,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.022,99 TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 28/03/2025 tarihli dilekçesi ile takibe, borca ve faize itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, faturaların ödenmemesinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde davacı ve davalı şirkete ait 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve 2025 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğundan, ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; davacı ...'un düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 27/03/2025 tarihi itibariyle davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'den 52.596,08-TL alacağının bulunduğu; davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'nin tarafına düzenlenen faturalardan bir önceki yıldan devir eden 1.862,22-TL tutarındaki alacak bakiyesini tenzil etmesinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 27/03/2025 tarihi itibariyle davacı ...'a 50.733,87-TL borcunun bulunduğu; tarafların 2024 yılından devir eden bakiyelerinin cari hesap farklılığına neden olduğu bilirkişi raporu ile sabittir. Davacı taraf icra takibinde işlemiş faiz de talep etmiş olup; davacı taraf alacağını tahsil etmek için davalı tarafa takip tarihine kadar herhangi bir ihtarname göndermemiştir. Diğer yandan süresinde ödenmeyen alacaklarla ilgili olarak faiz talep edileceği konusunda taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme maddesi veya taraflar arasında bu konuda oluşmuş bir teamül de bulunmamaktadır. Davacı tarafın davalı tarafı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge de sunmamış olduğu, somut olayda davacı tarafın takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmış olup, itirazın iptali davaları icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olmakla (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/3125 Esas 2018/6553 Karar ve İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2018/604 Esas 2020/217 Karar sayılı emsal kararları) taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının davasında kısmen haklı olduğu, davalının takibe ve borca itirazının kısmen haksız olduğu kanaatine varılmakla; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 52.596,08-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gereği yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2025/8470 sayılı dosyasından arabulucuya 4.600,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı, tarafların arabuluculuk ilk oturumuna katıldığı ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 52.596,08-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gereği yasal faiz uygulanmasına,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.592,83-TL karar ve ilam harcıdan, peşin yatırılan 939,66-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.653,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul olunan miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 2.426,91-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 10.277,56-TL yargılama giderinin 9.824,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 587,50-TLyargılama giderinin 25,92-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,10-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 4.397,10-TL'sinin davalıdan; 202,90-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/03/2026Katip ... ¸e-imza Hakim ...¸e-imza YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI 615,40 TL BAŞVURMA HARCI 939,66 TL PEŞİN HARÇ 939,66 TL PEŞİN HARÇ +2.653,17 TL EKSİK HARÇ 87,50 TL VEKALET HARCI 3.592,83 TL KARAR VE İLAM HARCI 135,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ + 8.500,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 10.277,56 TL TOPLAM