Organize sanayi bölgesindeki taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, arsa vasfıyla belirlenen bedele yapılan itirazların istinafta reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Sakaryada bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi kamulaştırma talebini kabul ederek bedel tespiti ve tescile hükmetmiş; bu karara karşı hem kamulaştırmayı yapan idare, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesiyle bedelin fahişleştiği gerekçesiyle, hem de taşınmaz sahipleri, bedelin gerçek değerinden düşük olduğu, emsal karşılaştırmalarının hatalı yapıldığı ve enflasyonist koşulların dikkate alınmadığı iddialarıyla istinaf yoluna başvurmuştur; ancak bölge adliye mahkemesi, taşınmazın organize sanayi bölgesi planında yer alması sebebiyle arsa vasfında kabul edilerek belirlenen bedelde bir isabetsizlik görmeyerek tüm istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1349 Esas, 2025/697 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/167 Esas, 2023/165 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili, davalılar ... vd. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, Kargalıhanbaba Mahallesi, Kavlan kırı mevkii, 13 05... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili, bir kısım davalılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyonu tarafından davalı tarafa teklif edilen bedel ile bilirkişilerce tespit edilen bedel arasında ciddi fark olduğunu, dava konusu taşınmazın tarla vasfında iken yerel mahkemece arsa vasfında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu durumun bedelin fahiş olmasına sebep olduğunu, araçla girmenin zor olduğu taşınmazın yol, su, elektrik ve diğer belediye hizmetlerinden yararlandığının gerçekle başlamadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalılar ... vd. vekili asıl ve ek istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu bedel yönünden de oldukça eksik tespite dayalı olduğunu, bilirkişiler tarafından müvekkiline ait taşınmaza değer katacak hususların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bunların açıkça belirtilmemesinin taşınmazın değerine etki ettiğini, verdikleri emsalin neden dikkate alınmadığına dair hiçbir gerekçe gösterilmediğini, müvekkile ait taşınmazın belirlenen değerinin gerçek değerinden çok uzak olup belirlenen miktarın kabulünün müvekkilini mağdur edeceğini, kamulaştırma işlemi dolayısı ile içinde bulunduğumuz enflasyonist dönem itibarıyla kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal olarak bildirdikleri taşınmazlar dikkate alınmadan bilirkişi raporu tanzim edildiğini, hükme esas alınan emsal taşınmazın gerekli kriterlere sahip olmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedele hükmedildiğini, hatalı özel satış değerlendirilmesi yapıldığını, dava tarihine yakın sunmuş oldukları emsallerin değerlendirme dışı bırakılmasının hak kaybına sebep olduğunu, emsal taşınmazdaki irtifak değer düşüklüğü oranının kabul edilebilir olmadığını, bilirkişi ek raporu ve karşılaştırma tablosundaki oranların müvekkili aleyhine değiştirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davaya konu taşınmazın dava tarihinden önce Organize Sanayi Bölgesi alanında kaldığını, raporda ağaç bedelinin eksik hesaplandığını, bedel tespit edilirken mevcut enflasyon durumunun göz ardı edilmesinin müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan;“İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalılar ... vd. vekilince yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O YYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.Bu nedenle somut olayda; bir kısım davalı tarafın, Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılardan ... vd. vekillerinin “faize” ilişkin temyiz talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, adı geçen davalılar yönünden; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 3 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme”sine, adı geçen davalılar yönüyle açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 09.12.2025