Kısıtlı muris tarafından düzenlenen vasiyetnamenin iptali talepli davada vasinin izinsiz eylemleri ve hak düşürücü süre itirazının temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, murislerinin kısıtlı olduğu dönemde yapılan vasiyetnamenin, vasinin vesayet makamından izin almaksızın vasiyetnameye itiraz etmemesi ve murisin ayırt etme gücünün bulunmaması gibi gerekçelerle iptalini talep etmiş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, vasinin vasiyetnamenin okunması sırasında itirazda bulunmaması ve murisin vefatına kadar dava açılmaması nedeniyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar vermiştir, davacılar ise temyiz dilekçelerinde vasinin izinsiz işleminin yok hükmünde olduğunu ve davanın süresinde açıldığını savunarak hükmün bozulmasını istemektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2192 E., 2024/2098 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/289 E., 2023/646 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan ....’ın sağlığında kısıtlı olduğunu, adı geçen murise vasi olarak müvekillerinden ...’ın atandığını, murisin kardeşi olan ...’nin 22.11.2018 tarihinde öldüğünü, mirasçılarından birinin muris .... olduğunu, ...’nin 30.07.2012 tarihli vasiyetnamesi ile davalılara mal bıraktığını, ancak 04.04.2018 tarihli ve 2083 sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile önceki vasiyetnamesinden döndüğünü, daha sonra 04.04.2018 tarihli ve 2084 sayılı düzenleme şeklinde vasiyetname yaptığını, bu vasiyetnamenin açılması aşamasında vasi tarafından vasiyetnameye itiraz edilmemişse de vesayet makamından yetkinin alınmadığını, muris ...’nin düzenleme tarihinde ayırt etme gücünün bulunmadığını, yaşı itibariyle okuma ve görme zorluğu çektiğini, devlet hastanesinden rapor alınmadığını ve şekil şartlarına riayet edilmediğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içinde açılmadığını, davanın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, vesayet makamından iznin alınmasının gerekli olmadığını ve davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.2. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davanın açılmasına yönelik hak düşürücü sürenin geçtiğini, vasiyetnamenin iptaline ilişkin koşulların oluşmadığını, vasiyetnamenin açılması dosyasında vasiye usulüne uygun olarak tebligatın yapılmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli ve 2023/289 Esas, 2023/646 Karar sayılı kararında; "...davaya konu... Noterliğince tanzim edilen 04.04.2018 tarihli ve 2084 yevmiye numaralı vasiyetnamenin davacılar murisi vasisine Ordu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/3 talimat sayılı dosyasına yönelik yapılan 26.02.2019 tarihli talimat duruşmasında okunduğu ve vasinin aynı celsede okunan vasiyetnameye karşı bir itirazının olmadığını beyan ettiği, vasiyetnamenin okunmasına ilişkin kararın 22.04.2019 tarihinde kesinleştiği, davacıların murisinin 24.08.2022 tarihinde vefat ettiği, murisin vefat tarihine kadar dava açmadığı ve bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile katılma yoluyla davalılardan ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/2192 Esas, 2024/2098 Karar sayılı kararında; "...Mahkemece deliller değerlendirilerek yazılı gerekçe ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin görülmediği, vasiyetnamenin iptali davasında ayna taalluk eden bir ihtilafın mevcut olmadığı, buna bağlı olarak da yalnızca vasiyetnamenin geçerliliğinin tespitine yönelik olarak açılan davada verilecek kararın eda isteğini içermediği gözetilerek maktu harca tabi olduğunun kabulünün icap ettiği, bu durumda mahkemece davanın reddi nedeniyle davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken gösterilen dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine; davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmek suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kısıtlı aleyhine yapılacak her türlü işlem için vasi tarafından ilgili makamdan izin alınmasının kanun emri olduğunu,2. Buna aykırı işlemlerin yok hükmünde olduğunu,3. Vasinin yetkisi olmadığı halde vasiyetnamenin açılması dosyasında onun vasiyetnameye itiraz etmediğini,4. Ayrıca geçerli bir vasiyetnamenin bulunmadığını,5. Davanın süresi içinde açıldığını,6. Zira vasiyetnamenin üzerinden on yıl geçmeksizin davanın açıldığını,7. Murisin ölümü tarihi itibariyle değerlendirmenin yapılmasının gerektiğini,8. Davanın reddine yönelik verilen kararın doğru olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.