3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosundan kaynaklanan yüzölçüm eksikliği davasında husumet yokluğu nedeniyle usulden ret kararının onanması.
Özet: Uygulama kadastrosu sonucunda taşınmazının yüzölçümünün eksik belirlendiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın esastan reddine karar vermiş; ancak istinaf mahkemesi, uygulama kadastrosuna itiraz davalarının çekişmeli yargı niteliğinde olması ve yüzölçümü artan taşınmaz maliklerine veya Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilmesi gerekirken eksik husumetle açıldığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak davayı usulden reddetmiştir. Yüksek Mahkeme ise, bölge adliye mahkemesinin uygulama kadastrosuna itiraz davalarında doğru husumetin sağlanması gerektiği yönündeki usul ve kanuna uygun gerekçesini onamıştır.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1317 E., 2025/962 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Pasinler Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2016/423 E., 2018/11 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Erzurum ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 4 51... parsel sayılı 51.924,47 m² yüzölçümündeki taşınmaz 3 47... parsel numarasıyla ve 50.184,99 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait eski 4 51... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDava ... açılmıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " fen bilirkişisi raporuna göre, tesis kadastrosu ve yenileme kadastrosu sınırları birbiriyle çakıştırıldığında krokide (B) ve (A) harfleri ile gösterilen alanlarda değişiklik olduğu, (B) harfi ile gösterilen alanın dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan derede kalması nedeniyle derenin sabit sınır kabul edilerek yeni bir sınır belirlendiği, (A) harfi ile gösterilen alanda ise yola genişleme olduğu ve bu nedenle doğal şekilde taşınmazın sınırının değiştiği, bunun dışındaki alanlarda her iki kadastro sınırlarının birbiriyle örtüştüğü, taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın (A) ve (B) harfli alanlarındaki dere ve yolun sabit sınır kabul edilmesinden kaynaklandığı, bu halde yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine uygun olduğu," gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava; uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, bu tür davalarda husumetin, yapılan tespit sonucunda, itiraz edenin taşınmazları aleyhine yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerekir. Ancak, uygulama kadastrosu sonucunda lehine sınır değişikliği yapılan veya yüzölçümü artan taşınmaz veya taşınmazların bulunmaması halinde ise Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek de dava açılabilir. Kaldı ki; çekişmesiz yargı işleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 382. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları bu sayılan davalar arasında da bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı ... vekili tarafından, ... adına kayıtlı 3 47... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sonucunda azaldığı iddiasıyla "..." olarak dava açılmıştır. Açılan davanın niteliğine göre uyuşmazlığın çözümünün çekişmeli yargı ile giderilmesi ve lehine yüzölçüm artışı yapılan veya ortak sınırı değiştirilen taşınmaz/taşınmazlar malik/malikleri ya da Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilerek açılması gerekirken ... açılması doğru değildir. Şu halde; davanın husumet yokluğundan reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde esastan reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır." gerekçeleriyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosuna itiraz davasının ... olarak açılıp açılamayacağına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.