6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescili talebinde, idari işlemin iptali davası açılmadan adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın temyizen onanması.
Özet: Davacının, 1992 yılında satın aldığını ve fiilen kullandığını iddia ettiği, 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılmış bir taşınmazın, sonrasında 6292 sayılı Kanun uyarınca başka kişiler adına satış yoluyla tescil edilmesi üzerine açtığı tapu kaydına şerh verilmesi veya tescil/iptal talepli davası; ilk derece mahkemesi ve istinaf tarafından, mülkiyeti oluşturan idari satış işleminin iptali yoluna gidilmedikçe adli yargıda görülemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiş ve bu ret kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/5789 E.  ,  2025/7528 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2175 E., 2025/619 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/568 E., 2021/539 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ..... ilçesi..... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 72... parsel sayılı 1.165,58 metrekare yüzölçümünde taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve işbu taşınmaz bahçe olarak 12 yıldan beri ... oğlu...'nün fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek, bahçe vasfıyla ... adına tespit ve tescil edildikten sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve ... Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında 22.12.2016 tarihinde muhtelif kişilere ve 02.03.2017 tarihinde de ... üzerinde kalan payın ...'a satışı yapılmış, satış ile malik olan muhtelif paydaşlar tarafından sonrasında tapuda devirler yapılmak suretiyle aktif kayıtlara göre taşınmaz müştereken muhtelif paylarla dava dışı ..., , ... ve ... adlarına tapuya kaydedilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 04.06.1992 tarihinde ... adlı şahıstan satın aldığı ve taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine adına şerh verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20214/420 Esas sayılı dosyasıyla 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle ... adına tescil edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacının eldeki davayı 6292 sayılı kanun uyarınca yapılan satış işleminden önce açtığı, ancak yargılama sırasında dahili davalıların murisi ...adına ..... 2. Kadastro Mahkemesi'nin 2013/ 26... 1 58... .10.2015 kesinleşme tarihli ilamıyla fiili kullanıcı olarak tespitine karar verildiği ve akabinde dahili davalılara satışın gerçekleştiği, mülkiyet 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağı," gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " dava tarihi itibari ile 5 parsel sayılı taşınmaz her ne kadar ... adına kayıtlı ise de, yargılama sırasında 6292 sayılı Kanun gereğince satışının yapıldığı, buna göre oluşan tapu kaydına ilişkin idarenin işlemi iptal edilmeden adli yargı yerinde bu davanın görülmesinin mümkün olmadığı," gerekçeleriyle davacı ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı davacı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 1992 yılında satış senedi ile aldığını, imar ve ihya ederek satın aldığı tarihten bu yana fiilen kullandığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan alınan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.