6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın kadastro tespiti, fiili zilyetlik ve kullanım iddiasıyla açılan tescil davalarının incelendiği Yargıtay kararı.
Özet: Zonguldakta 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak tarla vasfıyla tespit edilen bir taşınmazın kadastro tespiti ve fiili zilyetliği üzerinde çıkan uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde taşınmazın bir kısmının davacı tarafından fiilen kullanıldığını, kalanının ise davalıya ait olduğunu belirterek mevcut kadastro tespitini iptal edip, fiili zilyetliği kanıtlanan 107,58 metrekarelik kısmı davacı adına tescil etmiş, kalan 1510,97 metrekareyi ise davalı adına tescil ederek karar vermiş, bölge adliye mahkemesi de davalının taşınmazın davacıya tescil edilen küçük bölümündeki fiili kullanım iddiasını ispatlayamadığını tespit ederek yargılamaya devam etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/5497 E.  ,  2025/7527 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1949 E., 2025/1165 K..
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ. Ereğli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/41 E., 2023/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, Zonguldak ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan, 8 30... parsel sayılı 1.618,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1980 tarihinden beri ... oğlu ...'un kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
2. Asıl dosya davacısı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı adına tespit edildiğini ancak kendisine ait alanın olduğunu ve davalı ile kendisine ait araziyi avlanın ayırdığını belirterek, davalı adına tespitin iptali ile kendisine ait kısmın dava konusu taşınmazdan ayrılarak kendi adına yazılmasını talep etmiştir.
3. Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda ... adına yapılan tespitin hatalı olduğunu, davalı tarafın taşınmazda kullanımının olmadığını, taşınmazın kadimden beri yayla olduğunu belirterek, davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin yasal hısım olduğunu, dava konusu taşınmazın .... yaylası olarak bilindiğini, davacı tarafın iddiasının asılsız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Asıl dosyada davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu taşınmazda zilyetliğinin olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
3. Birleşen dosyada davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın dedesinden babasına babasından kendisine kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "Kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanan kişiler olduğu, keşif mahallinde alınan beyanlardan davacı ...'un kadastro çalışmaları yapılmasından önce (A) harfi ile gösterilen kısmı kullanmaya başladığının sabit olduğu, davacı vekili dava konusu taşınmazın 2001 yılına ait fotoğrafını dosyaya sunmuş ise de fotoğrafta görünen evin kadastro tespiti esnasında mevcut olmadığının sabit olduğu, davalı ...'un dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, 25.05.2023 havale tarihli ziraat bilirkişisinin sunmuş olduğu raporda taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığı, doğada kendiliğinden yetişen bitkilerin olduğu bu nedenle imar ve ihya ile özel mülkiyete konu olabilecek tarım arazilerinden olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, bilirkişi raporunda bulunan taşınmazın genel görünümünü içeren fotoğrafların, mahalli bilirkişi ve tutanak tanıklarının beyanlarını destekler nitelikte olduğu, davalı ...'un ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı" gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 23.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 107,58 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası verilerek, kadastro tespitindeki niteliği ile ... adına tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "1-İş bu taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. 2-İş bu taşınmaz ... kullanımındadır." şerhinin eklenmesine, kalan 1.510,97 metrekare yüzölçümünde kadastro tespitindeki niteliği ile ... adına tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "1-İş bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır." şerhinin eklenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı ... vekili, asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "Davalının dava konusu taşınmazda 23.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 107,58 metrekarelik kısmının kendi fiili kullanımında olduğunu ispatlayamadığı, davacı tarafın dava konusu taşınmazda 23.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 107,58 metrekarelik kısmını tel çevirmek ve ekmek suretityle tespit tarihi ve öncesi itibariyle ekonomik amaca uygun şekilde asli zilyet olarak fiilen kullandığı, dava tarihinden önce 26.04.2012 tarihli 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve ... Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu'nun (6292 sayılı Kanun) 9. maddesinin 2. bendi ile somut olayda davacı ..., 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra 20.06.2023 tarihinde, taşınmazın davalının kullanımında bulunmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin terkini istemiyle iş bu davayı açtığı" gerekçesiyle dava konusu taşınmazda 23.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 107,58 metrekarelik kısma ilişkin yaptıkları istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazda 23.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 107,58 metrekarelik kısımdan geriye kalan kısma ilişkin yaptığı istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın 6292 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 23.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 107,58 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası verilerek, kadastro tespitindeki niteliği ile ... adına tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "1-İş bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. 2-İş bu taşınmaz ... kullanımındadır." şerhinin eklenmesine, kalan 1.510,97 metrekare yüzölçümünde kadastro tespitindeki niteliği ile beyanlar hanesinde yazılı şerhler aynen korunmak suretiyle tespit gibi ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun süredir yayla olduğunu, ... Yaylası olarak bilindiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi