İmar planında kamuya ayrılan ve uzun süre kamulaştırılmayan taşınmazda idarenin pasifliğinin mülkiyet hakkının özüne dokunan kamulaştırmasız el atma olarak kabulü.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, imar planında ortaokul alanı olarak ayrılan taşınmazına uzun yıllar boyunca idarece fiilen el atılmadığı halde kamulaştırma yapılmayarak mülkiyet hakkına müdahale edildiğini iddia eden davacının talebi, ilk derece mahkemesi ve istinaf tarafından kabul edilmiş olup, bölge adliye mahkemesi kararında, idarenin pasif ve suskun kalarak ve işlem tesis etmeyerek taşınmaza müdahale ettiğinin, bunun kamulaştırmasız el koyma olgusu sayılması gerektiğinin ve mülkiyetin bedele çevrilmesinin talep edilebileceğinin hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin temyiz talebi reddedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5445 E.  ,  2025/16177 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2250 Esas, 2025/876 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/610 Esas, 2024/362 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, ..., .. Mahallesi 253 13... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın imar planında ortaokul alanı olarak ayrılan alanda kaldığını, taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idaren tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili bakanlığa ait herhangi bir tesis bulunmadığını, idari yargının görevli olduğunu, bu nedenle kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, okul arsasındaki şahıs hisselerinin kamulaştırma işlemine henüz başlanılmadığını, kamulaştırma işlemlerinin il genelinde, öğrenci yoğunluğu ve aciliyet sırası göz önünde bulundurularak yapıldığını, okul alanındaki şahıs hisselerinin kamulaştırılmasına ileriki yıllarda yeterli ödenek temin edildiğinde başlanacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendilerine husumet düşmediğini, davacının mülkiyet hakkının kısıtlanmadığını, mahkemece incelemenin eksik yapıldığını, bilirkişi raporunun yetersiz ve bedelin fazla olduğunu, faizde ıslah tarihinin gözetilmediğini, vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu .. ili, ..., .. Mahallesi 253 13... parsel taşınmazın .. Belediye Meclisinin 21.12.1988 tarihli ve 510 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli “.. Mahallesi Islah İmar Planı Değişikliği" ile kullanım alanının ortaokul olarak belirlendiği, taşınmaz üzerinde davacı veya davalı kuruma ait herhangi bir yapı veya müştemilat bulunmadığı, taşınmaza fiilen el atılmamış olduğu anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip, davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile Hazine adına tesciline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Ocak 2021 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 6.500,00 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2022/668 Esas sayılı ilamı ile Nisan 2022 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 15.900,00 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2023/1272 Esas sayılı ilamı ile uygun bulunduğu ve yakın yerlere biçilen Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen birim bedellerin de bilirkişi kurulunca değerlendirildiği ve bunlarla uyumlu olarak değer belirlendiği dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri etmiş, ayrıca 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre belediyelerce imar planlarıyla oluşturulan eğitim alanlarının bakanlıklarının bilgisi dışında ayrıldığını, kendilerine husumet düşmediğini, imar planlarının uygulanmasından belediyelerin sorumlu olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline ve dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafının kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Hukuken el atılan dava konusu taşınmaza davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; vekâlet ücretine ilişkin (7) numaralı bendinde yer alan "85.520,00 TL" ibaresinin çıkarılması, yerine “ 17.900,00 TL ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.