Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içine alınması nedeniyle 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca tazminat istemli davanın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, paylı maliki olduğu taşınmazın orman tahdidiyle tapu kaydının iptal edilip Hazine adına orman olarak tescil edilmesi sonucu uğradığı zararın Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi gereğince tazminini talep etmiş; davalı Hazine, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan bir zararın ve nedensellik bağının bulunmadığını savunsa da, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bu karar bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddiyle onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/8401 E.  ,  2025/16176 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/361 Esas, 2024/868 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/349 Esas, 2023/533 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın, davalı Orman Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 111 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin paylı malik olduğunu, Orman Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırılmak ve orman sınırları içine alınmak suretiyle ormanlık alan haline getirildiğini, Orman Yönetimi tarafından acılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/590 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararıyla 111 parselin tapu kaydının iptaline orman niteliği ile ... adına tapuya tesciline karar verildiğini, anılan kararın müvekkili yönünden 08.09.2022 tarihinde kesinleştiğini, zararın oluştuğunu ileri sürerek hesaplanacak tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davalarda devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumlu olabilmesi için aranan şartların; tapu sicilinin tutulması sırasında hukuka aykırı fiil dolayısıyla bir zarara neden olunması olduğunu, oluşan zararda devletin sorumluluğunun gündeme gelmesi için ilk şartın tapu görevlisinin tapu sicilini tutma fiilinde bulunması, ikinci şartın tapu sicilinin tutulmasında hukuka aykırılık olması, üçüncü şartın maddi zarar oluşması gerekmekte olduğunu, son şartın ise meydana gelen zarar ile tapu sicilinin tutulması arasında nedensellik bağının olması olduğunu, yani tapu sicilinin tutulmasında meydana gelen yolsuzluk ile tazmini istenen zarar arasında bir neden-sonuç ilişkisinin olması gerektiğini, ayrıca Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/590 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararında da görüleceği üzere; davacı yanın oluşan zararında, tapu sicilinin tutulmasında meydana gelen işlem ile tazmini istenen zarar arasında bir neden-sonuç ilişkisi bulunmadığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesindeki koşulların oluşmadığını, taşınmazın değerinin yüksek tespit edildiğini, taşınmaza yakın bölgelerden ve satış tarihine yakın zamanda satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışların emsal olarak alınıp incelenmesi gerekirken bilirkişi kurulunun bu verilere göre hesaplama yapmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1950 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 111 parsel sayılı 53.250,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile .. .. .. adına tespit edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleşmekle tespit gibi tapuya tescil edildiği, daha sonra imar uygulamasıyla 9.296 m² yüzölçümlü kısmının düzenleme ortaklık payı olarak kesildiği, 18.124,00 m² yüzölçümlü kısmının 342 96... , 342 99... , 342 92... , 342 93... , 342 94... parsellere gittiği, imar uygulamasına tabi tutulmayan kısmının 111 parsel numarasıyla 25.830,00 m² yüzölçümüyle tarla niteliği ile davacı ve dava dışı ortakları adlarına paylı mülkiyet ile tapuda kayıtlı olduğu, davacının 1000/53250 payını 18.03.1999 tarihinde satın aldığı, tapu kaydının beyanlar hanesinde ve resmi satış senedinde 01.08.2003 tarihli ve 924 yevmiye numarasıyla “orman sınırlamasına itiraz davası açılmıştır” yönünde şerhin konulduğu, yine “orman sınırları içinde kaldığına” dair şerhin 09.05.2018 tarihinde konulduğu, davacının 10.09.2022 tarihinde istinaf incelemesine konu davayı açtığı, Orman Yönetimi vekili tarafından 111 parselin orman tahdidi içinde kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemiyle Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/590 Esas sayılı davanın açıldığı, bir kısım tapu malikleri tarafından tazminat istemiyle karşı ve birleştirilen davaların açıldığı, Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/590 Esas, 2022/13 Karar sayılı ilamla 111 parselin tapu kaydının iptaline orman niteliği ile ... adına tapuya tesciline, Orman Yönetimi taraf gösterildiğinden karşı ve birleştirilen davaların husumet yokluğu yönünden reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, dava dosyasının henüz Dairelerine gelmediği, somut olayda; orman ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/590 Esas, 2022/13 Karar sayılı ilamıyla çekişmeli taşınmazın tamamının 28.01.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidinde Hisartepe Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı tespit Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2020/6501 Esas, 2021/7100 Karar, 17.05.2021 tarihli ve 2020/7061 Esas, 2021/6983 Karar, 2021/5070 Esas, 2022/2169 Karar sayılı vb içtihatları karşısında eldeki davada Hazinenin taraf sıfatının bulunduğu ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olduğu anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğundan davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; taşınmazın 1952 yılında tapulamadan tescil edildiği, davacının hissesini 18.03.1999 da satın aldığı, dava konusu taşınmazın, 19 89... yılları arasında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında .. Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, orman kadastrosunun askı ilanının 28.01.1991 tarihinde yapıldığı, taşınmazın orman olarak ... adına tesciline ilişkin davanın halihazırda derdest olduğu ve kesinleşmediği, eldeki davanın 10.09.2022 tarihinde açıldığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydında; 01.08.2003 tarihli ve 924 yevmiye numarasıyla “orman sınırlamasına itiraz davası açılmıştır” yönünde beyan şerhinin bulunduğu, tapu kaydında yine satın alma tarihinden sonra “orman sınırları içinde kaldığına” dair şerhin de 09.05.2018 tarihinde konulduğu anlaşılmıştır.
3. Arsa niteliğindeki taşınmaz emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın tespit edilen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.