Orman Kanununun 2/b maddesi gereği yapılan kadastro tespitlerinin iptali ve eski tapu kayıtlarına istinaden taşınmaz tescili taleplerinin temyizen incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/b maddesi kapsamında orman dışına çıkarılmış ancak davacılar tarafından kendilerine ait olduğu iddia edilen taşınmazların tescili talebiyle açılan bir davayı konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, kesinleşen kadastro tespitleri nedeniyle bir kısım konular için görevsizlik kararı vermesinin ardından, davacıların iddialarını haklı bularak dava konusu parsellerin belirli kısımlarını davacılar adına tescil etmiştir; ancak bu karar, davalıların temyizi üzerine Yargıtay tarafından, taşınmazların 1964 yılındaki orman kadastrosu ve müteakip 2/b uygulamaları dikkate alınarak bozulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2024/3608 E.  ,  2025/7512 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/198 E., 2022/465 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede, dava tarihinden önce ilk olarak 1964 yılında 6831 sayılı Orman Kanun'u (6831 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, 1989 yılında ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunduğu, tesis kadastrosu çalışmalarının ise 2004 yılında yapıldığı anlaşılmıştır.
Asıl dava davacısı ... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda adına tespit edilen 1 01... numaralı parselin güney tarafında mühim bir kısmının 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince ... adına tespitinin yapılmış olduğunu öğrendiğini, ancak 108 numaralı parselin tamamının kendisine ait olduğunu, bu yönde Mahkeme kararının bulunduğunu, bu karar ve tapu doğrultusunda adına tescilin yapılmasını talep etmiştir.
Birleşen dava davacısı ... dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda adına kayıt edilen 1 01... numaralı parselin bir kısmının ve güney taraf bitişiğindeki parselin tamamının 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince ... adına tespitinin yapıldığı ancak şagili bulunduğunu, 107 numaralı parsel ve güney hududunda bulunan bitişik parselinin de tapuda adına kayıtlı bulunduğunu belirtilerek, ... adına yapılan tespitin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kadastro Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2005/16 Esas, 2015/48 Karar sayılı ve 21.04.2015 tarihli ve 2005/13 Esas, 2015/47 Karar sayılı kararları ile davaların ... köyü 1 01... parsel sayılı tutanak sınırları içinde kalan kısımları bakımından Mahkemenin 2005/14 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, bilirkişi raporu ve ekindeki krokilerde 1 01... parsel sayılı taşınmaz içinde kalan bölümlerine yönelik anılan parsele ilişkin tutanağın 22.04.2000 tarihinde kesinleştiği ve 30 günlük askı süresi içinde dava açılmadığından bu bölümlere ilişkin Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, harç ve yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda şimdilik Mahkemece bir karar verilmesine yer olmadığına, bu hususun görevli Mahkemeye dosyanın gönderilmesi halinde görevli Mahkemece değerlendirilmesine ancak dosyanın süresinde taraflarca görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/9124 Esas, 2018/340 Karar sayılı ve 2017/9125 Esas, 2018/337 Karar sayılı ilamları ile Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararları onanmıştır.
Bursa Kadastro Mahkemesinin 13.05.2016 tarihli ve 2005/14 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile davacı ...'ın davasının kabulüne, dava konusu 1 01... parsel ile (eski 1 17... parsel) 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespit ve sınırlandırılmasının iptaline, (eski 1 17... parsel) 1 01... parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişisi ... ve ...'ın 03.07.2012 tarihli rapor ve 27.01.2015 tarihli ek raporu ve ekindeki durum haritasında (G) harfi ile işaretli 147,82 m²lik kısmın bu parselden ifrazı ile davacıya ait 1 01... parsele eklenmek suretiyle tutanağın diğer hanelerinin kayıt, tespit ve malikleri aynı kalmak üzere 168,58 m² olarak davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacı ...'ın davasının kabulüne, dava konusu 1 01... parsel ile (eski 1 17... parsel) 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespit ve sınırlandırılmasının iptaline, (eski 1 17... parsel) 1 01... parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişisi ... ve ...'ın 03.07.2012 tarihli rapor ve 27.01.2015 tarihli ek raporu ve ekindeki durum haritasında (H) harfi ile işaretli 150,68 m²lik kısmın bu parselden ifrazı ile davacıya ait 1 01... parsele eklenmek suretiyle tutanağın diğer hanelerinin kayıt, tespit ve malikleri aynı kalmak üzere 303,44 m² olarak davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kadastro Mahkemesinin 13.05.2016 tarihli ve 2005/14 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararına karşı davalılar ... ve ... İdaresi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/10613 Esas, 2018/323 Karar sayılı ilamıyla "Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1964 yılında orman kadastrosu, 1978 yılında aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, daha sonra 1989 yılında yapılan 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması 14.03.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş, 1999 yılında ise 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 3924 sayılı Kanun'un 11... . maddelerini değiştiren 37 63... sayılı Kanun ve 3402 sayılı Kadastro Kanun'u (3402 sayılı Kanun) gereğince kullanıcıları tutanağın beyanlar hanesinde belirtilerek ... adına yapılan tespitleri 23.03.2000 tarihinde ilan edilmiştir.
Somut olayda, davacı gerçek kişiler, tescil ilamı ile adlarına tescile karar verilen taşınmazların 2004 yılında yapılan kadastro sırasında kısmen 1 01... , 108, 109, 110, 1 11... parsel altında adlarına tescil edildiğini, kalan kısımlarının ise taşınmazların güneyinde bulunan 2/B parselinde bırakıldığını ileri sürerek, kesinleşen Mahkeme kararları dikkate alınarak, taşınmazların adlarına tesciline karar verilmesi talepli davalarının 2004 yılında yapılan kadastro çalışmalarının askı ilanı süresi içinde açmış olup talepleri mülkiyete ilişkindir.
Mahkemece, davacılarca dava konusu edilen taşınmazların kullanım kadastrosu sonucu oluşturulan ... köyü 1 17... (ada parsel değişimi sureti ile 1 01... parsel) parsel sayılı taşınmaz kapsamında kaldığı belirlenmekle 1 01... parsel numaralı taşınmazın 23.03.2000-21.04.2000 tarihleri arasında askı ilanına alınmış ise de, bu tutanağın sınırlandırıldığı alana ilişkin olarak Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/930 Esasına 04.09.1987 tarihinde davacı... tarafından açılan davada Mahkemece 23.10.2000 tarihinde kabul kararı verildiği, ancak temyiz üzerine kararın kesinleşmeyip Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.09.2002 tarihli ve 2002/6688 Esas, 2002/7241 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği dikkate alınarak, tutanağın şeklen kesinleşmiş ise de hukuken davalı sayılması gerektiği ve kesinleşmediği gibi malik tayininin 3402 sayılı Kanun'un 27. vd. maddeleri gereğince Mahkemece re'sen yapılması gerektiği belirtilerek tutanak aslı davalı kılınmış, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince usulüne uygun ilanlar yapılarak yargılamaya devam olunmuş ve davacıların davasının kabulü ile 1 01... , 108, 109, 110, 111, 1 12... parsel sayılı taşınmazların tespit ve sınırlandırılmasının iptaline, (eski 1 17... parsel) 1 01... parsel sayılı taşınmazın .... Mühendisi bilirkişisi ....ve ...'ın 03.07.2012 tarihli rapor ve 27.01.2015 tarihli ek raporu ve ekindeki durum haritasında (C), (D), (E), (F), (G) ve (H) harfleri ile işaretli kısımlarının bu parselden ifrazı ile davacılara ait 1 01... , 108, 109, 110, 1 11... parsellere eklenmek suretiyle tutanakların diğer hanelerinin kayıt, tespit ve malikleri aynı kalmak üzere kararda belirtilen yüzölçümleri ile davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmişse de yörede 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasının kesinleşmesi sonrasında bu çalışma ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 3924 sayılı Kanun'un 11... . maddelerini değiştiren 37 63... sayılı Kanun ve 3402 sayılı Kanun gereğince kullanıcıları tutanağın beyanlar hanesinde belirtilerek .... adına tespitleri 1999 yılında yapılmış ve bu tespitler 23.03.2000 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2000 yılında yapılan bu çalışma sırasında dava konusu edilen ... köyü 1 17... (ada parsel değişimi sureti ile 1 01... parsel) parsel sayılı taşınmazın yapılan tespiti ise itirazsız kesinleşerek taşınmazın tapuya kaydı yapılmıştır.
Bu hali ile ... köyünde 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasının 14.03.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşmesi sonrasında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda dava konusu 1 17... (ada parsel değişimi sureti ile 1 01... parsel) parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan tespitin itirazsız kesinleşmiş olduğu ve davacıların talebinin mülkiyete ilişkin olması nedeniyle görevli Mahkeme, Kadastro Mahkemesi olmayıp genel Mahkemedir. Yukarıda değinildiği üzere görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Belirlenen bu duruma göre Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde genel Mahkemeye ve davacılar adına tespit edilen 1 01... , 108, 109, 110, 1 11... parsel sayılı taşınmazların; kadastrosu tutanaklarının kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir" gerekçesiyle Kadastro Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bursa Kadastro Mahkemesince bozma ilamına uyularak 11.12.2018 tarihli ve 2018/80 Esas, 2018/87 Karar sayılı kararıyla, davanın görev yönünden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararları neticesinde eldeki davalar Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/198 Esas sayılı dosyasında birleştirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davacısı ... mirasçılarının davayı takip etmedikleri anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın davacısı ...'ın dava konusu ettiği taşınmazların bilirkişi raporunda yeşil renk ile boyalı 2/B uygulaması yapılan alanlarda kaldığı ve 2/B uygulamasına konu olan alanların zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararındaki hatalı hususun dava konusu parselin orman kadastrosu uygulamasının ve 2/B tespitinin kesinleşmesini engelleyen ve tespit sırasında derdest bulunan Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/930 Esas sayılı dosyasının olduğunu, tüm parsel için açılmış senetsizden tescil davası dolayısıyla söz konusu davanın hem (C) hem (D) harfleri ile işaretli kısım (müvekkil için 1 07... parseller) ve hatta sonradan özel parselasyona tabi tutulmuş söz konusu adanın tamamı için 2000 yılı orman kadastrosunun kesinleşmesini engellediğini, itiraza konu 2004 kadastrosu ise ilgili kadastro tutanakları kesinleşmeden açılmış olmakla; dava konusu alanda kesinleşmiş bir 2/B uygulaması olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, davanın esasına yönelik " ... numaralı OS taşının yerinin yanlış olduğu ve raporlardaki haliyle bölgedeki orman içi alanın şeklinin aynı bölgenin 1965 tarihli memleket haritalarındaki şekline uymadığı; halbuki ölçek ne olursa olsun, geometrideki benzer üçgenler kuralı gereği orman içi açıklık alanın şeklinin her haritada aynı olması gerektiği" itirazları bir yana; eldeki davanın salt "2/B alanını kazandırıcı zamanşımına tabi olmadığı" gerekçesiyle, reddinin hatalı olduğunu ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; birleşen davanın davacısı ...'ın dava dilekçesi ekinde sunduğu ... köyü 17.05.1994 tarih, 3 cilt, 40 sayfa numaralı, 4 ve 3 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanarak dava açtığı, tapu kayıtlarının iktisap hanesinden Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.1989 tarihli ve 1987/634 Esas, 1987/1126 Karar ve 1987/938 Esas, 1987/1128 Karar sayılı kesinleşmiş kararları ile hükmen tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 3 sıra numaralı tapu kaydının dayanağı olan Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.1989 tarihli ve 1987/938 Esas, 1987/1128 Karar sayılı dosyası getirtilerek dosya arasına alınmamıştır. Ayrıca, anılan tescil hükümlerine ait tescil krokileri zemine bilirkişiler marifetiyle usulüne uygun olarak uygulanmamış, dosya içerisinde bulunan ve dava dışı ... tarafından düzenlettirilen özel parselasyon krokisi esas alınarak rapor hazırlanmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikli olarak davacı ...'ın dayandığı 17.05.1994 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydının oluşumuna esas Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.1989 tarihli ve 1987/938 Esas, 1987/1128 Karar sayılı dosyası dosyaya getirtildikten sonra yerel bilirkişi ve tanıklar ile fen, jeodezi ve orman bilirkişileri eşliğinde yeniden keşif yapılmalı, hükme esas tescil krokileri zemine uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamı belirlenmeli, fen bilirkişisi raporunda tescil krokisi, kadastro paftası ve orman tahdit haritası ayrı renkli kalemlerle gösterilmeli, tescil krokisinin bir kısmının orman tahdidi veya 2/B uygulama alanı içinde kalan bölümü de kapsadığı belirlendiği takdirde ... ve .... İdaresi aleyhine anılan Mahkeme ilâmlarının kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tartışılmalı, kesin hükmün dava şartı olup istek olmasa bile re'sen gözönünde bulundurulması gerektiği gözetilmeli, tescil krokisi kapsamı dışında kalan yer varsa 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri gereği gerekli araştırma yapılarak davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı mahalli bilirkişi ve tanık beyanları dışında tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ilişkin hava fotoğrafları da incelenmek sureti ile belirlenmeli ve oluşacak sonucuna göre karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.