Kadastro tespitine itiraz davasında, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz tescili talebinin, görevsizlik sonrası kadastro mahkemesince orman vasfıyla reddedilerek Yargıtayca onanması.
Özet: Şırnakta 800 dönümlük arazinin imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kendi adlarına tescilini talep eden davacıların açtığı dava, kadastro çalışmaları sonrası Yargıtayın görevsizlik bozması üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinden Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Kadastro Mahkemesi, taşınmazların orman niteliğinde veya imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve tespit gibi tesciline karar vermiş, davacıların bu karara yaptığı temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin bozmaya uygun olarak verdiği kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek, davacıların tescil talebinin reddine ilişkin kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/7 E., 2024/28 K.Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A R Davacı ... ve arkadaşları vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Şırnak ili ....ilçesi .... köyünde yer alan yaklaşık 800 dönüm büyüklüğündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın müvekkilleri adına tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.Yargılama devam ederken yörede 2017 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 5 ve geçici 8. maddeleri kapsamında yapılan kadastro çalışmaları neticesinde taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş ve taşınmazlar Şırnak ili ..... ilçesi .... köyü 1 04... ve 1 05... parseller ile .... köyü 1 15... ve 1 14... parsel numaralarını almıştır.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş; davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.01.2018 tarihli ve 2017/8748 Esas, 2018/487 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; Kadastro Mahkemesinin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlayacağının hüküm altına alındığı, genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakma görevinin son bulduğu, kadastro mahkemelerinin görevli olacağı, İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gereğine değinilmiştir.Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonunda görevsizlik kararı verilerek dosya, görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taşınmazların tümünün orman sayılan yerlerden olduğu, orman sayılan yerlerden olmasa bile imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş ve işbu karar, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 4 28... . maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.