Üniversite ile yüklenici arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı avalden doğan bakiye alacak talepli ek davada temyiz incelemesi sonucu onama.
Özet: Yüksek mahkeme, davacı üniversitenin, feshedilen eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin bonolarından avalist olarak sorumlu tutulan davalıdan, önceki davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi tahsil edilen alacağın kalan 400.000 TLlik kısmının avans faiziyle birlikte tahsiline yönelik ek davasında verilen kararların usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek, davalının temyiz itirazlarını reddetmiş ve bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
6. Hukuk Dairesi         2025/313 E.  ,  2025/4284 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/992 E., 2024/1044 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/221 E., 2024/78 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili üniversite ile dava dışı yüklenici ... İnşaat A.Ş. arasında eser sözleşmesi imzalandığını, yüklenicinin sözleşmedeki edimlerini süresinde yerine getirmemesi üzerine sözleşmelerin feshedildiğini ve Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/168 Esas sayılı dosyası ile yüklenici ... İnşaat A.Ş., şirket yetkilisi ... ve davalı ... aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada davalı ...'nın 15.09.2015 düzenleme tarihli 700.000,00 TL bedelli bono ve yine 15.09.2015 tarihli 400.000,00 TL bedelli bonolardaki avalinden dolayı toplam 1.100.000,00 TL’den sorumlu olduğunun belirlendiğini, mahkemece taleple bağlı kalınarak davalı ... bakımından 700.000,00 TL’nin tahsiline karar verildiğini, açılan bu ek davada bakiye 400.000,00 TL'nin 21.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacı müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, dava şartı ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/168 Esas sayılı dosyasında verilen kararda usul ve yasaya aykırı tespitlerin söz konusu olduğunu, dava konusu edilen bonolar nedeniyle avalist olarak şahsen sorumlu olduğuna ilişkin iddiaların maddi gerçekliğinin bulunmadığını, yine taraflar arasında akdedilen sözleşmede müvekkilinin şahsen sorumluluğuna dair bir düzenlemenin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/168 Esas, 2019/366 Karar sayılı davasına ek dava olarak açıldığını, yapılan yargılama ile tespit edilen 1.100.000,00 TL'den talep ile bağlı kalınarak 700.00,00 TL'nin hüküm altına alındığı, asıl davada fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu, asıl mahkemece verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2021/794 Esas, 2021/1191 Karar sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçtiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/823 Esas, 2023/2225 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, davacının bakiye kalan 400.000,00 TL alacağının 21.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/168 Esas - 2019/366 Karar sayılı ilamında usul ve yasaya aykırı tespitler söz konusu olduğunu, müvekkilinin senet altında avalist olarak attığı bir imzanın bulunmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen eser sözleşmesinde müvekkilinin şahsen sorumluluğuna dair bir düzenlemenin bulunmadığını, sözleşme kapsamında oluşan gecikmenin ve eksik yapılan işlerinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.