Danıştay 9. Daire, bir şirketin sahte alış faturaları nedeniyle uygulanan KDV ve vergi ziyaı cezalarına itiraz ettiği davada, istinaf ret kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası temyiz edilemezlik nedeniyle incelemeksizin reddetti.
Özet: Davacı şirketin sahte faturalara dayalı vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına ilişkin açtığı davanın, vergi mahkemesi tarafından kısmen kabul, kısmen reddedilmesi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının Bölge İdare Mahkemesince reddedilmesinin ardından, tarafların kararı temyiz etme talepleri, Anayasa Mahkemesinin temyiz edilebilir kararlardaki parasal sınırı iptal eden kararı ve uyuşmazlığın iki dereceli yargılamadan geçmiş olması dikkate alınarak, Danıştay tarafından temyiz incelemesine uygun olmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmiştir.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2024/5442 E.  ,  2025/190 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2024/5442
Karar No : 2025/190
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Malmüdürlüğü-...
2-(DAVACI): ... İnş. Hay. Tar. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :Davacı şirket adına, bir kısım alış faturasının sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2017/Şubat-Kasım dönemlerine ilişkin katma değer vergilerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı kısmen kabul eden kısmen reddeden ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yönelik tarafların istinaf başvurularını reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince görevli Tetkik Hâkimi ...'nin açıklamaları dinlendikten ve temyiz dilekçeleri ile ekleri incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin verdikleri hangi kararların temyiz edilebileceğinin bentler halinde sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan konusu yüz bin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararların temyiz edilebileceği düzenlenmesi, Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K: 2023/142 sayılı kararıyla anılan düzenlemedeki temyize tabi kararların belirlenmesine ilişkin parasal sınırın her yıl güncellenmesi nedeniyle hangi tarihteki parasal sınıra göre temyiz kanun yoluna başvurulabileceği hususunun açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlenmediği ve konusu öngörülen parasal sınırın altında kalan tüm vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlerden kaynaklanan davalarda ilk kez davacılar aleyhine hüküm kuran bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamamasının hükmün denetlenmesini talep etme hakkına orantısız bir sınırlama getirdiği gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Temyize konu kararın tarihi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile yukarıda özetlenen gerekçesi ve dava konusu parasal değer dikkate alındığında, Vergi Mahkemesi kararının Bölge İdare Mahkemesinde istinaf edildiği, tarafların istinaf isteminin reddedildiği, kararın iki dereceli yargılama aşamasından geçmesi suretiyle dereceli yargılanma hakkının sağlanmış olduğu görüldüğünden temyize tabi kararlar arasında yer almadığı sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2.Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...TL. maktu harç alınmasına,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, 04/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.