Kamulaştırma Kanununa dayalı irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, Anayasa Mahkemesinin temyiz sınırı kararının uygulanması sonucu miktardan ret kararının kaldırılması ve esasa ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı istinaf edilmiş ve bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Davacı idarenin bu kararı temyiz etmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi temyiz dilekçesini parasal sınır nedeniyle reddetmişse de, Yargıtay Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda temyiz kesinlik sınırının uygulanmayacağına dair kararı uyarınca, temyizin miktardan reddine ilişkin ek kararın hukuka aykırı olduğuna hükmederek bu kararı kaldırmış ve davacı idarenin temyiz dilekçesinin esastan incelenmesi için kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2511 Esas, 2024/2614 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/496 Esas, 2023/337 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince 13.02.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 13.02.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müdürlük yatırım programında yer alan proje güzergahı altına isabet eden saha içerisinde yer aldığını, dava konusu yer için de kamu yararı kararı alındığını, bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin yüksek tespit edildiğini, tarla vasfındaki taşınmaza bu kadar değer biçilmesinin hayatın olağan akışına, hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, kuru tarım arazisi olan taşınmaz için uygulanan kapitalizasyon faiz oranını kabul etmediklerini, bilirkişi raporundaki bedel kıymet takdir raporunda belirlenen kamulaştırma bedelini aştığını, münavebeye esas alınan ürünlerde gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın değerinin yüksek çıkmasına sebebiyet verdiğini, lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmemiş olmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak hakkı nedeniyle tarla vasfındaki arazilerde değer kaybı olduğundan bahsedildiğini, ancak taşınmaz üzerinden geçirilen enerji nakil hattının tarımsal faaliyeti engellemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesi özetle; bilirkişi raporunda hükme esasa alınması hususunda itirazların gözetilmeksizin ek rapora gidilmemesinin hem usule hem esasa aykırılık teşkil ettiğini, taşınmazın değerinin olması gerekenden eksik hesaplandığını, ayrıca konumu itibarıyla taşınmazın kalan kısmının değer kaybının raporda belirtilen rakamdan bir hayli fazla olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesine ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı idare ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaza tesis edilen irtifak hakkı bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 13.02.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.