Ticari cari hesap borcundan doğan icra takibine itirazın iptali davasında, yapılan ödemelerin feri alacaklara mı yoksa asıl alacağa mı sayılması gerektiği üzerine hukuki uyuşmazlık incelenmektedir.
Özet: Davacı şirket, davalı adi ortaklığın ticari cari hesap borcunu ödememesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalıların icra takibi sonrası yaptıkları kısmi ödemenin öncelikle icra dosyası feri alacaklarına mahsubunu ve kalan borcun tahsilini istemiş; davalılar ise davacının sözleşmesel edimlerini yerine getirmediğini ve yapılan ödemenin tüm cari hesap borcunu karşıladığını savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkeme ise ödemelerin icra takibinden sonra yapıldığını belirterek, uyuşmazlığın takip tarihi itibarıyla değerlendirilmesi gerektiğini ve ödemenin Türk Borçlar Kanununun 100. maddesi uyarınca öncelikle feri alacaklara mahsup edilip edilmeyeceği hususunu inceleyeceğini belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/440 EsasKARAR NO: 2026/231DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: 27/06/2024KARAR TARİHİ: 03/03/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket davalı ------ olan cari hesap borcu sebebi ile davalılarla mutabık kalınmış fakat söz konusu borcun hiçbir şekilde müvekkili şirkete ödenmediğini, İşbu cari hesap borcunun ödenmemesi sebebi ile ------ Sayılı dosyası ile adi ortaklık aleyhine icra takibi başlatıldığı, taraflarınca işbu itiraz ve yetkili yerin ----- olması sebebi ile cari hesap asıl alacak miktarı olan --- adi ortaklık bünyesindeki her iki şirketin itiraz ettiği tarih olan ---- itibaren işleyen faiz ile birlikte----- Sayılı dosyası ile yeni bir icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takibinden sonra davalı ----- tarafından kötüniyetli şekilde müvekkili şirket hesabına sadece 1.036.531,51 TL'lik ödeme yaptığını, İcra takibinden sonra yapılan ödeme akabinde adi ortaklık ve adi ortaklığı oluşturan her iki şirket de icra dosya borcuna kötüniyetli şekilde itiraz ettiğini, İcra takibinden sonra yapılan ödemenin ilk önce icra dosyasının feri alacak kalemlerine karşılık yapılmış olarak sayılacağını, İşbu nedenle icra takibinden sonra yapılan ödemenin dosyanın öncelikle feri alacaklarından düşülmesi ve kalan icra takip borcunun hesaplanması ile birlikte ortaya çıkan rakamda borçluların yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle taraflar arasında, ----- sözleşmesi akdedilmiş olup davacı taraf işbu sözleşmeden kaynaklı elektrik alt yüklenici sıfatına haiz olduğunu, İşbu sözleşme ile davacı tarafça, ----- tarafından müvekkiline ihale edilen ------ işi kapsamındaki elektrik işlerinin müvekkil tarafından verilen projelere ve birim fiyat keşfine göre işçiliklerinin yapımı, kabulü, devreye alımı ve as-built çizimlerini yerine getirme işi taahhüt edildiğini, İşbu sözleşme ile işin bitiş süresi ----- tarihi olarak belirlendiğini, ancak davacı taraf işbu sözleşme ile belirlenen bitiş süresine riayet etmemiş ve davacı, sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, Davacı tarafın sözleşme ile yapılması kararlaştırılan iş ve işlemleri yapmamış, edimlerini sözleşmeye ve emsal projede olması gereken niteliklere haiz bir şekilde yerine getirmediğini, buna rağmen davacı tarafın huzurdaki davaya konu cari hesap özetinden kaynaklı bedeli talep ettiğini, oysa öncelikle davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmesi gerektiğini, Davacı tarafın, sözleşme gereği as-built projelerinin çizimlerini yapmamış ve müvekkil şirkete iletmemiş olduğunu, Müvekkili şirketler ile davacı taraf arasında geçen mail yazışmalarında davacı şirketin, sahada 2-3 kişi çalıştıklarını ve bu nedenle işin uzadığını belirttiklerini, Müvekkili şirketler tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen çalışan sayısını artırmamış olduğu ve ve işin bitiş süresinin aşıldığını, tüm bu süreç sonunda bahse konu ----- tutarındaki ödemenin müvekkili şirket tarafından davacı şirket hesabına gönderildiğini, davacı alacaklının hesabına yapıldığının açıkça görüleceğini, Dolayısıyla yapılan ödemenin asıl alacak yerine icra takibi ferilerine sayılmasının da mümkün olmadığını, Müvekkili şirketlerin davacı tarafa cari hesap özetinden kaynaklı borcu bulunmadığını, bahse konu hesap özetinden kaynaklı borcun müvekkili şirketler tarafından davacı tarafa ödendiğini, davacının talepleri haksız ve hukuka aykırı olduğunu bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. -----sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.Dava İİK 67. maddesine dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu, asıl alacağın ödenmesi sonrası takipte talep olunan ferilerin TBK 100 maddesi uyarınca öncelikle mahsubunun hukuka uygun olup olmadığı , bakiye alacak kalıp kalmadığına ilişkindir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, alacağın var olup olmadığının tespitinde dikkate alınması gereken tarih takip tarihidir. Eldeki davada davalı tarafından dava açıldıktan sonra takip konusu asıl alacak ödenmiş olup, itirazın iptali davasında dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerekmekte olup, mahkemece de yargılamanın dava tarihindeki durum gözetilerek yürütülmesi gerekir. Hal böyle olunca; davacının dava dilekçesindeki talebi doğrultusunda davanın açıldığı tarihteki alacak miktarı üzerinden yargılama yapılması, dava sırasında yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması, faiz ve feriler ile vekalet ücreti yönünden de dava tarihindeki miktarın esas alınması gerekir. ------Davalı borçlu takipten önce usulünce temerrüde düşürülmediğinden, işlemiş faiz alacağı bulunmadığı, faizin takip tarihinden itibaren talep edilebileceği, takip tarihinde asıl alacak ödendiğinden takipten sonra dava tarihine kadar işleyen faiz alacağının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, ödemenin takip başlatıldıktan sonra yapıldığı, takipte TBK 100 maddesine göre mahsup talep edildiği, davacının yapılan ödemeyi faiz ve masraflardan düşme hakkının bulunduğu kabul edilse de, bu hesaplamanın icra dairesince yapılması gerektiği görülmüştür. Bu nedenlerle, takibin 1.036.531,50 TL asıl alacağın (borçlu tarafından takipten sonra ödeme tarihi dikkate alınarak ) takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işlemiş avans faizi ve takibin ferileri yönünden devamına, takip konusu asıl alacak ödenmiş olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,2-------Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 1.036.531,50 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, davalı tarafından 06/06/2024 tarihinde yapılan 1.036.531,51 TL'nin infaz aşamasında değerlendirilmesine, 3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 10.929,60 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 10.502,00 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, 132,56 TL olmak üzere top 620,96 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.160,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı veklinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.03/03/2026