Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, bloke edilmeyen bedel nedeniyle davanın reddi kararına karşı, zımni kabul ve usuli kazanılmış hak iddiasıyla yapılan temyiz başvurusu.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı, bölge adliye mahkemesince bir kez kaldırılarak yeniden yargılamaya gönderilmiş, akabinde davacı idarenin kamulaştırma bedelini süresinde bloke etmemesi ve davalıların yargılamaya devam muvafakati olmaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek davanın esas yönünden reddine karar verilmiştir; davacı idare vekili ise davalının kamulaştırma bedelini çekmesini zımni kabul olarak değerlendirerek ve önceki bölge adliye mahkemesi kararının kendi lehine usuli kazanılmış hak doğurduğunu ileri sürerek bu ret kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/731 Esas, 2025/930 KararKARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Malkara 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/389 Esas, 2022/806 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 4 46... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların gerçek değerinin tespitini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, münavebe verilerin yüksek alındığını, bedelin yüksek belirlendiğini, faiz hükmünün hatalı tesis edildiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın muvafakat beyanı alınmadan ilk celsede kabul kararı verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, verilerin ve objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, faiz oranı ve türünün hatalı olduğunu, ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi kurulu raporunda belirlenen bedelin blokesi için davacı idareye usulüne uygun kesin süre verildiği, davacı idare tarafından verilen süreler sonucunda bedel bloke edilmediği, yargılamanın devamına davalıların muvafakatinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekide hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı kamulaştırma bedelini bankadan çekmiş olup bu hususun zımni kabul anlamına geleceğini, istinaf mahkemesi kararı doğrultusunda davanın reddi kararı kaldırılıp yerel mahkemece yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verildiğini, istinaf mahkemesince verilen ilk kararın davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli duruşmasında davalı vekilinin; davacı idareye yeniden süre verilmesine ilişkin muvafakatı olduğuna ilişkin açık beyanının tutanağa geçirildiği, İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli kamulaştırma bedelinin süresi içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine ilişkin ilk kararına karşı davacı idare vekilinin istinaf talebinde bulunduğu, davalı vekilinin 20.08.2021 tarihli istinafa cevap dilekçesinde usul ekonomisi gereği kesin süre sonrası depo edilen fark bedelin davalı tarafa ödenmesi gerektiğine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.