Uluslararası deniz ve kara yolu makine taşımacılığı sözleşmesinden kaynaklanan alacak, gecikme, ek ücret ve faiz taleplerinin ele alındığı İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi davası.
Özet: Taraflar arasında, Çinden Türkiyeye ve ardından yurt içinde makine taşımacılığı sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak davası olup, davacı, davalının taşıma taahhüdünü geciktirmesi ve karayolu nakliye ücretini haksız yere artırması nedeniyle menfi zarar ve iade edilen peşin ödeme üzerinden faiz talep ederken, davalı ise gecikmenin davacının geç ödeme yapmasından kaynaklandığını ve fiyat artışlarının piyasa koşulları ile davacının kusurundan doğan yeni teklife yansıdığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2025/272 Esas
KARAR NO :2026/42
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/09/2022
KARAR TARİHİ:03/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: tarafların 11/01/2022 tarihinde müvekkili tarafından satın alınan makinelerin Çin'den deniz yolu ile ...'ye, ardından ... limanından karayolu ile ...'a nakliyesi hususunda anlaştıklarını, sözleşme bedelinin davalıya fatura mukabilinde 19/01/2022 tarihinde döviz bazında ödendiğini, davalının ödemeyi peşin talep etmesi nedeniyle bankadan kredi kullandığını ve ek olarak faiz ödemek zorunda kaldığını, davalının sözleşmenin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, makinelerin Çin'den İzmit limanına gelmesinin 4 ayı bulduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalının 12/05/2022 tarihinde malların ...-... kara yolu nakliyesi bedelinin akaryakıt zamlarına gelen artışı gerekçe göstererek 2 katına çıkardığını, nakliyenin bu farkın ödenerek gerçekleştirileceğini beyan ettiğini, müvekkilinin aynı gün "yapılan anlaşma gereği 4 ay önce iç nakliye fatura bedelinin döviz bazında karşı tarafa ödediğini, nakliyenin gerçekleştirilmemesinde kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla fiyat artışlarından herhangi bir sorumluluğunun doğmadığını, davalının yarattığı güven nedeni ile daha uygun bedelli iç nakliye firmaları yerine kendilerini tercih ettiklerini, anlaşmaya uyma zorunluluklarının olduğunu, bedel artış taleplerinin kabul edilemeyeceğini, bu sebeple girilecek zararların kendilerinden yasal yollardan talep edileceği hususlarının bildirildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmesinde 08/09/2022 tarihinde davalı tarafından tahsil edilen 2.800,00 USD bedelinin müvekkiline iade edildiğini, davalının bu bedeli 8 a boyunca kullandığını iddia ederek; 26.125,42. TL. menfi zararın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalıya ödenen 2.800. USD. (karşılığı: 51.072TL.) bedelin 19.01.2022 ile 08.09.2022 tarihleri arasında devlet bankalarının USD. ile açılmış 1 yıl vadeli mevduatlara ödediği en yüksek faiz oranında faizinin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin davacının satın almış olduğu makineleri Çin'den İzmit limanına deniz taşımacılığı ile, İzmit limanından ...'a kara taşımacılığı ile taşıtmayı üstlendiğini, taşıma isinin gerçekleştiğini ancak taşıma için anlaşılan şartların davacı tarafından yerine getirilmediğini, bu nedenle taşımanın iptal edildiğini, tarafların kendi aralarında yeniden anlaştıktan sonra taşımanın tekrar organize edildiğini, davacının ödemeyi geç yapması nedeniyle yükleme işleminin belirlenen tarihte gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin davacıya sunduğu ilk fiyat teklifinde fiyatların 31/01/2022 tarihine kadar geçerli olduğunu belirttiğini, Çin'in yeni yıl tatili nedeniyle 25 Ocak-10 Şubat tarihleri arasında resmi tatil ilan edildiğini, o tarih arasında yükleme yapılamayacağı için ödemenin bir an evvel yapılması hususunda davacıyı uyardığını, davacını ödemeyi geç yapması ve yüklemeyi yapacak olan acentenin Çin hesabına ödemenin 21/01/2022 tarihinde girmesi nedeniyle yükleme işleminin geciktiğini, bu hususta müvekkilinin kusur atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini, ödemenin 21/01/2022 tarihinde yapıldığını ve 25/01/2022 tarihinde yeni yıl tatiline girecek olmaları nedeniyle yüklemeyi 31/01/2022 tarihine kadar yetiştiremeyeceğinin bildirildiğini, davacının kendi kusuruyla sebep olduğu gecikmeden ötürü oluşan fiyat farkının müvekkili tarafından sunulan yeni teklife yansıtıldığını, daha sonra bu fiyatın kabul edildiğini, dava konusu yükün çok daha geç bir tarihte Türkiye'ye ulaştığını, bu nedenle kara yolu nakliyesinin maliyetinin de arttığını, müvekkilinin makul bir fiyat sunduğunu, davacının bu teklifi kabul etmediğini, müvekkilinin kara yolu taşıması için peşin aldığı 2.800,00 USD'lik ödemeyi iade etmeyi teklif ettiğini, davacının iade faturasını düzenlememesi nedeniyle söz konusu tutarı ancak arabuluculuk toplantısından sonra iade faturasının düzenlenmeden 08/09/2022 tarihinde iade edebildiğini, davacının daha yüksek bedel ödeme mecburiyetinde kalarak taşıma işini bir başka firmaya yaptırdığı yönündeki iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/11/2022 tarih, 2022/... esas ve 2022/... sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş ve 2023/312 Esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 12/10/2023 tarih, 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 37. Hukuk Dairesi'nin 17/03/2025 tarih, 2024/2564 Esas, 2025/1040 Karar sayılı kararı ile Mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş olup, işbu dosya Mahkememize iade edilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 04/06/2025 tarihli tensip tutanağı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında makine cinsi emtiaların Çin'den .../Türkiye'ye deniz yolu ile taşınmasına ilişkin navlun sözleşmesi akdedilmiş olduğu, bu sözleşmede, davacı ... Sağlık şirketinin taşıtan, davalı ... Denizcilik şirketinin ise, akdi taşıyan sıfatına sahip olduğu, makine cinsi emtiaların ...'den ...'a kara yolu ile taşınmasına ilişkin taraflar arasında eşya taşıma sözleşmesi akdedilmiş olduğu, bu sözleşmede, davalı ... Denizcilik şirketinin taşıyıcı, davacı ... Sağlık şirketinin de taşıtan sıfatına sahip olduğu, ifa edilmiş olan navlun sözleşmesinde eşyanın geç tesliminin söz konusu olduğu; ancak bu gecikmeden taşıyanın sorumluluğu olmadığından davalı akdi taşıyanın eşyanın geç tesliminden ve geç teslimden kaynaklanan zararlarda TTK m. 1178 vd. hükümleri kapsamında bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ... Sağlık şirketi, haklı sebep olmaksızın kara yolu ile eşya taşıma sözleşmesini sona erdirmiş olduğu, kara yolu ile eşya taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya ödenmiş olan taşıma ücreti davacı şirkete iade edilmiş olduğundan davacının taşıma ücreti talebinde bulunamayacağı, ayrıca davacının kara yolu ile taşıma ücretini daha yüksek bir bedelle yaptırmış olmasına bağlı olarak uğradığı zararları davalıdan talep edemeyeceği belirtilmiştir.
Dava; taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında, taşımadaki gecikmeden kaynaklı kara taşımasının başkasına yaptırılması nedeniyle meydana gelen zararın tahsili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili dilekçesinde özetle müvekkili tarafından satın alınan makinelerin Çin'den deniz yolu ile ...'ye, ardından ... limanından karayolu ile ...'a nakliyesi hususunda anlaştıklarını, sözleşme bedelinin ödendiğini, davalının sözleşmenin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, makinelerin Çin'den İzmit limanına gelmesinin 4 ayı bulduğunu, davalının 12/05/2022 tarihinde malların ...-... kara yolu nakliyesi bedelinin akaryakıt zamlarına gelen artışı gerekçe göstererek 2 katına çıkarması nedeniyle kara nakliyesinin başka firmalara yaptırıldığını belirterek meydana gelen zarar ve kara taşıması için ödenen ve davalı tarafça iade edilen 2.800,00 USD nin işlemiş fazini talep etmiş, davalı vekili taşımanın davacının satıcıya geç ödeme yapması nedeniyle yüklemenin zamanında yapılmadığını, gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, müvekkilinin davacıya sunduğu ilk fiyat teklifinde fiyatların 31/01/2022 tarihine kadar geçerli olduğunu belirttiğini, davacının kendi kusuruyla sebep olduğu gecikmeden ötürü oluşan fiyat farkının yeni teklife yansıtıldığını, kara nakliyesi için makul fiyat teklif edilmesine rağmen davacının kabul etmediğini zarardan davalının sorumlu olmadığını savunmuştur.
Dosyaya taraflar arasındaki yazışmalar ve davalı tarafından düzenlenen fatura sunulmuş olup, taraflar arasında davaya konu yükün Çin'den deniz yolu ile ...'ye, ardından ... limanından karayolu ile ...'a nakliyesi hususunda anlaştıkları, davalının deniz ve iç kara nakliyesini üstlenmiş olduğu, deniz taşımasının ... sayılı konişmento tahtında gerçekleştiği, davalının 12/05/2022 tarihli mail ile iç kara nakliyesi fiyatını güncelleyerek teyit istediği, bu aşamada davacının iç kara nakliyesini davalı tarafa yaptırmadığı, bu nedenle meydana gelen zararın tazminin istediği görülmektedir. Davalı taraf deniz taşımasına müteakip yapılacak kara taşımasını da üstlenmiş olup 21/03/2022 tarihli faturada navlun ve iç kara nakliyesi ayrı ayrı fiyatlandırılmış, deniz taşıması tamamlanıp ordino tesliminden sonra iç nakliye organizasyonunun teyidi istenmiştir.
Taraflar arasındaki mail yazışmalarında ; 07.01.2022 tarihinde davalı tarafından 4 konteyner için "...-... navlun teklifi ...-... free out + iç nakliye ... 14.700 Usd, geçerlilik 31.01.2022" olarak gönderilmiştir. 11.01.2022 tarihinde davalı tarafından "...-... revize navlun teklifi ...- ... free out + iç nakliye ... 11.200 Usd 20' // 14.700 Usd geçerlilik 31.01.2022" olarak revize edilerek gönderilmiştir. Davacı aynı gün "uygun görünüyor" diyerek teklifi onaylamıştır. 17.01.2022 tarihinde davalı tarafından "teklifimizde belirttiğimiz üzere navlunlar 31.01.2022 tarihine kadar geçerlidir. Yüklerin sonra çıkması durumunda navlunda değişliklik olduğu takdirde tarafınıza yansıtılacaktır" bildirimi yapılmıştır. 18.01.2022 tarihinde davalı tarafından "acentemizden gelen bilgiye göre yükleyici henüz ödeme almadığını bildirmiş, yükleyiciye ödeme ne zaman yapılacak bilgi rica ederiz" mesajı iletilmiştir. 19.01.2022 tarihinde davacı tarafından "Çin'de bulunan firmaya ödeme yapıldığı" bildirilmiş ve swift iletilmiştir. 19.01.2022 tarihinde davacı tarafından "yüklemeyi yapacak firma acentenin henüz kendileri ile iletişime geçmediğini belirtti, 25 Ocak'ta tatile girecekler süre kısıtlı, ilgili işlemleri hızlandırıp bilgi verir misiniz" mesajı iletilmiştir. 20.01.2022 tarihinde davalı tarafından "acentemizden aldığımız bilgiye göre Lotus ödemenin hesaplarına geçtiğinden emimn olduklarında yükleme için onay verebileceklerini bildirmiş, yük organizasyonu için 12 ocak tarihinde acentemiz iletişime geçti ve rezervasyon almak istedi fakat ödeme yapılmadığı için yükleyici rezervasyonu onaylamadı" mesajı iletilmiştir. 16.02.2022 tarihinde davalı tarafından tekrar "... - İzmit 9.700 Usd/20', 13.100 Usd/40', ... iç nakliye konteyner başına 700 Usd, geçerlilik 28.02.2022" revize teklifi iletilmiş bu teklifin dikkate alınması istenmiştir. 14.03.2022 tarihinde davalı tarafından "çıkış ihabarının" gönderildiği, ihbarda gemi kalkışının 11.03.2022 olarak yer aldığı görülmektedir. 12.05.2022 tarihinde davalı tarafından "Yükün ordinosu teslim edilmiştir, malzemeniz ... limanındadır. Petrole gelen zamlar nedeniyle iç nakliye maliyetleri 2 katına çıkmıştır. ...-... iç nakliye maliyeti 700 Usd/Cont. İken bugün tarihli iç nakliye tutarı 1.400 Usd/Contr. Olmuştur. İç nakliye organizasyonu için teyidinizi bekliyoruz. İç nakliyeyi kendiniz organize ederseniz kesmiş olduğumuz/ödenen 2.800 Usd tutarı iade faturası olarak kesebilirsiniz" mesajı iletilmiştir. Taşımaya ilişkin olarak son navlun teklifinin 16/02/2022 tarihinde yapıldığı, yüklemenin 11/03/2022 tarihinde yapıldığı, 12/05/2022 tarihi itibariyle ordinonun teslim edildiği ve iç kara nakliyesi için teyit istendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yükün tesliminde gecikme yaşandığı anlaşılmakta ise de meydana gelen gecikmede davalının sorumluluğunun bulunduğu ve davacının haklı nedenle kara taşımasını başkasına yaptırdığı ortaya konulamadığından meydana gelen zararın davalıdan talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 461,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 270,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı vekili için takdir edilen 27.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/02/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ..
e-imzalıdır