11. Hukuk Dairesi, sahte ortaklık ilişkisiyle yüksek kar vaadiyle toplanan ve istenen paranın haksız fiil sorumluluğu kapsamında iadesine hükmeden yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, davacıdan yüksek kar ve geri ödeme vaadiyle usulsüz hisse senedi devri ve kabul sözleşmesi adı altında para toplayarak geçerli bir ortaklık ilişkisi kuramayan davalıların, bu haksız fiil nedeniyle davacının zararından sorumlu olduğuna ve yatırılan paranın faiziyle iade edilmesi gerektiğine hükmeden yerel mahkemenin kararını, davalı tarafın temyiz itirazlarını reddederek onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/71 Esas, 2021/260 KararHÜKÜM: Kısmen kabul Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 31.000,00 DM karşılığı 34.941,43 TL alacağın avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde;davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı tespit olunmuş, davalı şirketlerin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi" adlı belge ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının zararından davalıların haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davacının tercihini TL ile talep ettiği, dava tarihindeki kur değeri dikkate alındığı, davalı ... yönünden dava tarihi olan 15.12.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, ancak ilk bozma ilamından önce yapılan yargılamada davalı şirketler yönünden ödeme tarihi olan 22.03.2000 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ve davalı şirketler vekili tarafından faiz başlangıç tarihi yönünden bu husus temyiz edilmemiş olup bu durum davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.