Kamulaştırma Kanunu uyarınca irtifak hakkı bedeli tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesiyle; Anayasa Mahkemesi iptal kararının etkileri, değerleme, vekalet ücreti ve faiz uygulamaları üzerine Yargıtay kararı.
Özet: Kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen bedelin yüksek olduğu iddiasıyla davacı idarece yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, arazinin net gelir yöntemine göre değerlemesinde ve irtifak hakkı karşılığının tespitinde bir isabetsizlik bulmamakla birlikte, bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki hatalı sayısal beyanı ve kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasında yaşanan hatalı uygulamayı eleştirerek, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek davanın kabulüne yeniden hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/390 Esas, 2025/621 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/244 Esas, 2023/507 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 67 85... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazı kuru arazi olduğunu, kapital faizin, münavebeye alınan ürünlerine ve objektif değer artış oranının hatalı uygulandığını, lehlerine vekâlet ücreti takdiri gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğinde olan dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılıklarının ve bu itibarla kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi değerlendirmenin dava tarihindeki veri listesine göre yapılması gerekmekte ise de istinaf yoluna davalı tarafın başvurmaması sebebiyle önceki yıl verilerine göre endeks uygulanmak suretiyle değerin bulunması hususunun eleştirilmesi ile yetinilmiş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiş, 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 ncu maddesine 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup istinaf incelemesine konu eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası bu konudaki güncel kararları değerlendirildiğinde, dava tarihinden itibaren dört aylık süre içerisinde davanın sonuçlandırılmaması nedeniyle bu sürenin bitiminden itibaren kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması hatalı olmuş ise de bu konuda istinaf sebebi ileri sürülmediğinden bu yanılgı sadece eleştirilmekle yetinilmiş, ancak İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 27.09.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda irtifak hakkı tesis bedeli 2.642.541,68 TL olarak hesaplanmasına rağmen raporun sonuç kısmında hatalı olarak irtifak hakkı tesis bedelinin 2.652.541,68 TL olarak belirtildiği bu nedenle davalının hissesine düşen kamulaştırma bedeli 330.317,71TL olduğu hâlde, kamulaştırma bedelinin 331.567,71 TL olarak fazla tespit edilmesi doğru görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi gereğince değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir3. Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından davacı idare vekilinin fazie ilişkin talebinin temyiz sebebi olarak değerlendirmesi yapılmamıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.