Yargıtay 10. Ceza Dairesi, suç örgütü kurma, üyelik ve uyuşturucu ticareti suçlarında zamanaşımı ile usul hataları nedeniyle mahkumiyet hükümlerini bozdu.
Özet: Yargıtay, sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerini temyiz incelemesi sonucunda, örgüt üyeliği suçlarında yasal zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verirken; diğer sanıklar hakkındaki örgüt kurma ve uyuşturucu ticareti suçlarından verilen hükümleri ise, sanığın savunmasının yasaya aykırı şekilde talimat mahkemesince alınması ile ceza miktarındaki artışa rağmen zorunlu müdafii atanmaması gibi savunma haklarını kısıtlayan usul eksiklikleri nedeniyle bozmuştur.
10. Ceza Dairesi         2020/20415 E.  ,  2025/7085 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 1. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (sanık ... hakkında)
2. Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma (sanık ... dışındaki diğer sanıklar hakkında)
3. Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanıklar............ Değer, ......... hakkında)
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Hüseyin ve Alp
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama (sanıklar ................ hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma; sanık ... hakkında suç örgütü kurma; diğer sanıklar hakkında suç işlemek için kurulmuş örgüte üye olma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden)
2. Bozma (sanıklar ... ve .. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden)
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
1412 sayılı CMUK'un 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca; sanık ... ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan hapis cezasının süresine göre reddine, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin ise süresinden sonra olması nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar ...,........................ hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı TCK'nın 220/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanıklar ...,.............. sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiileri, sanık ... ........ müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı
gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ve sanıklar ................ve ............. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
1. Sanık ... hakkında, ceza miktarı itibarıyla 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesi uyarınca istinabe yasağı bulunan suçun yargılaması esnasında, sanığın yargılamasını yapan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda savunmasının alınması gerektiği halde, talimat Mahkemesi tarafından 28.01.2014 tarihinde Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan savunmasına dayanılarak karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesine aykırı davranılması,
2. Sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafii tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanıklar ................. ve ............ 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Kanun'a aykırı, sanıklar ................. ve ................. müdafiileri ile sanıklar ..., ..., .................ve ..........lp'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye sanıklar ... ve .......... yönünden değişik gerekçeyle uygun diğer sanıklar yönünden ise aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.