Hizmet tespiti davasında, Yargıtayın eksik araştırma, tanık beyanlarının yeterince alınmaması ve çalışma şeklinin tam belirlenmemesi yönündeki bozma kararına rağmen yerel mahkemenin önceki kararında ısrar etmesi.
Özet: Davacı vekilinin sigortasız çalıştığı ve yasal alacaklarının ödenmediği iddiasıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davayı kabul eden kararı, Yargıtay tarafından çalışma şekli ve sürekliliğinin yeterince araştırılmadığı, tanıkların eksik dinlendiği gerekçesiyle bozulmuş; ancak ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uymayarak aynı kararı vermesi üzerine davalılar, kararın eksik araştırma ve yetersiz tanık beyanlarına dayandığı iddiasıyla yeniden temyiz başvurusunda bulunmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/13675 E.  ,  2025/17577 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/148 E., 2025/101 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalının mirasçısı ... vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının 01.04.2003 tarihinde işe başladığını, kesintisiz olarak 28.02.2010 tarihine kadar bir fiil çalıştığını, davalı tarafından sigortasının yapılmadığını, iş akdine son verildiğini, İstanbul Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurduğunu, davalının kendi menfaatine göre çalıştırıldığını ve işten ayrıldığında yasal alacaklarının ödenmediğini, 4 yıllık izin alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, AGİ alacağı, izin ücreti alacağı olmak üzere toplam 11,116,85 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalının mirasçısı ... vekili, davacının gündelikçi olarak çalıştığını, hizmet tespiti yapılamayacağını, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili, davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 22. İş Mahkemesi 2015/722 Esas- 2019/170 K. sayılı ilamında:
"Davanın kabulüne,
Davacının davalı yanında 01.04.2003 -28.02.2010 tarihleri arasında fiili olarak kesintisiz şekilde dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.
IV.TEMYİZ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalının mirasçısı ... vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/5822 E. ve 2020/3883 K. sayılı 24/06/2020 tarihli kararında "mahkemece, davacının tam gün süreyle ve kesintisiz çalıştığı iddiası karşısında, çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi işlerle uğraştığı, başka yerlere çalışmaya gidip gitmediği, davalı tanığı ...’in yaz aylarında yaklaşık iki buçuk ay İstanbul dışında Büyükada’da oldukları beyanına göre davacının bu sürelerde işyerine gitmeye devam edip etmediği, hizmet akdi kapsamında ne gibi işlerle uğraştığı hususlarında beyanı alınarak ve eksik hususlar davacıya açıklattırılarak dava konusu somutlaştırılmalı, davacı ve davalı tarafların gösterdiği tanık beyanları ile yetinilmeyip, apartmanda uzun süre ikamet edenler arasından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki kat maliki olmayan sakinlerinden de kanaat edinmeye elverişli sayıda tanık dinlenilmeli, keza civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak, uzun yılları kapsayan bu bilgilerinin doğruluğu konusunda tanıklar özenle dinlenilmeli ve bu yöndeki beyanları buna göre irdelenmeli, gerekirse, bu hususlar dinlenen bu tanıklara ayrıntılı şekilde açıklattırılmalı, çalışma olgusu sabit ise de başlangıç ve bitiş tarihleri ve çalışma şekli tam olarak belirlenerek çalışmanın kısmi olduğu kanaatine varılırsa, davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Mahkemenin, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekillinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA," karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN BOZMA İLAMI SONRASINDA YARGILAMASI
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"1-Davanın kabulüne,
Davacının davalı yanında 01.04.2003 -28.02.2010 tarihleri arasında fiili olarak kesintisiz şekilde dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
Kanaat getirmeye yetecek kadar tanık dinlenilmediğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kararın bozulmasını savunmaktadır.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;
Eksik araştırma ile karar verildiğini, aleyhe yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.04.2003-28.02.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin ve davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.