Düzenleme yeri eksikliği nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımayan belgeden kaynaklanan icra takiplerine karşı borçlu olmadığının tespiti davasında temyiz talebinin reddi.
Özet: Davacı, hakkında başlatılan icra takibine konu senedin düzenleme yeri eksikliği nedeniyle kambiyo vasfı taşımadığını, bu nedenle borçlu olmadığını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi senedin Türk Ticaret Kanununda aranan düzenleme yeri şartını taşımaması sebebiyle adi yazılı belge niteliğinde olduğuna ve ciro ile devredilemeyeceğine hükmederek davacıyı haklı bulmuş, bölge adliye mahkemesi bu kararı usul ve yasaya uygun bularak davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, temyiz incelemesi sonucunda da bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2716 E.  ,  2025/7469 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1319 Esas, 2025/440 Karar
HÜKÜM : Esastan ret.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine 580.000,00 TL tutarlı senedin; 100.000,00 TL’lik kısmı için ... 12. İcra Müdürlüğünün 2019/38693 E. sayılı dosyası, 180.000,00 TL’lik kısmı için ... 8. İcra Müdürlüğünün 2020/1291 E. sayılı dosyası, 100.000,00 TL’lik kısmı için ... 1. İcra Müdürlüğünün 2020/3234 E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ödeme yeri bulunmayan senedin kambiyo vasfı taşımadığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, protestosu çekilmediğinden müvekkiline karşı müracaat hakkını yitirdiğini ileri sürerek davaya konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine takiplere konu asıl alacak tutarı olan
397.445,00 TL'nin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konusu edilen senedin kambiyo vasfını yitirmediğini, senette ödeme yeri olarak “...” kaydına yer verildiğini, davacının itirazlarını müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davacıya üç ayrı ödeme emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen takip konusu senedin kambiyo vasfı taşımadığına yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkilinin yetkili hamil konumunda olduğunu, davacı tarafından müvekkiline gönderilen
e-mailde ödeme yapılacağının taahhüt edildiğini, müvekkilinin senedi protesto etme zorunluluğu bulunmadığını, müvekkilinin meşru hamil olduğunu savunarak davanın reddini, davacı aleyhine takip tutarının en az %20’si oranında
kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senedin davacı lehine dava dışı Remzi Toprak tarafından keşide edildiği, lehdar olan davacının cirosu ile davalıya geçtiği, dava konusu senette düzenleme yeri bulunmadığı gibi, düzenleyen Remzi Toprak'ın adının yanında herhangi bir yerde belirtilmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 777/4 hükmüne göre düzenleme yeri sayılabilecek bir ifadenin de senette yer almadığı, dolayısıyla kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı, bu durumda adi yazılı belge olarak değerlendirilmesi gerektiği, adi yazılı belgeden kaynaklı bir hakkın ciro yolu ile davalıya geçmesinin mümkün olmadığı, ancak alacağın temliki hükümlerine göre dava konusu adi yazılı belgedeki alacağın davalıya geçebileceği, adi yazılı belge niteliğindeki senetten kaynaklı alacağın usulüne uygun olarak davalıya geçtiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, ispat yükü üzerinde olan davalının alacağının varlığını yazılı delillerle ispatlayamadığı, davacının usulüne uygun olarak yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava konusu senet ve takip dosyaları nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu belgede düzenleme yeri yazılı olmadığı, düzenleyenin isminin yanında herhangi bir yer de gösterilmediği, yetkili mahkeme olarak belirtilen yerin düzenleme yeri sayılamayacağı, TTK’nın 776. maddesinde gösterilen bono için gerekli zorunlu şartlar bulunmadığı için davaya konu belgenin kambiyo senedi vasfı taşımadığı, adi yazılı belgenin ciro ile devredilemeyeceği, bu belgeye dayanarak kambiyo yolu ile icra takibi yapılamayacağı, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine mahsus icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.