Asliye Ticaret Mahkemesinde, icra takibinde haksız haciz baskısı altında yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesi ve faiz talebiyle açılan dava.
Özet: Bir şirket, üçüncü kişiler hakkında başlatılan icra takibi kapsamında adresine yapılan haciz işlemi sırasında, davalı alacaklının ve icra memurunun hukuka aykırı baskı ve tehditleriyle karşılaşarak, aslında davalıya hiçbir borcu olmamasına rağmen mallarının muhafaza altına alınmasını engellemek amacıyla 520.000 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek bu meblağın ticari faiziyle iadesini talep etmektedir; davalı taraf ise, davacının icra dosyasındaki borcu kendi isteğiyle üstlendiğini, indirimli olarak ve herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın ödeme yaptığını, bu ödemeden yaklaşık bir yıl sonra açılan davanın kötü niyetli ve usulsüz olduğunu savunarak reddini istemektedir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/277 Esas - 2026/40
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/277 KARAR NO : 2026/40DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)DAVA TARİHİ : 09/06/2022KARAR TARİHİ : 22/01/2026G.KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA :Davacı vekili iddiasında özetle; Dava dışı ...ile yine dava dışı davacı şirket yetkilisi ...'ın oğlu... hakkında alacaklı ... .... ... A.Ş. tarafından ... 9. İcra Müdürlüğünün 2016/19783 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra dosyası alacağının tamamının davalı ... ... ... Yönetim A.Ş.'ye temlik edildidiğini, temlik/icra dosyası alacaklısı davalı .... .... .... Yönetim A.Ş. tarafından belirtilen icra dosyasındaki alacağın tahsili amacıyla borçlulara ait menkul malların haczi ile muhafaza altına alınması amacı ile 09.06.2021 günü müvekkili şirketin adresinin bulunduğu adrese alacaklı davalı vekilinin talebi üzerine icra memuru ile gelindiğini, müvekkil şirketin hukuka aykırı haciz ve muhafaza tehdidi altında kaldığını, haciz için gidildiği saatte kamera kayıtlarında da görüleceği üzere icra memuru ve alacaklı vekilinin müvekkili şirketin binasının dışında tam olarak belirli olmamasına rağmen, göstermelik haciz tutanağı düzenlediklerini, tamamlandıktan sonra polis ile birlikte şirkete girdiklerini, nakliye aracının işyerine yakın adrese konuşlandırıldığını, menkul malların nakliye aracına yüklenilmeye başlandığını, haciz tutanağında da yazılı olduğu şekilde belirtilen adreste borçlular ile ilgi ve alakasının bulunmadığının tespit edilmiş olmasına rağmen, icra memurunca aidiyeti müvekkili şirkete ait olmayan müvekkili şirketi sahibinin oğlu... ile alakasının olduklarını ileri sürdükleri olmayan belgenin varlığından bahsedilerek, müvekkili şirkete ait adreste tamamen göstermelik ve tehditkar bir şekilde hacze başlanıldığını, dosya borcu olan 1.800.000,00 TL ödeme yapılmadığı takdirde haczedilen malların muhafaza altına alınacağı söylendiğini, taraflarından ödeme yapılmayacağının söylenmesi üzerine malların muhafaza altına alınmaya başlanıldığını, alacaklı vekilinin kendilerine önce 900.000,00 TL daha sonra 750.000,00 TL ve sonrasında 520.000,00 TL ödeme yapılması halinde muhafazaya son verip gerçek duruma göre haciz tutanağı düzenlenebileceğini söylendiğini, 520.000,00 TL'nin icra dosyası borcuna mahsuben ödenmek zorunda kalındığını, itirazi kayıt konulmaksızın kendilerine 520.000,00 TL ödenmesi halinde ve gerçek durumu yansıtacak şekilde tutanağın tutulup adresten ayrılacağı bildirilmesi üzerine 520.000,00 TL para ödendiğini, hukuka aykırı haciz ve muhafaza işlemlerinin ancak bu şekilde engellenebildiğini, davacının hiçbir sıfatla davalıya borcu olmadığını, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanacak tutardan şimdilik 520.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, denkleştirici adalet ilkesi gözetilmediği takdirde talep edilen alacak tutarlarının 09.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA :Davalı vekili savunmasında özetle; Müvekili şirketin alacağının tahsili amacıyla borçlular ...ve... aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü 2016/19783 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, 09.06.2021 tarihinde haciz uygulanmak üzere gidildiğinde davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından borcun üstlenildiğini ve dosya borcu için indirim talep edildiğini, alacaklı vekili ile borç miktarı konusunda müzakere edildiğini, yüksek miktarda indirim yapılarak dosya borcunun 525.000,00 TL ödenmesi halinde tahsil harcı hariç olmak üzere borcun kapanacağı hususunda anlaşmaya vardıldığını, tahsil harcından borçlunun sorumlu olduğunun bildirildiğini, davacı tarafından hiçbir ihtirazi kayıt olmaksızın ... 9. İcra Müdürlüğü 2016/19783 Esas sayılı dosya borcu ödemesi açıklaması ile ödeme yapıldığını, iş bu borç üstlenilmesi ve borç ödemesi işleminin üzerinden bir yıla yakın bir süre geçmesine rağmen, davacı tarafından dava dilekçesinde iddia ettiği haksız haciz işlemine ilişkin şikayet ya da davaya başvurulmadığını, hiçbir hukuki yol tüketilmediğini, istirdat davalarında davacı sıfatının borçluya ait olduğunu, davacının kendilerine karşı haciz baskısı yapıldığını ileri sürdüğünü dosyada borcunu üstelenen davacının takipte borçlu bulunmadığı için kendisine karşı haciz baskısı yapılmasının söz konusu olmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı, kötüniyetle açılan davanın reddini istemiştir.YARGILAMA SAFAHATI :Mahkememizin 2022/472 Esas sayılı dosyasında ilk yapılan yargılama sonucunda verilen 06/07/2023 tarihli ve 2023/502 sayılı kararda; " Davacının, haciz baskısı ile icra dosyasına ödeme yaptığı iddiasını destekler delil sunamadığı, davacının da kabulünde olduğu üzere ödemenin itirazi kayıt konulmadan yapıldığı, davalının delil olarak dosyaya sunduğu kayıtlara göre, takip borçlusu...'ın davacı şirketin yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu sonucu ... BAM 25. Hukuk Dairesi'nin 19/03/2025 Tarihli ve 2023/2599 Esas, 2025/648 Karar sayılı ilâmı ile;"Dava dışı borçlunun davacı şirketin ortak ve yetkilisi olmadığı ticaret sicil kayıtları ile sabittir. Aksi halde dahi dava dışı borçlunun kişisel borcundan davacı şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. Kaldı ki, olay günü davacı şirketin adresine gelen haciz memurları tarafından tutulan tutanakta da açıkça bu adreste borçlu ...'a ait hiç bir emare bulunmadığının yazılı olduğu, ayrıca adreste haciz ve muhafaza işlemlerine başlandığı tarafların anlaşması üzerine bu işlemlere son verildiğine dair bir ibare de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı tarafça sunulan kamera kayıtlarında davacı şirketin adresi olduğu iddia edilen yerde bir kısım muhafaza işlemlerine başlandığı, sonradan bu işlemlere son verildiği görülmektedir. Davacı vekilince, iş yerinde haciz ve muhafaza yapıldığı, muhafazadan kurtulmak amacıyla davalının muhafaza işlemine son verme şartı olarak ihtirazi kayıtsız ödeme talebinin yerine getirildiğini ispatlamak amacıyla tanık deliline dayanıldığı, mahkemece tanık dinletme talebinin yerine getirilmediği, buna rağmen davacının haciz baskısı ile ödeme yapıldığı iddiasının ispatı için delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle dosya içerisinde bulunan kamera kayıtlarının çözümü yaptırılarak, kamera kayıtlarında görülen olayların davacı şirketin iş yeri adresinde haciz tutanağının tutulduğu gün ve ilgili icra memuru nezaretinde gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmeli, davacı tarafın gösterdiği tanıklar dinlenerek olay günü iş yerinde haciz ve muhafaza işlemlerine başlanıp başlanmadığı, başlanmış ise sonradan bu işlemlere neden son verildiği, haciz tutanağına bu işlemlere başlanıp vazgeçildiğinin neden yazılmadığı, davacının iradesinin fesada uğratılması ve ihtirazi kayıtsız olarak ödeme yapılması için haciz ve muhafaza tehdidinin kullanılıp kullanılmadığı hususlarının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmıştır. BAM Kararı sonrası yapılan yargılamada; BAM kararı doğrultusunda, davacı tanıkları dinlenilmiş, "Bilişim Uzmanı" bilirkişi aracılığı ile kamera kayıtlarının çözümü yaptırılmıştır.GEREKÇE :Dava, haciz tehdidi ile icra dosyasına ödenen paranın tahsili taleplidir. Davacı, taraf olmadığı icra dosyasında, alacaklı tarafın iş yerlerinde haciz ve muhafaza yapacakları baskısı ile ödedikleri paranın, dosya alacaklısından tahsilini talep etmekte, davalı ise, davacının iddialarını reddederek, alacaklı oldukları icra takibine istinaden haciz işlemi sırasında davalının borcu üstlendiğini ve yapılan anlaşma uyarınca borcun ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Tarafların dayandığı tüm deliller ve haciz işleminin yapıldığı ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/19783 Esas sayılı dosyası getirtilmiş, davacı tanıkları dinlenilmiş, "Bilişim Uzman" bilirkişiye dosya tevdi edilerek, davacı tarafça 05/08/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan flaş bellekte bulunan kamera kayıtlarının çözümlenerek, "kamera kayıtlarında görülen olayların davacı şirketin iş yeri adresinde haciz tutanağının tutulduğu 09/06/2021 tarihinde ilgili icra memuru nezaretinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin" tespiti istenilmiş, bilirkişi raporu dosyaya celbedilmiştir.Davacı tanıkları yeminli ifadelerinde; Tanık Osman Oğuz; " Ben dava konusu haciz işlemi yapıldığı sırada davacı şirkette Muhasebe departmanında çalışıyordum, haczin yapıldığı gün icra memuru polis ile birlikte davacı şirkete geldiler, biz kendilerine takip borçlusunun şirketle bir ilgisinin ve bağının olmadığını, sadece şirket yönetim kurulu başkanının oğlu olduğunu söylememize rağmen fiili hacze başladılar, bilgisayar vb. birkaç eşyayı kamyona götürdüler, daha sonra şirket avukatı geldi ve alacaklı vekili ile görüştü, paranın tamamının icra dairesine ödenmesi veya bir miktarının alacaklı vekilinin hesabına yatırılması halinde hacizden vazgeçeceklerini belirttiler, şirket yetkilileri bir miktar parayı alacaklı vekilinin hesabına itirazi kayıtla yatırmak istediler, alacaklı vekili itirazi kaydı kabul etmedi, bu sebeple itirazi kayıt açıklaması yazılmadan ödeme yapıldı, tutanağa da borçlunun şirketle ilgisi olmadığı yazılarak düzenlendi, alacaklı vekili ödemeye yönelik itirazi kaydın haciz tutanağına yazılmasını istemedini" Tanık ...; "Ben haciz tarihi olan 09.06.2021 tarihinde idari işlerde görevliydim, icra memuru ve alacaklı taraf vekili şirkete geldiler, haciz yapacaklarını beyan ettiler, takip borçlusunun davacı şirketle bağının olmadığı bildirildi, icra görevlisiyle gelen görevliler fiili olarak bir kaç eşyayı beraberlerinde getirdikleri kamyona yüklediler, benim çalıştığı şirket avukatının gelmesi ve alacaklı vekili ile görüşmesi sonrası alacaklı vekilinin hesabına bir miktar para yatırıldıktan sonra fiili hacizden vazgeçildi, haciz edilen eşyalar tekrar kamyondan indirildi, icra dosyasında borçlu gözüken kişinin şirketle ilişkisinin olmadığı ilk haciz işlemi sırasında alacaklı tarafa bildirildi, haciz tutanağına bu anlattığım hususların neden yazılmadığını bilemiyorum, ödeme sırasında itirazi kayıt konulması konusunda şirket avukatı alacaklı vekili ile görüşecekti, konulup konulmadığını ve neden konulmadığını bilemiyorum" Tanık Hayrettin Gültekin; "Ben haczin yapıldığı 09.06.2021 tarihinde ...Yapı şirketinde muhasebe biriminde çalışıyordum, bir bayan icra memuru ile bir avukat şirkete geldi, Adem Eryılmaz'ın borcunun tahsili için haciz yapacaklarını söylediler, biz borçlunun şirketle herhangi bir bağının olmadığını, sadece şirket Yönetim Kurulu başkanının oğlu olduğunu söyledik, sicil kayıtlarını göstermemize rağmen fiili olarak hacze başlanıldı, birkaç eşya beraberlerinde getirdikleri kamyona yüklendi, ...Yapının avukatı geldi, alacaklı vekili ile yapılan görüşmede haczin durdurulmasını sağlayamadı, birkaç eşya daha fiilen haczedildi, daha sonra yapılan görüşmede bir miktar paranın yatırılması karşılığında haczin durdurulacağının, ödemenin Varlık Yönetimi hesabına yatırılmasını istediler, şirket itibarı sarsılmasın diye tam rakamını hatırlayamadığım 500.000 TL civarında bir para yatırıldı, para yatırılması sırasında itirazi kayıt konulmak istenildi, alacaklı vekili bunu kabul etmedi, itirazi kayıt konulması halinde hacze devam edeceğini söyledi, itirazi kayıt konulmadan gönderildi, şirket avukatı gelene kadar haciz tutanağı düzenlenmeye başlanılmıştı, borçluya ait herhangi bir belgeye rastlanılmadığının tutanağa yazıldığını hatırlıyorum"Şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Bilişim Uzmanı Bilirkişinin 24/09/2025 tarihli raporunda kamera çözümlerinde; "A-20210609130000” isimli video kayıtlarına göre 06-09-2021 tarihinde saat 13:00:10’de işyerinin karşı kaldırımında 3 polis memuru,1 sivil erkek ve 1 sivil kadın görülmektedir. Saat 13:22’de kamera kayıtlarında görülen kadın bireyin binadan içeriye giriş yaptığı, erkek bireyin ise binanın bahçesine girip, binadan içeri girmediği, gri takım elbiseli olduğu görülen erkek bireyin ceketini 13:23’te çıkararak araca bıraktığı, Saat 13:28’te binanın girişindeki kapının önünde olduğu ve sonrasında içeri girdiği, Saat 13:29’da binanın girişindeki kapının önünde 1 polis memuru ve 1 pembe gömlekli sivil erkek bireyle birlikte dışarıya çıktığı, Saat 13:31’de binanın girişindeki kapının önünde 1 polis memuru ve 1 sivil erkek ve 1 sivil kadın bireyle birlikte dışarıya ve binanın önünde konuştukları saat 13:32’de sivil kadının içeriği görülmektedir, ilk binaya giriş saati 13:22 olan, 1 dakikalık bina önüne çıkıp en son saat 13:32’de binadan içeri giren sivil kadının saat 14:07’de 1 polis memuru ile birlikte binadan çıktıkları, Saat 14:12’de sivil kadının tekrar binadan içeri giriş yaptığı, saat 14:27'de topluca binanın içine girildiği, Saat 14:38’ten beri 2 bina aşağıda bekleyen kamyonun saat 15:06’da binanın bahçe kapısına yanaştırıldığı, kamyona götürülmek üzere binadan çıkarılan ilk eşyaların 3 kişi tarafından taşınarak saat 15:17’de olduğu, saat 15:27 itibariyle kamyona eşya taşımanın durmuş olduğu, saat 16:06 itibariyle kamyona taşınan eşyaların tekrar kamyondan indirilerek binaya taşındığı, saat 16:14 itibariyle kamyona taşınan eşyaların tekrar binaya götürülme işleminin tamamlandığı, saat 16:21’de kamyonun ayrıldığı" fotoğrafları ile birlikte tespit edilmiştir. ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/19783 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Dosyamız davalısına icra dosyasındaki alacağını devreden alacaklı Türkiye İş Bankası tarafından, dosya borçluları/kefiller ... .... ... ... ... ... ... aleyhine 420.422,86 TL toplam alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine 09/06/2021 tarihinde borçluların adresinde haciz işlemi yapıldığı, haciz tutanağına göre; Haciz işleminin saat 13:00'de başladığı, saat 17:00'da sona erdiği, adresin davacı şirkete ait olduğunun anlaşılması ve borçluya ait hiçbir emareye rastlanmaması üzerine hiç bir işlem yapılmadan hacze son verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacının iddiasında haksız fiile dayandığı ve haksız haciz baskısı altında yapılan ödemenin tazminini talep etmiştir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin, Türk Borçlar Kanunu (TBK.)'nun 49. maddesindeki düzenlemeye göre tazminat borcunun doğabilmesi için failin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiili neticesinde zarar doğmalı ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. TBK.'nin 50/1. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Haksız fiile dayalı açılan tazminat davalarında kusur ve zarar iddiaların ispatı için her türlü delile başvurulabilir. Somut uyuşmazlıkta; Ticaret sicil kayıtlarına göre, dava dışı takip borçlusu ..., davacı şirketin ortağı ve yetkilisi değildir. Ayrıca dava dışı borçlunun kişisel borcundan davacı şirketin sorumluluğu da bulunmamaktadır. Yukarıda özetlenen haciz tutanağından anlaşıldığı üzere, olay günü davacı şirketin adresine gelen haciz memurları tarafından tutulan tutanakta da açıkça bu adreste borçlu...'a ait hiç bir emare bulunmadığının yazılı olduğu, ayrıca adreste haciz ve muhafaza işlemlerine başlandığı, tarafların anlaşması üzerine bu işlemlere son verildiğine dair bir ibare de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Olay yeri güvenlik kamera çözümlemesine ilişkin bilirkişi raporuna göre ise, icra memurları tarafından davacı şirketin adresi olduğu iddia edilen yerde bir kısım muhafaza işlemlerine başlandığı, sonradan bu işlemlere son verildiği görülmektedir. Tanık beyanlarına göre de, iş yerinde haciz ve muhafaza yapıldığı, muhafazadan kurtulmak amacıyla davalının muhafaza işlemine son verme şartı olarak ihtirazi kayıtsız ödeme talebinin yerine getirildiği anlaşılmakla, davacının haciz tehdidi altında ödeme yaptığı, dava dışı takip borçlusu ...'ın, davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olmadığı, dava dışı bu borçlunun kişisel borcundan davacı şirketin sorumluluğu da davalı tarafından ispatlanamadığı kanaatine varılmakla, dava kabul edilerek, davacı tarafça haksız yere ödenmek zorunda kalınan 520.000 TL'nin, ödeme tarihi olan 09/06/2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;1-Davanın KABULÜNE; 520.000 TL'nin ödeme tarihi olan 09/06/2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine,2-Kabul edilen 520.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 35.521,20 TL karar ve ilam harcından 8.880,30 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 26.640,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 8.880,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.961,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.292,50 TL diğer giderler olmak üzere toplam 9.292,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 520.000,00 TL üzerinden takdir edilen 83.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026