Yargıtaydan bir günlük sigortalılık başlangıcının tespiti davasında, fiili çalışmanın ispatına yönelik tanık beyanları ve işyeri kayıtlarındaki eksik incelemenin bozularak yeniden değerlendirilmesi.
Özet: Davacının 18.03.1993 tarihli bir günlük sigortalı çalışmasının tespiti talebiyle açtığı davada, alt mahkemeler, tanık beyanlarının iddia edilen çalışma dönemiyle örtüşmemesi gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak yüksek mahkeme, sigortalı işe giriş bildirgesi bulunsa dahi, fiili çalışmanın varlığının tespiti için sadece tanık ifadeleriyle yetinilmeyip, iş yeri kayıtları, makbuz, fatura gibi tüm belgelerin eksiksiz incelenmesi ve kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiğini vurgulayarak, alt mahkeme kararını yetersiz inceleme ve değerlendirmeye dayalı bulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/18028 E.  ,  2025/17551 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1339 E., 2025/1725 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/95 E., 2025/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... no.lu iş yerinde, 18.03.1993 tarihinde bir gün yapılan çalışmanın tespitiyle, aksi yöndeki davalı Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın hak sürücü süre içinde açılmadığını, kendilerinin davalı değil fer'i müdahil olarak davaya katılabileceğini, Kurum kayıtlarında davacının çalıştığını iddia ettiği zaman diliminde kaydının bulunmadığı ve fiili bir çalışmasının olmadığını, bir günlük sigortalılığın kuşkuyu dayalı olduğunu ve hayat deneyimlerine aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönlü olduğunu, resen araştırma yönteminin uygulanması gerektiğini, bildirilmeyen hizmetler için sigortalı yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamından; olumlu beyanda bulunan tanıklar ..., ..., ...'dır. Ancak bu kişilerin SGK hizmet dökümlerinin incelenmesinde; ...'ın 07.06.1993 tarihinde işe girdiği, ...'in 1993/02-3 dönemlerinde çalıştığı, ...'ın da 1993/2. dönemde çalışmasının olduğu anlaşılmakla, davacının çalışmaya başladığını iddia ettiği tarih, 18.03.1993 tarihi olmakla, 1993/01. döneme aittir. Dinlenen tüm tanıklar 1993/2. dönemden itibaren çalışmaya başladığından, 1993/01. dönem çalışmasına şahit olamayacağından davacının 18.03/1993 tarihinde çalıştığı kanıtlanamamış..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili davacının fiili çalışmasının ispatlandığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... Kargo Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 18.03.1993 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, kargo taşımacılığı mahiyetindeki iş yerinin 02.01.1992-31.12.2004 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1993/1. dönem bordrosu verilmediği,buna karşın 1993/2. ve 3. dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı, emniyet, vergi dairesi, SGK ve belediye marifetiyle yapılan komşu iş yeri araştırmasında komşu iş yeri tespit edilemediği, iş yerinin 1992/1. dönemi öncesi ve sonrasında bildirimi yapılan sigortalıların dinlendiği ve davacının çalışmasını doğruladıkları öte yandan yine iş yerinden 1993 yılında bildirimi olmasına karşın davacıya ait işe giriş bildirgesindeki yazıların kendisine ait olduğunu ve davacının işe giriş evrakını hazırladığına dair beyanı olan ...'in beyanı değerlendirildiğinde Mahkemece davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozulmasını gerektirmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.