Yargıtay, taşınmaz üzerindeki ipoteğin muvazaa iddiasıyla fekki talepli davada, basiretli tacir sıfatıyla satın alan davacının ispat yükümlülüğünü ve alt mahkemelerin ret kararını inceliyor.
Özet: Davacı, kendi mülkiyetinden önce taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin muvazaalı olduğunu ve resmi senette yazılı bedelin gerçekte ödenmediğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının basiretli bir tacir olarak ipotekten haberdar olması gerektiğini, ipotek bedelinin gerçekte alınıp verilmediği iddiasını senetle ispat kuralına göre kanıtlayamadığını ve bu bedelin ödendiğini de ispatlayamadığını belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay da bu ret kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2332 E.  ,  2025/7315 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2226 Esas, 2025/159 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... Mh 1 50... parsel ile 1 49... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, arsaların her ikisinin de 1/2 hissesini bedelini ödemek suretiyle ...İnşaat A.Ş.’den devraldığını, müvekkili ile ile dava dışı şirket arasında yüksek maliyetli bir ticari ilişki olduğunu, devir tarihinde taşınmaz şerhine işlenen davalı şirket lehine 4.500.000,00 TL bedelli ipotek ile birlikte sair mahrumiyetlerin dava dışı şirketçe en kısa zamanda terkin ettirileceği hususunda tarafların anlaştığını, ancak dava dışı şirket ile müvekkili arasında vücut bulan menfaat çatışmasından dolayı dava dışı şirketin taşınmazın müvekkiline devrinden sonra bu taahhüdünü yerine getirmediğini, dava dışı şirket ile davalı arasında akdedilen ve ... Tapu Sicil Müdürlüğünce onaylanan 04.02.2020 tarihli ipotek sözleşmesinin tümüyle muvazaalı olduğundan geçerlilik kazanmadığını, davalı ile tam bir organik bağ içindeki dava dışı ...Taah. İnş. Akaryakıt Oto Gıda Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ipotek sözleşmesindeki muvazaanın bir parçası olduğunu, anılan şirket ile davalı şirketin ticaret sicilinde birebir aynı adreste bulunduklarının görüldüğünü, muvazaa ilişkisine katılan bir diğer şirketin de ... Tek. San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, söz konusu ipotek tesisi karşılığı alınan 4.500.000,00 TL’den şirketin 9650 hissedarı, müşterek temsile yetkili ortağı, aynı zamanda da müvekkil şirket yetkilisi ... ’ın haberinin bulunmadığını ileri sürerek ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1 50... parselde kayıtlı taşınmazın 1/2’si üzerine davalı lehine tatbik edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 50... parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin 12.08.2022 tarihinde ... Ürt. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından .... Tic. Ltd. Şti.’den satın alındığı, dosyada mevcut olan ipotek kaydına göre 04.02.2020 tarihli resmi senet ile iş bu taşınmaz ile .... Gıda Oto. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd.’den.... A.Ş. adına ...’in vekaleten 4.500,000,00 TL bedel mukabilinde .... Gıda Oto. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine 4. derecede faizsiz ve fekki bildirilinceye kadar serbest dereceden istifa etmek sürece ipotek tesis edildiği, bu ipotek tesis işleminin taşınmazın satışından önce gerçekleştiği, davacı şirketin taşınmazdaki hisseyi satın alırken taşınmaz üzerinde ipotek tesisi olduğunu bildiği gözetildiğinde, basiretli iş adamı sıfatı ile ipotek tesisinin sonuçlarından haberdar olmasının gerektiği, defter incelemelerinde davacının iddiasını ispatlar nitelikte kayda rastlanmadığı, dava dışı şirket defterlerinin incelenmesine ilişkin olarak ihtaratlı davetiye çıkartıldığı, ancak defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme de de her ne kadar alacak kaydına rastlanılmamış ise de bu hususunun muvazaayı ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacının, ipotekli taşınmazı devralmak suretiyle halefi olduğu ipotek resmi akit tablosunda alındığı belirtilen 4.500.000,00 TL bedelin, gerçekte alınıp verilmediği şeklindeki iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı gereğince usulünce ispatlanamamış olmasına ve bu bedelin ifa edildiğinin de iddia ve ispat edilememiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.