Yazılım ve bilet satış sektöründe, davalının "ilk ve tek onaylı entegre yazılım" yanıltıcı beyanları ile haksız rekabet oluşturması ve maddi tazminat istemine ilişkin yargı kararı.
Özet: Yazılım ve bilet piyasasında faaliyet gösteren davacı bir şirketin, rakip davalının ürün tanıtımlarında "Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylı ilk ve tek" yazılım olduğu yönündeki gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarıyla haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ettiği davada, mahkemelerce davalının bu beyanlarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği belirlenerek, davacının maddi zarar karşılığı 1.000 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, ancak manevi tazminat talebinin kişilik haklarına doğrudan saldırı niteliği taşımadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/2295 E.  ,  2025/7313 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1332 Esas, 2025/107 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yazılım ve bilet piyasasında araştırma ve geliştirme alanında tanındığını, tarafların aynı sektörde rakip olarak aynı ya da benzer müşteri kitlesine hitap ettiklerini, davalının gerçeğe aykırı, yanıltıcı ve yanlış bilgiler ile haksız rekabet oluşturduğunu, dürüstlük kuralını ihlal ettiğini, dökümanlarında belirtilen “Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda onaylı ilk ve tek ...yazar kasa ... ile entegre bilet satış yazılımınız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.” şeklindeki ifadeler ile ortak müşteri portföyünün kararlarını etkilediğini, davalıya 04.11.2015 tarihli ihtarname gönderilerek durumun düzeltilmesinin istenildiğini, davalının ise 04.12.2015 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin haksız rekabet gerçekleştirdiğini iddia ettiğini, ürün satış anlaşması aşamasına geldikleri müşterilerinin davalı tarafından anlaşmadan caydırıldığını, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri neticesinde müvekkilinin ciddi oranda maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının düzeltilerek kaldırılmasını, 1.000,00 TL maddi tazminat ve 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden eylemlerin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanca, ... model cihaz ve ilgili cihaz ile senkronize yazılımın tanıtımını yapılırken, davacının da hedef müşteri çevresine hitaben gönderilen maillerde “Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda ilk ve tek onay almış ...yazarkasa ... ile entegre bilet satış yazılımımız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.” beyanı kullanılmışsa da ilgili onayın Maliye Bakanlığından rakibi ile kıyaslandığında 10 ay sonrasında alındığının belirlendiği, bu tutumuyla dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, “ilk ve tek onay almış” şeklindeki yanıltıcı açıklamaları ile aynı sektörde faaliyet gösteren rakiplerine karşı kendisini öne geçirmek suretiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 55/1-a (2) hükmü kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemelerinde, davalı şirketin davaya konu beyanının müşterilerine iletilmesi tarihinden itibaren yani 20 15... yılları itibariyle önceki yıllara göre yüksek miktarda satış yaptığı, zarar eden konumundan çıkarak net kâr elde elde eden bir şirkete dönüştüğü, ancak tarafların faaliyet gösterdiği bilet satışı alanında dava dışı başkaca firmaların da faaliyette bulunduğu, davacının zararının net olarak tespit edilemediği, talep miktarı ve usul ekonomisi de dikkate alınarak davacının 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin haklı ve yerinde görüldüğü, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin kötüleme amacı taşımaması, yanıltıcı beyan mahiyetinde olup davacının kişilik haklarını, doğrudan ticari itibarını hedef almaması, davacı tarafça manevi tazminat istemi somutlaştırılmaması, kişilik haklarının zarar gördüğünün elverişli delillerle de ispat olunamaması nedeniyle manevi tazminat istem koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin dokümanlarında yer alan “Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda ilk ve tek onay almış ...yazarkasa ... ile entegre bilet satış yazılımımız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.” beyanının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin men’ine, hükmün, kararın kesinleşmesinden sonra masrafı davalıdan alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde ilanına, 1.000,00 TL maddi tazminatın 15.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dökümanlarında geçen ... model cihaz ve bu cihaz ile senkronize yazılıma ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı onayının davacının benzer cihaz ve yazılımına ilişkin onaydan on ay sonra alındığı, davalı cihaz ve yazılımının, ne ilk ne de tek onay almış cihaz ve yazılım olduğu, davalının rakibi konumundaki davacı ile ortak müşteri çevresine kendi ürünü ile ilgili gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak şeklindeki eyleminin TTK’nın 54. maddesi ve 55/1-a-2 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiği, davalı defterleri üzerinde yapılan mali bilirkişi incelemesi sonucu alınan kök ve ek raporlar kapsamından, davalının bu tanıtım yazıları sonrasında cirosunda ve kârında artış olduğunun, ancak bilet satış sektöründe başka firmalar da bulunması nedeniyle, satışlardaki ve kârdaki artışın haksız rekabet teşkil eden eylem nedeniyle meydana gelip gelmediğinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporlarında zararın tespitinin mümkün olmadığını belirtilmesi, davacının şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat talep etmesi karşısında, Mahkemece maddi zararın somut olayın özelliklerine göre 1.000,00 TL olarak tespit, takdir olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının iş ürünlerinin kötülendiğine, davacı hakkında gerçek dışı olumsuz bilgiler yayıldığına, müşterilerin bu şekilde ayartıldığına, doğrudan davacının ticari itibarını hedef alan dürüstlük kuralına aykırı eylemlerde bulunulduğuna dair bir delil bulunmadığı, davalının kendi ürünü ile ilgili gerçek dışı ve yanıltıcı tanıtım yapması haksız rekabet teşkil etmekle birlikte, bu eylemin davacının ticari itibarını ne şekilde zedelediğinin davacı tarafça somut deliller ile ortaya konulamadığı, bu nedenle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabet teşkil eden eylemden doğduğu iddia olunan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.